Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/10415 E. 2023/1510 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/10415
- Karar No
- 2023/1510
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/521 D.İş - 2020/521 SAYISI : İHK-2020/28918 HÜKÜM/KARAR : Davacı vekilinin itirazının kabulü/ Davanın kabulü SAYISI : K-2020/82469 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının kabulü ile ... kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. ... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalanan aracın yaptığı tek taraflı trafik kazası sonucunda araçta yolcu olan davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı sigorta şirketine yapılan başvuru sonucunda davacı müvekkiline 13.12.2013 tarihinde 16.424,82 TL tutarında ödeme yapıldığını, ancak yapılan ödemenin yeterli olmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 500,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; yargılama sırasında ıslah dilekçesi ile sürekli iş göremezlik talebini 62.531,23 TL'ye, geçici iş göremezlik talebini 3.422,285 TL'ye ve geçici bakıcı gideri talebini 1.087,38 TL'ye olmak üzere toplam 67.040,90 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmediğini, geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri talebinin teminat kapsamında bulunmadığını ve başvuran lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...dosya kapsamından, davalı sigorta şirketi tarafından 25.12.2013 tarihinde davacının % 12 maluliyet oranı dikkate alınarak 16.424,82 TL ödeme yapıldığı, başvuru sahibi vekili tarafından Balıkesir Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 05.02.2020 tarihli maluliyet raporu sunularak davacının özür oranının %17,2 olduğu ve davacıda maluliyet artışı meydana geldiği iddia edilerek bu oran üzerinden tazminat talebinde bulunulduğu, davalı vekili tarafından dosyaya sunulan Karadeniz Teknik Üniversitesi Adli Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü Tıp Bilimleri Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 07.12.2018 tarihli maluliyet raporunda davacının %10,3 oranında maluliyeti olduğunun belirlendiği ve yine davalı vekili tarafından dosyaya sunulan Balıkesir Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 01.09.2019 tarihli maluliyet raporunda davacının %17,2 oranında maluliyeti olduğunun tespit edildiği ve Ankara Numune Araştırma ve Eğitim Hastanesi tarafından düzenlenen 07.05.2013 tarihli Engelli Sağlık Kurulu raporunda başvuru sahibinin %12 oranında maluliyeti olduğunun tespit edildiği, Hakem Heyetince verilen 17.07.2020 tarihli ara karar ile, uyuşmazlık konusu olayla ilgili dosyada üç tane Adli Tıp Raporu bulunması nedeniyle bu üç rapor arasındaki çelişkiyi giderir ve Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 05.07.2013 tarihli raporuna göre başvuru sahibinin maluliyetinin artıp artmadığı yönünde değerlendirmeyi içerir maluliyet raporunun dosyaya sunulması davacı tarafa 60 günlük süre verildiği, fakat verilen süre içerisinde dosyaya talep edilen raporun ibraz edilmediği'' gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ll5 inci maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; dosyaya başvuru aşamasında sunulan ve Balıkesir Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 05.02.2020 tarihli raporun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olduğunu ve Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ''...başvuran tarafından dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuata uygun bir şekilde, mevzuatın görevlendirdiği üniversite hastanesi tarafından hazırlanmış olması nedeniyle başvurunun usulüne uygun olduğu, usulsüz başvuru sebebiyle başvurunun reddi kararının hatalı olduğı, sunulu rapor doğrultusunda başvuranın zararının belirlenmesi gerektiği belirtilerek alınan aktüer bilirkişi raporunda TRH 2010 mortalite tablosu ve ayrıca progresif rant yöntemi esas alınarak sürekli iş göremezlik tazminatının 62.531,23 TL, geçici iş göremezlik tazminatının 3.422,285 TL ve geçici bakıcı giderinin 1.087,38 TL olmak üzere toplam tazminat tutarının 67.040,90 TL olarak belirlendiği, davalı şirket tarafından yapılan ödemenin, ödeme tarihi itibariyle yeterli olmadığı bu nedenle bilirkişi raporunda ödemenin güncel değerinin mahsup edildiği, kaza tarihinin yeni genel şartların yürürlük tarihinden önce olması ve bu tarih itibariyle Yargıtay uygulamasında geçici zararlardan sigorta şirketlerinin sorumlu olması gerektiği görüşü ağırlıklı olmakla davalı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden sorumlu olmadıkları itirazının yerinde olmadığı, faiz türü yönünden uygulamada aracın kullanım şekli önem arzettiğinden ve davalıya sigortalı araç, hususi