Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/10159 E. 2024/5506 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/10159
- Karar No
- 2024/5506
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/564 - 2022/566 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK- 26652 HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü Davacı vekilinin itirazının reddi, Davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/55391 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının reddine , davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 13.02.2019 tarihinde davalının trafik sigortacısı olduğu aracın davacının yolcu olarak bulunduğu araca çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını, belirsiz alacak davası açtıklarını belirterek 5.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. Yargılama sırasında hesap raporuna itiraz ederek dava değerini 88.628,29 TL olarak yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sunduğu maluliyet raporunun mevzuata uygun düzenlenmediğini ve kusuru kabul etmemekle birlikte kusur raporu alınması gerektiğini beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulü ile; 88.628,29 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 29.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A.İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde ; hükme esas alınan hesap raporunda uygulanan %1.65 oranındaki hesaplama tekniğinin hatalı olduğunu, mecburen bedel arttırdıklarını, usule uygun rapor alınması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili itiraz dilekçesinde; karara dayanak yapılan ve davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun mevzuata uygun düzenlenmediğini, hesaplamanın %1,8 teknik faiz dikkate alınarak yapılması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini ve davacı lehine nispi tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç: İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin hesap raporuna göre ıslah hakkını kullanması nedeniyle itirazlarının reddine, hükme esas alınan maluliyet raporunun mevzuata uygun bulunduğu, bu raporu esas alarak aktüer bilirkişinin hazırladığı raporun ve hesaplama tekniğinin ülkenin ekonomik koşullarına göre belirlendiği taşımanın hatır için olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin diğer itirazlarının reddine, vekalet ücreti yönünden itirazının kabulü ile hükmün vekalet ücreti kısmının 5.100,00 TL olarak düzeltilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepler Davacı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş ayrıca vekalet ücretinin nispi tam vekalet ücreti olması gerektiğini de belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kusur raporu alınması gerektiğini, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu %1,8 teknik faizle olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının uğradığı bedensel zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki (2) ve (3) numaralı bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları ile davacı vekilinin (4) numaralı bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 6098 sayılı TBK’nun 74. Maddesine göre hakim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da hukuk hakimini bağlamaz. Buna göre, hukuk hakimi kural olarak ceza hakiminin belirlediği kusur oranı ile bağlı değil ise de, kesinleşen maddi olgu ile bağlıdır.(H.G.K. 06.02.2002 gün 2002/19-16, 2002/47 sayılı kararı). HMK'nin 266.maddesi hükmüne göre ise; hakim çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren konularda bilirkişinin görüşüne başvurur. Somut olayda, Uyuşmazlık ve İtiraz Hakem Heyetlerince, kaza tespit tutanağına göre davalının sorumluluğunda olan araç sürücüsünün kazada %100 kusurlu olduğu gerekçesiyle kusur raporu alınmadan karar verilmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince, ceza dosyası getirtilerek ceza dosyasında alınan kusur raporları ve kaza tespit tutanağı da irdelenerek, tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre araç sürücülerinin olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti yönünde ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması için uzman makine mühendisi bilirkişiden kusur raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmayıp bozmayı gerektirmiştir. 3-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gerekmektedir. Sözkonusu belirlemenin ise, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi ya da üniversitelerin adli tıp bölüm başkanlıklarının, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihinden sonra Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak davacının başvuru yaparken sunduğu Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı’nın 13.07.2021 tarihli maluliyet raporu; Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki yönetmeliğe göre düzenlenmiş, başvuranın maluliyet oranının %6 olduğu belirlenmiş ve bu orana göre yapılan aktüer hesap raporu hükme esas alınmıştır. Ancak 13.02.2019 kaza tarihi itibariyle Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup, hükme esas alınan rapor kaza tarihinde yürürlükte olmayan tüzük ve yönetmeliğe göre düzenlenmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti ve kaza ile illiyet bağının saptanması için, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden ya da Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlıklarından olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun, muayeneli yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 4- Trafik kazası sonucu bedensel zarara uğrayan ve buna dayalı olarak iş gücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürlerinin belirlenmesi gerekmektedir. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir tespit olduğundan gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle yapılan bilimsel çalışmalar sonucu “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi ve yargı mercileri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından Dairemizce de tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılmasının uygun olacağına karar verilmiştir. Öte yandan Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90 ıncı maddesindeki Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Genel Şartlar’a yapılan atıf hükmü iptal edilmiştir. Söz konusu iptal kararı sonrası, ZMSS Genel Şartlar ve ekindeki cetvellerle getirilen ve iş gücü kaybı tazminatının hesaplanmasında uygulama alanı bulan teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülünün uygulanması artık mümkün değildir. Tazminatın, teknik faiz uygulanmadan, Yargıtayın yerleşik uygulamaları ile kabul edilen progresif rant formülü kullanılarak hesaplanması gerekir. Somut olayda; davacının hak kazanabileceği iş gücü kaybı tazminatının hesaplanması için alınan ve İtiraz Hakem Heyeti tarafından karara esas kabul edilen aktüer raporunda; TRH 2010 Yaşam Tablosu’na göre ve % 1,65 teknik faiz uygulanarak tazminat hesabı yapıldığı; hakem heyetince de bu hesaba göre karar verildiği anlaşılmaktadır. Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılması yerinde olmakla birlikte %1,65 teknik faiz ve tam hayat annuite formülü uygulanması doğru olmamıştır. Bu nedenle İitraz Hakem Heyetince uzman aktüer bilirkişiden bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu kullanılarak progresif rant formülü ile hesaplama yapılması için hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, (4) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı ve davacıya iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine 30.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.