Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/182 E. 2024/8437 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/182
Karar No
2024/8437
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI :2020/1817 Esas, 2023/1201 Karar HÜKÜM :Davanın kısmen kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2017/520 E., 2019/276 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 35. sınıfa dahil "toptan mağazacılık" alanında tescilli "..." ayırt edici unsurlu seri markaların sahibi olduğunu, yapılan tanıtım çalışmaları ile Türkiye'de tanınmış marka haline geldiğini, davalının ise "... BAKKAL" ibaresini kullanmak suretiyle davacının marka haklarına tecavüz ettiğini, bu kullanımın aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini, Trabzon ili ve bağlı ilçelerinde işletmelere numara vermek suretiyle "... BAKKAL" ibaresinin kullanıldığını, bu durumun fark edilmesi üzerine iş bu markayı kullanan üç işletmeye karşı Kartal Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2012/231 E., 2012/232 E. ve 2012/233 E. sayılı dosyaları ile dava açıldığını, bu davaların davacı lehine sonuçlandığını, kararların kesinleştiğini, davalının “... BAKKAL” ibaresini, müvekkilinin “...” markasının görselini taklit etmek sureti ile kullandığını, davalının kötüniyetli olarak “...” markalarına tecavüz ettiğini ve iltibas yaratmak sureti ile haksız kazanç elde etmekte olduğunu ileri sürerek davalının "... BAKKAL" ibaresini, davacının markalarının tescilli bulunduğu sınıflar kapsamındaki hizmetler üzerinden tek başına, yahut sair tali unsurlar ile birlikte kullanmasının, bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerin önlenmesi, durdurulması ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının "... BAKKAL" ibaresini davacı şirketin tescilli markalarının bulunduğu sınıflar kapsamındaki ürün ve hizmetler üzerinde tek başına yahut tali unsurlar ile birlikte taşıyan ürünler üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, bulundurmasının, satışa arz etmek üzere depolamasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının önlenmesine ve men edilmesine, davalıya ait bu markayı taşıyan ürünler, ambalajlar, ilan, reklam, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakının ve iş bu dava neticesinde verilecek esas hükme aykırı şekilde, iletilen, satılan, sağlanan, dağıtılan, satışa arzedilen, ithal ya da ihraç edilen, elde bulundurulan, satışa arz etmek üzere depolanan, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlar ile kullanılan reklam, promosyon ya da tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evraka el konularak, esasa ilişkin hükmün kesinleşmesini müteakip imhasına, kararın kamuya yayın yoluyla duyurulmasına, davalı kullanımının ticaret sicilinde unvan kaydı bulunması halinde terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava açma süreleri yönünden hak düşürücü süreler dolduğundan davanın usulden reddini, tabelalarında “...” ibaresi bulunmadığından açılan davanın hukuka aykırı olduğunu, tabelalarında "Dükkan Sizin (bakkal amca logosu içinde)", "BAKKAL – 19", "her zaman yanınızda", "... GIDA" yazdığını, davacının işbu davayı açmasında menfaati olmadığını, ticari hayatlarında ve güncel yaşamlarında huzursuzluk yarattığını, bu konudaki tazminat haklarını saklı tuttuklarını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre davacı vekilinin sunduğu fotoğraf, davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu fotoğraf ile davalıya ait iş yerinde keşif sırasında çekilen fotoğraf birlikte değerlendirildiğinde, Trabzon ilinde faaliyet gösteren davalıya ait bakkal dükkanında "... BAKKAL 19" ibaresinin işletme adı olarak ve markasal olarak kullanıldığı, keşif sırasında işyeri tabelasında "..." ibaresinin bulunduğu kısmın boyanarak kapatılmış olduğu, işyerindeki fiyat etiketi ve poşet üzerinde de "..." ibaresinin kullanıldığı, ancak "İ" harfi yerine dans eden insan figürü koyulduğu, bu değişikliğin markaların benzerliğini ortadan kaldırmadığı, bu kullanım şeklinin de davacının markalarının esas unsuru olan "..." ibaresi ile görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olduğu, davacının 35. sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "..." ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa dahil hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, benzer konuda daha önce görülen davalarda, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair verilen kararların Yargıtay'dan geçerek onandığı, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu, davalının tescilli ticaret unvanının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davacı adına 35. sınıfta "..." ibareli markaların tescilli olduğu, davalının 35. sınıfta marketçilik hizmet sınıfında faaliyet gösterdiği, Mahkemece talimat dosyası ile aldırılan bilirkişi raporunda, davalının işyeri tabelasındaki "..." ibaresini boya ile kapattığı, raflardaki ürün fiyat etiketlerinde “...” ibaresinin kullanıldığı, vergi levhasında ticari unvan olarak “...” ibaresinin kullanılmadığı, alışveriş poşetinde “...” ibaresinin yer aldığı, "İ" harfleri yerine horon yapan insan figürleri kullanıldığının tespit edildiği, davacı tarafça ibraz edilen fotoğraflardan dava tarihinde davalı tarafça tabelada "... BAKKAL" ibaresinin kullanıldığı, daha sonra tabelada ... ibaresinin üzerinin boyandığının anlaşıldığı, davalı tarafça, dava tarihinden önce tabeladaki markasal kullanımın sonlandırıldığının ispatlanamadığı, davacının tescilli markasının, tescil sınıfında davalı tarafça markasal olarak kullanıldığı tespit edildiğinden markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespitinin yerinde olduğu, davalı tarafın plastik poşetlerde "İ" harfi yerine horon tepen insan figürünü kullanmasının markasal kullanıma ayırt edicilik katmadığı, ibarenin "..." olarak okunmasına engel olmadığı, markasal kullanımda asıl unsur "... BAKKAL" ibaresi olup, markanın hitap ettiği ortalama tüketici kitlesi gözönüne alındığında, iltibas tehlikesi bulunduğu, “...” ibaresini ticaret sicilinde davalı tarafça ticaret unvanı olarak kullanımına rastlanmadığı anlaşıldığından Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne davalının davacıya ait "..." esas unsurlu tescilli markalarının esas unsurunu oluşturan "..." ibaresini işyeri tabelasında, plastik poşetler üzerinde, fiyat etiketlerinde kullanmak sureti ile marka hakkına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine ve durdurulmasına, davalının işyeri tabelasındaki "..." markasının kullanımına son verilmekle, ref talebi konusuz kaldığından bu talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına, ürün raflarındaki fiyat etiketlerindeki "..." ibaresinin kapatılmasına, plastik poşetlere el konularak karar kesinleştiğinde imhasına, hüküm özetinin ilanına, ticaret unvanı terkini talebinin reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulması ile ticaret sicilinde unvan kaydı bulunması halinde terkini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6769 sayılı Kanun'un 29 ve 149 uncu maddesi. 3. 6102 sayılı Kanun'un 55 inci maddesi. 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 28.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/182, K. 2024/8437, T. 28.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2024-182-e-2024-8437-k-cfac8ab2491d