Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/10069 E. 2023/7876 K. – Trafik Kazası
Konu: Trafik Kazası Sonucu Yaralanmadan Kaynaklanan Maddi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/10069
- Karar No
- 2023/7876
- Karar Tarihi
- Konu
- Trafik Kazası Sonucu Yaralanmadan Kaynaklanan Maddi Tazminat
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4.Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1319 E.-2022/228 K. BİRLEŞEN DAVADA HÜKÜM/KARAR : Asıl ve birleşen davaların kısmen kabulü /Davalılar vekillerinin istinaf taleplerinin ayrı ayrı esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Elmalı Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2018/32 Esas-2021/25 Karar Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanmadan kaynaklanan maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf taleplerinin ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA A. Asıl dava; Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya sigortalı olan araç ile müvekkilinin yolcu konumunda olduğu sigortasız ve tescilsiz motosikletin 12.06.2013 tarihinde çarpışması neticesinde müvekkilinin yaralandığını ileri sürerek şimdilik 2.500 TL geçici iş göremezlik, 7.500 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 15.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. B. Birleşen 2019/182 Esas, 2019/265 K. sayılı dosyada; Birleştirilen dosyada davacı vekili dava dilekçesinde; 12.06.2013 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde karşı araç sürücüsü olan davalıdan şimdilik 2.500 TL geçici iş göremezlik, 7.500 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP A. Asıl Davada Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının başvurusu üzerine Güvence Hesabı tarafından %100 kusur nedeniyle 14.08.2014 tarihinde 30.509 TL ödendiğini, KTK' nun 111.maddesi uyarınca 2 yıllık sürenin geçtiğini, davacının yetersiz ödemeye dayanarak talepte bulunamayacağını, Güvence Hesabının tescilsiz motosiklet sürücüsüne rücu ettiğini, fark kısım için de müvekkili şirkete rücu ettiğini ve 14.11.2016 tarihinde ödeme yapıldığını, davanın reddi gerektiğini, aksi halde sigorta genel şartları uyarınca maluliyetin tespitinde sakatlık tazminatına ilişkin oranının belirlenmesinde, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporlarına ilişkin mevzuat doğrultusunda hazırlanacak sağlık kurulu raporu aldırılmasını, kask kullanmayan davacının müterafik kusurlu olduğunun dikkate alınması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. B. Birleşen Davada Birleştirilen dava davalısı davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 15.09.2020 tarihli aktüerya raporunun Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına uygun ve hüküm kurmaya elverişli nitelikte olduğu, hesaplanan bedele sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi, davalı ... yönünden olay tarihinden itibaren faiz işletilebileceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kısmen kabul ve kısmen reddi ile; davacı ... için 215.317,29 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 12.06.2013 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den, 15.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Japan Sigorta A.Ş'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine (davalı sigortanın sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlandırılmasına), asıl ve birleşen davada 2.500,00'er TL geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde; maluliyet raporunun gerçeği yansıtmadığını kendileri tarafından alınan tıbbi mütalaa raporuna göre maluliyet ile kaza arasında illiyet bağının bulunmadığını, bu nedenle de yeni rapor alınması gerektiğini, tazminat hesabında askerlik süresinin dikkate alınması gerektiğini, ehliyetsiz sürücünün motosikletine bindiği ve kask takmadığı için müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini ileri sürerek usul ve yasaya aykırı olan İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davalıya yüklenen kusur oranını kabul etmediğini, yeni bir kusur raporu alınması gerektiğini, motor sürücüsünün ehliyetinin olmadığını ve davacının kask takmaması nedeniyle müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini ileri sürerek usul ve yasaya aykırı olan İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "...kusur yönüyle; davacı tarafından daha önce Güvence Hesabı ve Allianz Sigortaya karşı Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan, Dairenin 2019/1996 esas - 2020/58 