Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/9992 E. 2023/7635 K.

Konu: Destekten Yoksun Kalma Tazminatı

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/9992
Karar No
2023/7635
Karar Tarihi
Konu
Destekten Yoksun Kalma Tazminatı

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/162 Esas 2020/380 Karar HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü / İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİH : 18.09.2017 SAYISI : 2015/1351 Esas 2017/578 Karar Taraflar arasındaki destekten yoksun kalma tazminatı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 18.02.2015 tarihinde meydana gelen kazada müvekkilinin gayriresmi eşi olan ...'ün yaşamını yitirdiğini, bu nedenle müvekkilinin ölenin desteğinden mahrum kaldığını, gayriresmi evlilik yaşadıklarını tanık beyanları ile ispat edeceklerini, davalı tarafından ZMMS ile sigortalanan araç sürücüsü ...'in kazada 8/8 oranında kusurlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 4.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslahla talebini 74.018,95 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı taraf davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Davacının, murisinin ölümü nedeni ile ölenin yardımından yoksun kaldığının anlaşılması ve bu konuda 29.05.2017 tarihli bilirkişi raporunda PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant sistemine uygun hesaplamanın uygulamada kabul görmüş Yargıtay emsallerine uygun olduğu görülerek raporun hükme esas alınması gerektiği " gerekçesiyle davanın kabulü ile 74,018,95 TL nin dava tarihi olan 19.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek olan değişen oranlarda avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının ölen kişinin desteği ile yaşayıp yaşamadığının kanıtlanamadığını, davacı için %2 oranında evlenme şansı indirimi yapılmasının hatalı olduğunu, zira davacının kaza tarihi itibariyle 39 yaşında olduğunu ve hayatın olağan akışına göre evlenme ihtimalinin yüksek olduğunu, avans faizine hükmedilemeyeceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Dosya incelendiğinde; kazada ölen ... ile davacının dini nikahla birlikte yaşadığı ve ölen ...'ün desteğini aldığının iddia edildiği, dinlenen tanıkların davacı ile ölen ...'ün birlikte yaşadıkları, evlenme hazırlıkları içerisinde olduklarını beyan ettikleri, bu beyanlarda ... ile davacının nişanlı oldukları, hatta dosya kapsamına göre kaza anında aynı araçta ölen kişi ile davacının abisinin ve annesinin bir arada bulunduğunun anlaşıldığı, alınan zabıta araştırma raporunda da davacı ile ...'ün birlikte ev kiraladıkları, ancak ...'ün ölmesi nedeniyle bu evde kalamadıklarının belirtildiği, bu delillerle davacı ile ölen ...'ün bir süredir birlikte yaşadıklarının ve bu nedenle ölen ... ile davacı arasında desteklik ilişkisi bulunduğunun kabulü gerektiği, mahkemece kaza tarihi dikkate alınarak alınan kusur ve aktüerya raporunun denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli olduğu" gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğunu, davacı ... ...'un murisin nişanlısı olduğu bu nedenle destek tazminatı verilmesi gerektiği kanaati ile verilen hükmün hukuka aykırı olduğunu, davacı ... ...'un murisin desteğinden düzenli ve devamlı faydalandığına dair kesin delil bulunmadığını, davacı için %2 oranında yeniden evlenme şansı indirimi yapılmış olmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının kaza tarihi itibariyle 39 yaşında olduğunu, evlenme şansı indiriminin kaza tarihi itibariyle yapılması gerektiğini, hayatın olağan akışı ve ülkenin sosyo ekonomik, kültürel yapısı itibariyle yeniden evlenme ihtimalinin çok daha yüksek olacağını, olay haksız fiilden kaynaklanmakta olup, avans faizi talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulünün doğru olmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanın destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Davacı vekili; desteğin, davacı ile ölmeden önce gayriresmi evli olduklarını ve birlikte yaşadıklarını, evlilik hazırlığı yaptıklarını ve ilerde evleneceklerini ileri sürerek destekten yoksun kalma tazminatı talep etmiş, mahkemece davacı için bakiye ömür süresince destekten yoksun kalma tazminatına karar verilmiştir. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarında sahip oldukları sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmeleri için muhtaç oldukları paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse, TBK'nun 53 üncü maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Destek kavramı, gerçekleşmiş veya gerçekleşmesi umulan bir bakım ilişkisini gösterir. Eylemli ve düzenli olarak bir kimsenin geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak biçimde ona yardım eden veya olayların olağan akışına göre eğer ölüm gerçekleşmeseydi az veya çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. Bu manada; bir başka kişiye fiilen bakan, onu geçindiren veya ileride bakma, geçindirme ihtimali bulunan kişi destektir. İlk durumda eylemli destek, ikinci durumda ise varsayımsal (farazi) destek kavramı söz konusudur. İfade olunan bu hususlar, gerek öğretide gerekse Yargıtay uygulamalarında kabul edilmiş olup, destek kavramının sadece mali olarak yardımı ifade etmediği, bakım ve hizmet etmek suretiyle sağlanacak katkıyı da kapsadığı genel olarak kabul edilmektedir. Kaldı ki destek tazminatı, fiili ve sürekli olarak bakımdan yoksun kalınması halinde takdir edilen bir tazminattır. Somut olayda davacı destek ile gayriresmi evli olduklarını, evlilik hazırlığı yaptıklarını belirterek muris ...'ün vefatı ile destekten yoksun kaldığını iddia ederek tazminat talep etmiştir. 11.05.2016 tarihli araştırma tutanağı incelendiğinde, vefat eden ... ile ... ... isimli şahısların birlikte yaşamadıkları, aralarında her hangi bir gayriresmi evliliğin olmadığı, vefatından önce ... isimli şahsın ... ...'a maddi desteğinin bulunmadığı, şahsın vefatından önce bir ev kiraladıkları, ancak kiraladıktan bir hafta sonra ...'ün vefat ettiği ve bu evde birlikte kalmadıkları, ... ...'un başka bir adreste ikamet ettiği belirtilmiştir. Bu durumda davacının desteğin ölüm tarihi itibari ile destek tazminatını gerektiren ispat edilmiş bir kazanç kaybı yoktur. Ölenin gayriresmi eşi olduğu için ölenden fiili olarak destek aldığı kabul edilen davacı ... ... ile kazada ölen ... arasında desteklik ilişkisinin bulunduğu kabul edilmiş ise de davacı ile ölen arasında fiili desteklik ilişkisi bulunduğu ispatlanamamıştır. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında mahkemece; davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir. 2. Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. V.KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/9992, K. 2023/7635, T. 07.06.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-9992-e-2023-7635-k-8e5f28fc8f49