Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/918 E. 2024/8926 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/918
- Karar No
- 2024/8926
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1573 Esas, 2023/1070 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/267 E., 2019/954 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafın şirket ortağı olduktan sonra, şahsi borçlanmaları için şirket hesabından para harcadığını, bunun da genel kurulda zapta geçirdiğini, bu para alımlarını, şirket muhasebesi gereğince müvekkilinin üzerinden yapıldığını, müvekkilinin borçlu gibi görüldüğünü, defalarca ihtarname çekilmesine rağmen borcu ödemediğini hatta müvekkiline tehdit ve hakarette bulunduğunu bunun ile ilgili olarak kamu davasının açıldığını, alacağın tahsili için İstanbul Anadolu 1. İcra Müdürlüğünün 2016/3622 esas sayılı dosyasında icra takibi başlattığını, davalının icra takibine haksız yere itiraz etmesinden dolayı takibin durduğunu, işbu sebeplerle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin şirket ve davacıdan alacaklı olduğunu, bu durumu da genel kurul tutanağına geçirildiğini, tüm bu nedenlerden dolayı şirket ortakları, ticari defter ve belgelerde bağımsız bir inceleme ve denetleme yapılmasını talep ettiğini, bunun üzerine alınan inceleme ve denetleme raporunda yapılan usule aykırı işlemlerin saptandığını, müvekkilinin borçlu gibi gösterilmeye çalışıldığını, şirketin kar etmesine rağmen şirketin zarar ediyormuş gibi gösterildiğini, davacının müvekkilinin şirketteki varlığını kabullenemediğini, hatta tehdit ve hakaretlerde bulunduğunu, bunun ile ilgili olarak Cumhuriyet Başsavcılığında suç duyurusunda bulunduklarını, müvekkilinin alacaklı olduğunu, işbu sebeplerle davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, tarafların dava dışı ... Elektrik Makine Araştırma Tic. A.Ş.'nin ortakları oldukları, şirket ortaklarının şirket hesabından para çekmiş oldukları, bu paraların bir kısmı ile vergi affından faydalanmak suretiyle Kanunen Kabul Edilmeyen Giderlere virman yapıldığı, bu şekilde şirketin karının aşağıya düşürüldüğü veya zararının arttırılmış olduğu, yapılan işlemlerle şirketin zarara uğramasına sebep olunduğu, davacının vergi affına uğradıktan sonra şirketten çekmiş olduğu paraların bir kısmını davalının hesabına gerek bedel gerekse başka ödemeler şeklinde aktarmış olduğu anlaşılmış ise de, davacı tarafından banka üzerinden göndermiş olduğu bedellerin kendi borcuna mahsuben mi yoksa davalıya borç olarak mı gönderildiği hususunda bir açıklama olmadığı ve bu hususta davacı lehine bir delil de bulunmadığı, bu nedenle davacı tarafından davalıya gönderilen paraların Yargıtay içtihatlarında vurgulanan karine gereğince davalıya olan borcun ödenmesi olarak kabul edilmesi gerektiği, alacaklı olan davacının alacağını ispat etmesi gerektiğinden ve dava dilekçesinde açıkça yemin deliline başvurulmamış olması sebebiyle davacı vekiline yemin deliline başvurup başvurmayacağı hususu hatırlatılmadığı, davacının alacağını usulünce kanıtlayamamış olması sebebiyle davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davacının şahsi banka hesabından davalı banka hesabına toplamda 1.595.270,08 TL gönderildiği, davacının davalıya göndermiş olduğu havaleler veya diğer gönderiler üzerinde bu paraların borç olarak verildiğine dair bir açıklama bulunmamakta olup davacının dayandığı belgelerin yalnız başına borç verildiğini ispata yeterli olmadığı, bu sebeple davacı tarafından davalıya gönderilen paraların yerleşik yargı içtihatlarında vurgulanan karine gereğince davalıya olan borcun ödenmesi olarak kabul edilmesi gerektiğinden ilk derece mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı, davalının kötü niyet tazminatı talebine ilişkin istinafı yönünden ise; davanın reddine karar verilmiş olmakla birlikte davacının takip başlatmasında ve itirazın iptali davası açmasında kötü niyetli olduğunun ispat edilmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 11.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.