Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/462 E. 2023/2450 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/462
- Karar No
- 2023/2450
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1595 - 2020/2209 KARAR/HÜKÜM : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sahibi olduğu akaryakıt satış istasyonunda satılmak üzere bayisi olduğu Petrol Ofisi A.Ş.'den satın aldığı 53.348 litre akaryakıta Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 21.09.2001 tarihinde el konulduğunu, Kadıköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2001/317 esasında açılan kamu davasında sanıkların delil yetersizliğinden beraatine ve el konulan motorinin iadesine karar verildiğini, tacir olan davacının zararının oluştuğunu ileri sürerek uğranılan zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yargı yolu, husumet itirazı ile zamanaşımı def'inde bulunarak, el koyma işleminin mevzuata uygun olarak yapıldığını bu nedenle de davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda yazılı kararıyla alınan bilirkişi raporuna dayanılarak; "... akaryakıt bedeli olarak akaryakıtın ceza yargılaması sırasındaki tasfiye tarihindeki bedeli olan 28.700,00 TL'nin 5607 sayılı Kanun'un 16/A maddesinin 4.fıkrası gereği idarece hesaplanan vergiler düşüldükten sonra kalan tutarının 21.09.2001 tarihinden ödeme tarihine kadar işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bilirkişi raporuyla hesaplanan 104.417,17 TL kâr kaybının da dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının doğru olmadığını, ceza dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporundan el konulan motorinin standartlara uygun yasal ve faturalı olduğunu, bu nedenle mütarafık kusur indirimi yapılmasının doğru olmadığını, yine el konulan 53.348 litre akaryatın ceza yargılaması sırasında 28.700,00 TL bedelle satıldığı ancak bu miktarın gerçek zararı karşılamadığının açık olduğunu, akaryakıt bedelinin gerçek zarar kapsamında hesaplanması gerektiğini, bu miktarın da akaryatın rayiç değeri olan dava dilekçesinde talep ettikleri miktar olduğunu, hükmedilen miktarlara haksız el koyma tarihi olan 21.09.2001 tarihinden itibaren faiz uygulanması gerektiğini ancak faiz başlangıç tarihine de yanlış karar verildiğini, mahkemece verilen karar ile anayasal mülkiyet hakkının ihlali sonucunun doğduğunu belirterek, Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesi kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı idarenin sorumluluğunun doğmadığını, dava konusu akaryatın satılarak emanete alınan bedelin ödenmesine karar verilmesi ile davacının zararının giderildiğini, kazanç kaybı zararına yönelik talebin ve bu kapsamda verilen kararın doğru olmadığını, kaldı ki ceza davasının da beraatla değil zamanaşımından düştüğünü belirterek Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla; "...Somut olayda; davacının petrol istasyonunda satmak üzere satın aldığı ancak el koyma tarihinde fatura ve belgeleri eksik olması nedeniyle el konulan 53.348 Lt. motorini el koyma tarihinden itibaren dava tarihine kadarki süre de kullanamadığı/satamadığı bu nedenle gelir/kazanç kaybı olacağı iddia edilmiş ve mahkemece de bu iddianın kısmen ispatlandığı kabul edilmişse de; ticari hayatta her zaman kar edilmesi ve kar oranının sabit olması mümkün olmayıp zarar etme ihtimalinin de bulunması ile yukarıda açıklanan gerçek zarar ilkesi birlikte değerlendirildiğinde davacının kar/kazanç kaybı zararı ile el koyma eylemi arasında illiyet bağı bulunmadığı kanaatine varıldığından mahkemece bu zarar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile bu kalem zarar talebinin kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu nedenle davalı Bakanlığın buna yönelik istinaf istemin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir" gerekçesiyle: "...A) Tarafların istinaf başvurusunun duruşma yapılmadan KABULÜ ile, Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.04.2019 gün ve 2018/463 Esas, 2019/202 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, B) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesinin 1. fıkrası (b) bendinin 2.maddesi uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla; 1) Davanın KISMEN KABULÜ ile, 211.327,43 TL motorin bedeli alacağının 10/07/2018 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin alacak talebinin REDDİNE, 2) Kazanç kaybı talebinin REDDİNE" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hesaplanan motorin bedeli üzerinden hakkaniyet indirimi yapılmasının mülkiyet hakkına haksız bir müdahale anlamına geldiğini, ayrıca kazanç kaybına yönelik talebin kabulü gerekirken reddine karar verilmesinin de usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 141 ve 142 nci maddeleri çerçevesinde talep edilmesi gerektiğinden, mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerektiğini, satılarak bedeli emanete alınan akaryakıt bedelinin aynı el koyma ve iade usul hükümleri çerçevesinde sahibine iade edilmesi gerektiğini, el konulan akaryakıtın dava tarihi itibarıyla gönderdiği fiyat esas alınarak karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacıya ait akaryakıta 21.09.2011 tarihinde kaçakçılık suçunda kullanıldığı iddiasıyla haksız olarak el konulması ve ceza yargılaması sonunda el konulan akaryakıtın iadesine karar verilmesi nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci, Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ve 818 sayılı Borçlar Kanunu (mülga) 41 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiilin niteliği gereği, haksız fiilin işlendiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Davaya konu olayda davacıya ait akaryakıta el konulma tarihi, haksız fiilin işlendiği ve zararın gerçekleştiği tarih olup borçlu konumundaki davalı da el koyma tarihinde temerrüde düşmüş olacaktır. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacıya ait motorinin ceza yargılaması sırasında Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamında 22.11.2011 tarihinde 28.700,00 TL bedelle tasfiye edildiği anlaşılmaktadır. Ticaret Bakanlığı Beylikdüzü Akaryakıt Gümrük Müdürlüğü'nün 31.05.2018 tarihli cevabi yazısında bu bedelin halen davacıya ödenmediğinin bildirilmesi de gözetilerek, bu miktar yönünden tahsilde tekerrür olmamak üzere, davacıya ait motorinin el koyma tarihindeki değeri tespit edilerek, el koyma tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir. VI.KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, Aşağıda dökümü yazılı fazla alınan temyiz harcının temyiz eden davacıya geri verilmesine, 492 sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davalı ... Bakanlığından harç alınmamasına, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine, karardan bir örneğin ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.