Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/10908 E. 2025/16095 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/10908
Karar No
2025/16095
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1990 E., 2022/1641 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/773 E., 2020/648 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmiş; davalı vekili tarafından da temyize cevap dilekçesi ile duruşma istenilmiş olmakla, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 02.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ........ ve davalı vekili Avukat ... geldiler. Taraflar vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 02.12.2025 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında ticari ilişki ve cezai uyuşmazlıklar bulunduğunu, bu nedenle davacının kurucusu olduğu şirketin davalı aleyhine açtığı İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/242 Esas sayılı dosyasında davalının menfaat elde etmek amacıyla davacı aleyhine gerçeğe aykırı ve onun kişilik haklarını zedeleyen isnatlarda bulunduğunu, davalının gerçeğe aykırı suç isnatlarının müvekkilinin kişilik haklarına saldırı niteliği taşıdığını ve davacının manevi zarara uğradığını belirterek 250.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan davalının İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/242 Esas sayılı dosyasına sunduğu dilekçenin verildiği 23.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının kasıtlı olarak hukuka aykırı bir fiille davacıya yönelik davranışta bulunmadığını, davalının İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/242 Esas sayılı dosyasına hak arama hürriyeti çerçevesinde davalı sıfatıyla dilekçe verdiğini, dilekçesinde yer alan bazı olgu ve olayların gerçek olup olmadığının da davanın esası açısından bir önemi olmadığını, tazminat koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince iddia, savunma ve toplanan delillere göre; taraflar arasındaki uyuşmazlık gereği İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/242 Esas sayılı dosyasına sunulan ifadelerin görülmekte olan davada dilekçe hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, söylemlerin eleştiri niteliği taşıdığı, başlı başına şahsiyet haklarına zarar verici nitelik taşımadığı, ifade özgürlüğü ve korunması gerekli değerlerin dengesi gözetildiğinde ifade hürriyetinin sınırlarının aşılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalının davacının kişilik haklarına saldırdığını ve savunma sınırlarını aştığını, istinaf mahkemesinin gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, davalının davacının şirketi ve çalışanları ile ilgili ağır mesnetsiz iddiaları olduğunu, davalının kamuoyunca tanınan ve iş dünyasında saygınlık kazanan davacının kişilik haklarına saldırıda bulunduğunu, davalının fiilinin hak arama hürriyetinin kendisine tanıdığı sınırları aşar nitelikte olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesi'ne, karardan bir suretin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, 02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/10908, K. 2025/16095, T. 02.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-10908-e-2025-16095-k-859071b06e98