Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/725 E. 2021/4747 K. – Haksız Eylemden

Konu: Haksız Eylemden Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/725
Karar No
2021/4747
Karar Tarihi
Konu
Haksız Eylemden Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki haksız eylemden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacılar vekili; davalının bir düğün sırasında havaya ateş açması sonucu müvekkillerinin desteğinin vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ile müvekkillerinden her biri için 250.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle maddi tazminata ilişkin talebini davacılardan ... için 221.995,26 TL ve Alperen için 49.462,36 TL’ye yükseltmiştir. Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesince, davalının ceza davasında davacıların desteğini olası kast ile öldürdüğü sabit görülerek mahkumiyetine karar verildiği, davacılardan...'ın müteveffanın eşi olması ve...'ın ise müteveffanın çocuğu olması gözetilerek müteveffanın desteğinden yoksun kaldıkları gerekçesiyle maddi tazminat davasının kabulü ile, davacı ... için 221.995,26 TL, davacı ...için 49.462,36 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, davacı ... için 75.000,00 TL, davacı ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, kararın dayandığı deliller ile kanuni sebepler ve gerekçe içeriğine göre, davanın esası ile ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince: a) Dava, düğünde havaya ateş açarak ölüme sebep olma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup mahkemece hesap bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm tesis edildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda PMF 1931 yaşam tablosu verilerinin kullanıldığı anlaşılmaktadır. Gerçek zarar miktarı; hak sahiplerinin ve desteğin olay tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluşmaktadır. Hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli “PMF” cetvelleri ile saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü,... Danışmanlık, ... Üniversitesi ve ... Üniversitesi’nin çalışmalarıyla “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup, gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi de göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasının güncellenen ülke gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Buna göre, kazanılmış haklar gözetilerek (tazminata esas alınan gelir, esas alınan asgari ücret yılı, işlemiş/işleyecek dönem tarihleri gibi) davacılar desteği...’ın muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenmesi suretiyle tazminat miktarının hesaplanması için bilirkişiden ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. b) Davacılar vekili, müvekkilinin eşi olan desteğin meydana gelen olayda öldüğünü açıklayıp zarar sorumlusu davalıdan destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuş, mahkemece davacı ...’ın ve eşi olan desteğin bakiye yaşam süresi boyunca destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanarak karar verilmiştir. TBK'nun 53. maddesi gereği, ölüm neticesi olarak diğer kimseler müteveffanın yardımından mahrum kaldıkları takdirde, onların bu zararını da tazmin etmek lazım gelir. Yasa metninden de anlaşılacağı gibi destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Destekten yoksun kalma tazminatının mahiyeti ve amacı, ölenin eylemli yardımını alanların, desteğin ölümünden sonra da bu yardımdan mahrum kalmaması olduğuna göre; destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilebilmesi için, her şeyden önce, destek alma hakkı olan kişinin destek alma ihtiyacının devam etmesi gerekir. Bu itibarla; ölenden eş sıfatıyla destek alan kişinin yeniden evlenmesi halinde, bu kişinin desteğinden yararlandığı kişinin yardımından yoksun kaldığından bahsedilemeyeceği ve desteği olan eşinden dolayı destek tazminatına hak kazanamayacağı açıktır. Somut olaya bakıldığında; davacı ...’ın, ölen eşinin desteğinden yoksun kaldığı iddiası ile tazminat talep ettiği; ancak, davacı eş Ceylan’ın dava devam ederken (17/08/2018 tarihinde) yeniden evlenmiş olduğu, mahkemenin hükme esas aldığı hesap raporunda ise, davacı ...’ın muhtemel bakiye ömür süresinin tamamı için tazminat hesabı yapıldığı ve bu miktar tazminata karar verildiği anlaşılmaktadır. Oysa, destekten yoksun kalma tazminatının yukarıda ifade edilen amaç ve kapsamı karşısında; somut gerçeğin bulunduğu durumda varsayımlara dayalı hesaplama yapılamayacağı; destek alacaklısı olan davacı ...’ın ancak eşinin ölüm tarihi ile kendisinin yeniden evlendiği tarih aralığı için tazminata hak kazanabileceği gözetilip hesaplama yapılmalıdır. Buna göre mahkemece davacı ... için, davalının kazanılmış hakları gözetilerek (tazminata esas alınan gelir, esas alınan asgari ücret yılı, işlemiş/işleyecek dönem tarihleri gibi) davaya konu kaza tarihi ile davacının yeniden evlendiği tarih arasındaki süre için tazminatın hesaplanması hususlarında, bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, hatalı tespit ve hesaplama içeren rapor benimsenerek, eksik incelemeyle hüküm tesisi doğru olmamıştır. Kararın açıklanan nedenle de bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (2-a-b) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz edilen bölge adliye mahkemesi kararının HMK 373/1. maddesi gereğince kaldırılmasına ve ilk derece mahkemesi kararının HMK 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 15/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/725, K. 2021/4747, T. 15.09.2021, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-725-e-2021-4747-k-a8d157369faa