karar sayılı ilamı ile incelemeden geçerek kesinleşen 2018/435-2019/386 esas ve karar sayılı dosyada, tescilsiz motosiklet sürücüsünün %40, davalı traktör sürücüsünün %60 kusurlu olduğu, Akdeniz Üniversitesinden alınan 05.12.2016 tarihli maluliyet raporuna göre de kaza nedeniyle yaralanan davacıda %28,2 oranda maluliyet oluştuğunun belirlendiği, sözkonusu dosyada belirlenen kusur ve maluliyet oranlarının Dairece de benimsenerek kabul gördüğü, davacının yolcu olarak bulunduğu tescilsiz motosiklet sürücüsünün benimsenen %40 kusur oranına isabet eden kısım yönüyle tazminata hükmolunduğu, hesap raporu yönü ile; aktüer bilirkişiden alınan 15.03.2020 tarihli raporda davalı ...'in %60 kusuru üzerinden, PMF 1931 Yaşam Tablosu, progresif rant yöntemi esas alınarak davacının olay tarihindeki 15 yaşa göre belirlenen %28,2 maluliyet oranı ve asgari ücretten geliri olacağı kabul edilerek yapılan hesaplamada geçici iş göremezlik zararı olmadığı, sürekli maluliyet zararının 215.317,29 TL olacağının belirtildiğinin görüldüğü, maluliyet raporları bakımından davalı ... şirketinin aldırdığı mütalaa raporunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik uyarınca hazırlandığı dosyada hükme esas alınan raporun ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre hazırlandığı ve kaza 12.06.2013 tarihinde gerçekleşmiş olmakla, bu tarihte yürürlükte olan yönetmeliğin 11.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Tespit İşlemleri Yönetmeliği olduğu, Akdeniz Üniversitesinden alınan ve kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik ve mevzuat uyarınca usulünce düzenlenen rapor Dairece de benimsenmiş, 05.12.2016 tarihli maluliyet raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gibi her iki raporun farklı yönetmelikler uygulanarak düzenlendiği dikkate alındığında, raporlar arasında çelişki bulunduğundan da bahsedilemeyeceği, davalı vekilinin askerlik döneminin dışlanması gerektiği yönündeki iddiasına itibar edilemeyeceği, çünkü yalnızca meslek sahipleri ve çalışıp kazanç elde etmekte olanların değil, uğranılan kaza nedeniyle oluşan maluliyet nedeniyle günlük işlerini yapamayan veya yapmakta zorlanan diğer kişilerin de maddi tazminat (efor tazminatı) talep edebileceğinin Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarıyla kabul edilmiş bir uygulama olduğu, kaza tarihinde 18 yaşından küçük olan ya da aktif döneminin sonuna gelen (60 yaşından büyük kişiler için pasif dönem hesabı) ve kazanç getirici bir işte çalışmayan kişilerin de sürekli iş göremezlik hesaplamalarının yapılmakta ve efor tazminatı adı altında hüküm altına alınmakta olduğu, destekten yoksun kalma tazminatı hesabı yapılırken, ölen desteğin askere gittiği dönemde bu dönemin hesaplamadan dışlanmasının hakkaniyete uygun olduğu, tüm bu nedenlerle daha önce Daire denetiminden geçerek kesinleşen kararı uyarınca kusur oranı ve maluliyet oranı benimsenmiş olmakla, benimsenen oranlar üzerinden yapılan hesaplama uyarınca bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulünde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gibi mahkeme tarafından davacının koruyucu tertibat takmaması ile mevcut maluliyeti arasında illiyet bağı bulunmaması sebebiyle tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmamasında da bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekilleri; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle usul ve yasaya aykırı olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; asıl davada davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan ve karşı araçta yolcu konumunda olan davacının uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine, birleşen davada ise asıl davada davalı tarafından sigortalanan aracın sürücüsü olan davalıdan aynı taleplere ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, kusur oranlarının tespitinin yerinde olmasına ve kararda yazılı gerekçelere göre davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK'nun 52 nci maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Dosyadaki belge ve bilgilerden, davacının yolcu olarak bulunduğu motosiklet sürücüsünün sürücü belgesinin olmadığı, sürücü belgesi olmayan kişinin sevk ve idaresindeki motosiklette yolcu konumunda olan davacı yönünden Dairemiz yerleşik uygulamalarına göre hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken, indirim yapılmamış olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalılara iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.