Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/10452 E. 2024/7285 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/10452
- Karar No
- 2024/7285
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/546 D.İş, 2022/546 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-27079 DAVA TARİHİ : 17.09.2021 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü / İtirazın Kısmen Kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/55356 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine,İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ...'in, davalı ... nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan Muhammed Ali Sevinç'in sürücüsü olduğu araçta yolcu olarak bulunduğu sırada davalıya sigortalı aracın dava dışı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında yaralandığını ve malul kaldığını, kaza tespit tutanağına göre davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 1.500,00 TL rapor ücreti ve 55,00 TL muayene ücretinin yargılama giderleri arasında hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiş; 12.03.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin talebini 282.011,54 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigorta şirketine sağlık kurulu raporu sunulmadığından başvuru şartı eksikliği olduğu bu sebeple davanın usulden reddi gerektiğini, eksik belge sunulmadan Tahkim Komisyonu'na başvuru yapılmasının hakkın kötüye kullanılması olduğunu, hesaplama ve teminatın ZMMS Genel Şartlarına göre TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, son 3 aylık vergilendirilmemiş gelirin dikkate alınması gerektiğini, rapor ücretinin teminat kapsamında olmadığını, kusur oranını kabul etmediklerini, aksi kanaat halinde maluliyet hesaplamasında hatır taşımacılığı indirimi uygulanması gerektiğini, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından rücuya tabi herhangi bir ödeme veya gelir bağlama işlemi yapılıp yapılmadığının tespiti gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulü ile 282.011,54 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 07.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; müvekkili tarafından talep edilen sağlık kurulu raporunun davacı tarafça sunulmamasının davanın reddini gerektirdiğini, Adli Tıp İhtisas Kurulunca söz konusu trafik kazası dolayısıyla maluliyet halinin mevcudiyetinin ve sürekli olup olmadığının tespiti ve oranın tespiti halinde kaza ile netice arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığının tespiti gerektiğini, hesaplama yöntem tablosu ve iskonto oranının Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları ve eklerine göre gerçekleştirilmesi ve tazminat hesaplamasında son 3 aylık vergilendirilmiş gelire ait belgelerin esas alınması gerektiğini, rapor ücreti poliçe teminatı dışı olduğundan rapor ücreti talebinin reddi gerektiğini, kusur derecesi ve dağılımı ile olayın oluş biçimi hakkında kaza ile zarar yönünden illiyet bağının tespiti ve gerekçelendirilmesi için kusura ilişkin rapor alınmasını talep ettiklerini, aksi kanaatte ise maluliyet hesaplamasında hatır taşımacılığı indirimi uygulanması gerektiğini, davacıya SGK tarafından rücuya tabi herhangi bir ödeme veya gelir bağlama işlemi yapılıp yapılmadığının tespiti gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin ancak Komisyona başvuru tarihi olarak kabul edilebileceğini ve uygulanması gereken faiz türünün yasal faiz olduğunu,davacı taraf lehine 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin itirazının vekalet ücretine ilişkin olmak üzere kısmen kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 5 inci karar bölümünün 3 üncü maddesinde yer alan davacı vekalet ücretinin '' 28.190,81 TL '' yerine '' 5.368,00 TL '' olarak düzeltilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusunda bildirdiği sebepler ile İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucunda davalıya sigortalı araçta yolcu olan davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Somut olayda; davacı ..., babası Muhammed Ali Sevinç'in işleteni ve sürücüsü olduğu davalıya sigortalı araçta yolcu konumunda iken 10.09.2020 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazası sonucunda yaralanarak malul kalmıştır. Eldeki dava, 2016 doğumlu Melih Hamza'ya velayeten kanuni temsilcileri olan anne Seçil ve baba Muhammed Ali tarafından açılmıştır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 426 ncı maddesinde temsil kayyımı gerektiren haller düzenlenmiş olup, bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa vesayet makamı, ilgilisinin isteği üzerine veya re’sen temsil kayyımı atar. Temsil kayyımı atanmasına konu menfaat çatışmasının tarafları, temsil olunan ile onun yasal temsilcileridir. Küçüğün menfaati ile yasal temsilcinin menfaati arasında salt soyut bir tehlike olasılığının varlığı da, temsil kayyımı atanması için yeterlidir. Eldeki davada davacılar anne Seçil ve baba Muhammed Ali küçüğün velisi ve dolayısıyla yasal temsilcisi ise de, kaza tespit tutanağı ve adli trafik bilirkişisinden alınan kusur raporunda kazanın oluşumunda davacı Muhammed Ali'ye tam kusur yüklendiği anlaşılmakta olup hükmedilecek tazminatın rücuen tahsili isteminde bulunulması ihtimalinin varlığı nedeniyle, yasal temsilci olan anne-babanın menfaati ile küçüğün menfaati bu davada çatışmaktadır. Bu sebeple kanuni temsilci anne ve baba, küçüğü temsil edemez. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince, davacı küçüğe temsil kayyımı atanması için davacı yana süre verilmesi, bu işlem yönünden taraflardan süre uzatımına muvafakat istenilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, kayyım tayin edilmesi ve kayyımın davaya iştiraki sağlanmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2. Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeple davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,10.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.