nitelikte olduğundan, yasal faiz uygulanmasının gerekeceği, sigorta şirketinin kendisine yapılan başvuru ile gerçek zararı giderme yükümlülüğü bulunmakla, ilk ödeme yaptığı 25.12.2013 tarihinde gerçek zararı gidermemiş olduğu ve bu tarih itibariyle temerrüde düşmüş sayılacağı, davalı vekili tarafından SGK tarafından başvurana yapılan ödemenin araştırılarak tazminattan indirilmesi gerektiği itirazında bulunulmakta ise de, itirazın somut gerekçeler ileri sürülmeksizin, hangi gerekçeler ile SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılmış olacağı ortaya konulmaksızın genel nitelikli itirazlar olduğu ve itirazların yargılama ilkelerine uygun olmadığı" gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının kabulü ile ... kararının kaldırılmasına ve başvurunun kabulü ile 62.531,23 TL sürekli iş göremezlik, 3.422,28 TL geçici iş göremezlik ve 1.087,38 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 67.040,90 TL tazminatın 25.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; İtiraz Hakem Heyetince hüküm kurmaya elverişli olmayan maluliyet raporu doğrultusunda hesap raporu alındığını, öncelikli olarak davacının maluliyetinin tespit edilmesi gerektiğini, davacının kazada alt çene kemiğinin (mandibula) kırıldığını, bu yaralanmanın gerçekleşebilmesi için emniyet kemerinin takılı olmaması gerektiğini, bu nedenle % 20 oranında müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, başvuru tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken sulhen ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu ve davacı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'ine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek ... kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Davanın esası hakkındaki yargılamanın devamı için, diğer bir anlatımla davanın esasına girilebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu hususlara dava şartları denir. Dava şartları, davanın açılabilmesi için değil, yargılamanın devamı için gerekli hususlardan olduğundan bir kısım dava şartları tamamlanabilir nitelikte olabilir. Tamamlanabilir dava şartları söz konusu olduğunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 115 inci maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca eksikliğin giderilmesi için davacı tarafa kesin süre verilip sonucuna göre karar verilmelidir. Dosya kapsamından davacı vekili tarafından sunulan ve Balıkesir Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 05.02.2020 tarihli maluliyet raporunda davacının özür oranının %17,2 olduğu ve davacıda maluliyet artışı meydana geldiği iddia edilerek bu oran üzerinden tazminat talebinde bulunulduğu, davalı vekili tarafından dosyaya sunulan Karadeniz Teknik Üniversitesi Adli Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü Tıp Bilimleri Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 07.12.2018 tarihli maluliyet raporunda davacının %10,3 oranında maluliyeti olduğunun belirlendiği ve yine davalı vekili tarafından dosyaya sunulan Balıkesir Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 01.09.2019 tarihli maluliyet raporunda davacının %17,2 oranında maluliyeti olduğunun ve Ankara Numune Araştırma ve Eğitim Hastanesi tarafından düzenlenen 07.05.2013 tarihli Engelli Sağlık Kurulu raporunda başvuru sahibinin %12 oranında maluliyeti olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile zorunlu mali sorumluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiş olmakla birlikte başvurunun yapıldığı ancak eksik ya da usule uygun olmayan belge ile başvurulduğu hâllerde bu eksikliğin tamamlanabileceği açıktır. Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen 17.07.2020 tarihli ara karar ile, uyuşmazlık konusu olayla ilgili dosyada Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Bölümünden alınan üç farklı maluliyet raporu bulunması nedeniyle bu üç rapor arasındaki çelişkiyi giderir ve Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 05.07.2013 tarihli raporuna göre başvuru sahibinde maluliyet artışı olup olmadığı yönünden değerlendirmeyi içerir maluliyet raporunun dosyaya sunulması için davacı tarafa 60 günlük kesin süre verildiği, fakat verilen süre içerisinde dosyaya talep edilen raporun ibraz edilmediği, davacı vekili tarafından Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen ara kararlara riayet edilmediği ve dava şartının yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Bu nedenle İtiraz Hakem Heyetince başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir. 2. Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VII. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine, 09.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.