Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/821 E. 2023/7300 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/821
- Karar No
- 2023/7300
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/59 Esas 2021/3 Karar HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen haksız eyleme dayalı manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yardım gönüllülerini taşıyan Mavi Marmara isimli gemi ile Gazze'ye insani yardım götürmek amacıyla uluslararası sularda seyrederken İsrail Devleti silahlı güçleri tarafından uygulanan saldırı nedeniyle yaralandığını, kötü muameleye ve psikolojik işkenceye maruz kaldığını belirterek 28.6.2016 tarihli Türkiye Cumhuriyeti ile İsrail Devleti Arasında Tazminata İlişkin Usul Anlaşmasına göre 200.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden yasal faizi ile beraber davalıdan tahsili isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili; davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, manevi tazminat isteminin sebepsiz zenginleşmeye yol açmaması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 20.03.2019 tarihli 2018/83 Esas 2019/58 sayılı kararı ile davanın idari yargı yerinde görülmesi gerektiği şeklinde gerekçe ile yargı yolu bakımından davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 18.06.2019 tarihli ve 2019/414 Esas 2019/459 sayılı kararı ile Anayasanın 90 ıncı maddesi uyarınca usulünce onaylanıp yürürlüğe giren Türkiye Cumhuriyeti ile İsrail Devleti Arasında Tazminata İlişkin Usul Anlaşması kanun hükmünde olup bu anlaşmaya göre Mavi Marmara olayı ile ilgili tazminatın dağıtım yetkisinin münhasıran Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine ait olduğu, tazminatın ödeneceği kişileri, tazminat miktarını ve ödeme biçimini belirleme yetkisinin davalı idareye ait olduğu, İdarenin bu yöndeki işlemlerine karşı menfaati ihlal edilenler tarafından açılacak iptal davaları ile kişilik hakları ihlal edilenler tarafından açılacak tam yargı davalarının ise 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2 nci maddesi gereğince idari yargıda görülmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 23.01.2020 tarihli ve 2019/2579 Esas 2020/233 karar sayılı ilamı ile; "...davacının, İsrail Devletinin haksız fiil sebebiyle sorumluluğuna dayandığı, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin özel hukuktan kaynaklanan bu haksız fiil bakımından 3. kişi durumunda bulunduğu, tazminat isteğinin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde belirtildiği şekliyle idarenin herhangi bir işlem ve eyleminden kaynaklanmadığı gibi tazminatın ödeneceği kişiler, tazminat miktarı ve ödeme biçiminin belirlenmesi yetkisine ve idarenin bu yöndeki işlemlerine yönelik de olmadığı, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin yalnızca tazminat davasında belirlenen miktarın İsrail Devletine izafeten ifa edilmesi sorumluluğunu üstlendiği, somut olay bakımından kanunlarla düzenlenmiş ve miktarı belli, idarece kendiliğinden ödenmesi gereken bir alacaktan henüz bahsedilemeyeceği, alacakların miktarının ancak tazminat davalarının sonuçlanmasına göre tespit edilebileceği, hukuki istikrar ve içtihat birliği bakımından da adli yargının görevli olmasının benimsenmesi gerektiği gözetilerek işin esasının incelenmesi gerekirken, bu yön nazara alınmaksızın yargı yolu caiz olmadığından bahisle görevsizlik kararı verilmiş olması doğru değildir. Bu sebeple Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekir. " gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ...'ın Mavi Marmara gemisinde yolcu olarak bulunduğu sırada İsrail askerlerinin haksız saldırısı sonucunda yaralandığı, İsrail askerlerinin uluslararası karasularında, insani yardım malzemesi dışında hiç bir şey taşımayan gemiye yapmış olduğu müdahalenin hukuka aykırı, gereklilik ve ölçülülük ilkesine aykırı olduğu, davacının gerek kendisinin gördüğü şiddet, gerekse olay anında yaşadığı korku, arkadaşlarına yapılan muamele karşısında manevi olarak zarara uğradığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 45.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 31.05.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin olayda ölüm korkusu ile psikolojik olarak yıprandığını, eziyet gördüğünü, insanlık dışı muameleye maruz kaldığını, 10 arkadaşının öldürülmesine tanık olduğunu, yaşanan olaylar karşısında hükmedilen tazminatın yetersiz olduğunu, tam kabul kararı verilmesi gerektiğini belirtmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hükmedilen tazminat miktarının sebepsiz zenginleşmeye yol açacak düzeyde olduğunu, Türkiye Cumhuriyeti ile İsrail Devleti Arasında Tazminata İlişkin Usul Anlaşması gereğince davalı Hazinenin yasal hasım konumunda olduğunu, aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, faiz başlangıcının hatalı olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; Gazze'ye insani yardım götürmek amacıyla yardım gönüllülerini taşıyan Mavi Marmara isimli gemide yolcu olarak bulunan davacının İsrail Devleti silahlı güçleri tarafından uygulanan saldırı nedeniyle yaralandığı, kötü muameleye ve psikolojik işkenceye maruz kaldığı iddiası ile manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 47 ve 49 uncu maddeleri, 28.06.2016 tarihli ve 6743 sayılı Türkiye Cumhuriyeti ile İsrail Devleti Arasında Tazminata İlişkin Usul Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunmasına Dair Kanun, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 90 ıncı maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulmasını, 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili ve davalı vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin ve davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, 492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/J maddesi uyarınca davalıdan harç alınmamasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 31.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.