Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/2726 E. 2023/7880 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2726
Karar No
2023/7880
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/884 E., 2021/899 K. SAYISI : 2021/İHK - 37019 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kabulü/İtirazın Kısmen Kabulü-Başvurunun Kısmen Kabulü SAYISI : 2021/34711 K Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. ... kararı davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yolcu olduğu aracın yaptığı tek taraflı kazada davacının yaralandığını, davadan önce yapılan ödemenin yetersiz olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak açtığı davada şimdilik 60.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Yargılama sırasında dava değerini 168.357,59 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davadan önce sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, eskik evrak ile başvurulduğunu, arabuluculuk dava şartının yerinde getirilmediğini, davadan önce 59.506,98 TL ödeme yapıldığını, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faiz yönetminin kullanılması gerektiğini, davacının müterafik kusurlu olduğunu, davacı lehine vekalet ücretinin nispi ücretin beşte biri oranında verilebileceğini beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. ... KARARI ...'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...davacının maluliyetini %13,2 olarak belirleyen raporun ve yargılama sırasında konusunda uzman bilirkişi tarafından yapılan hesabın doğru olduğu " gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 168.357,59 TL'nin 22.04.2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar ...'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davadan önce sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, eskik evrak ile başvurulduğunu, arabuluculuk dava şartının yerinde getirilmediğini, 59.506,98 TL ödeme yapıldığını, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faiz yönetminin kullanılması gerektiğini, davacının müterafik kusurlu olduğunu, temerrüt tarihinin hatalı olduğunu, davacı lehine vekalet ücretinin nispi ücretin beşte biri oranında verilebileceğini beyanla kararın kaldırılarak davanın reddini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "....kaza tarihi itibariyle Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenen %5 maluliyet oranını tespit eden raporun hükme esas alındığı, Heyetce yapılan hesaba göre davalının itirazının kısmen kabulü gerektiği " gerekçesiyle, ... kararının kaldırılmasına, başvurunun kısmen kabulü ile 19.786,79 TL'nin 22.04.2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar ...'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itirazında ileri sürülen sebebleri tekrarla, başvurudan önce ödeme yapıldığı için ödeme tarihindeki veriler ve %5 maluliyet oranına göre hesap raporu alınması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalıya davadan önce yapılan başvuruda sunulan, Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Başkanlığının 19.04.2019 tarihli, 78663745 sayılı raporuna göre davacının %7 oranında malul kaldığının tespit edildiğini, bu raporun Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik uyarınca tanzim edildiğini, davalının bu rapora göre kısmi ödeme yaptığını, İtiraz Hakem yargılaması sırasında Balıkesir Üniversitesi Adli Tıp Bölümünden alınan raporunda aynı yönetmeliğe göre hazırlandığını ve %5 oran belirlendiğini, Hakem tarafından bu rapora göre karar verildiğini, ancak iki rapor arasında çelişki olduğunu, Heyetçe bizzat hesap yapılamayacağını, hesap raporu alınmadan taraflarına rapor tebliği yapılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, hesaplama tekniğinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekili ve davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Davacı ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazına gelince; Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Sözkonusu belirlemenin ise haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Davacı vekili davadan önce sigorta şirketine başvuru sırasında Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp A.D.B Başkanlığının 19.04.2019 tarihli, 78663745 sayılı raporunu ibraz etmiş ve sigorta şirketi bu rapordaki %7 sürekli iş göremezlik (sağ üst ekstremite ve sağ el bileği ) oranına göre 59.506,98 TL ödeme yapmıştır. Anılan raporun tanziminde kaza tarihinde (18.03.2018) yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ve ekindeki cetvellere göre değerlendirme yapılmıştır. Eldeki davada ... yargılaması aşamasında, Balıkesir Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Bölümünden kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının maluliyetini belirleyen rapor alınmış ve kazadan kaynaklı sol dirsek hareket kısıtlılığı ve sağ omuz hareket kısıtlılığından kaynaklı sürekli iş göremezliği %5 olarak tespit edilmiştir. Her iki raporda aynı yönetmelik hükümlerine göre maluliyet belirlemesi yapılmış olmasına rağmen, raporlar arasında davacının tespit edilen arazları ve maluliyet oranı bakımından çelişki vardır.Raporlar arasındaki açık çelişki giderilmeden karar verilmesi, eksik inceleme niteliği taşımaktadır. Açıklanan nedenlerle; davacının kazadaki yaralanmasına ilişkin olup da dosya kapsamında yer almayan tüm tedavi belgelerinin toplanması; daha sonra, en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından, kaza ile illiyet bağı içindeki rahatsızlıklara dair maluliyet oranını Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere göre belirleyen, dosyadaki raporlar arası çelişkiyi gideren, denetime elverişli bir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 3-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazının incelenmesinde; Davacı taraf, davadan önce davalı tarafından 01.07.2019 tarihinde ödenen 59.506,98 TL'nin gerçek zararın altında olduğunu iddia ederek tazminat talebinde bulunmuş; davalı ise davadan önce yapılan ödemenin yeterli olduğu savunmasında bulunmuştur. Taraf iddia ve savunmalarına göre, davacı tarafın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111/2. maddesindeki yetersizlik iddiasında bulunduğu gözetilmek suretiyle tazminat hesabının yapılması gerektiği açıktır. Yukarıda (2) numaralı bentte yer alan bozma sebebine göre davacının maluliyeti belirlendikten sonra zarar sorumlusu davalı tarafından ödenen bedellerin ödeme tarihi itibariyle yeterli olup olmadığının belirlenmesi için; öncelikle, ödeme tarihindeki verilere göre tazminat hesabının yapılması ve hesaplanan bu bedel ile davalı tarafından ödenen bedel arasında fahiş fark olup olmadığının saptanması; fahiş fark tespitinin yapılması halinde, hesap tarihindeki verilere göre hesaplanacak tazminattan, zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, davadan önce davalının ödediği bedelin yasal faiziyle güncellenmiş değeri düşülerek sonuç tazminatın belirlenmesi gerekir. ..., hesap bilirkişi raporu almadan anılan biçimde herhangi bir hesaplama yapmadan sadece, ... aşamasında alınan hesap raporunu yeni maluliyet oranına göre revize ederek karar vermiştir. Yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi hatalı olup kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2- Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ve davacı vekilinin (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya ve davalıya iadesine, Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine, 13.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/2726, K. 2023/7880, T. 13.06.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-2726-e-2023-7880-k-dcd004e512fb