Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/26636 E. 2024/239 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/26636
Karar No
2024/239
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1643 E., 2021/1618 K. BİRLEŞEN DOSYAAKŞEHİR 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN 2016/569 E. 2016/496 K. BİRLEŞEN DOSYA DAVALISI : HDİ Sigorta A.Ş. vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 18.11.2016 HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul- Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Akşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/170 E., 2021/300 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı ...Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu araç ile davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın 29.07.2016 tarihinde yaptığı kazada davacının yaralandığını, geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve SGK tarafından ödenmeyen tedavi giderlerinden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalının sorumlu olduğunu, kazada davalıya sigortalı araç sürücünün asli kusurlu olduğunu, belirsiz alacak davası olarak ikame ettikleri davada şimdilik 3.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Birleşen dosyada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu davalıya zorunlu trafik sigortalı araç ile asıl dava dosyası davalısına sigortalı araç arasında meydana gelen 29.07.2016 tarihli kazada yaralandığını, geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve SGK tarafından ödenmeyen tedavi giderlerinden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalının sorumlu olduğunu, kazada davalıya sigortalı araç sürücünün asli kusurlu olduğunu, belirsiz alacak davası olarak ikame ettikleri davada şimdilik 3.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili açıklama dilekçesi ile maddi tazminat talebinin 300,00 TL'sinin sürekli iş göremezlik tazminatı, 2.000,00 TL'sinin geçici iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL'sinin geçici bakıcı gideri, 200,00 TL'sinin ise SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderine ilişkin olduğunu beyan etmiştir. Davacı vekili davalı Ergo Sigorta A.Ş. bakımından talebini 62.008,89 TL, davalı ...Ş. yönünden talebini 191.395,208 TL olarak artırmıştır. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının kendisinden istenen eksik belgeleri davalı şirkete iletmediğini, bu nedenle dava açma hakkı bulunmadığını, kaza ve maluliyet arasındaki illiyetin tespiti ve kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, dosyanın Adli Tıp Kurumuna tevdi edilmesini talep ettiklerini, sigortalının kusuru oranında sorumlu olduklarını, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını, tazminat miktarının belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faiz yöntemi kullanılarak asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, kazanın iş kazası olup olmadığının tespiti ile SGK tarafından bağlanan PSD sorularak tenzilini talep ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir. Birleşen dosya davalısı Ergo Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; ...plakalı aracın sigortacısı olduklarını, kazada kusurları olmadığını, davacının emniyet kemeri takıp takmadığının belirlenmesi, takmadığının tespiti halinde kusur indirimi yapılmasını talep ettiklerini, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı ve tedavi giderinin teminat kapsamında olmadığını, maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu tarafından tespit edilmesini talep ettiklerini, kaza ve yaralanma arasında illiyet bağı olması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 13.03.2019 tarih, 2016/486 Esas, 2019/107 Karar sayılı kararıyla; davanın trafik kazası nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, Adli Tıp Kurumundan alınan kusur raporu ile sürücü Hasan Altındaş'un kazada %75 oranında, sürücü...nin %25 oranında kusuru bulunduğu, adli tıp uzmanından alınan maluliyet raporunda davacının %14.3 oranında maluliyetinin olduğunu, 6 ay geçici iş göremezlik zararı, 6 ay geçici bakıcı ihtiyacı ve 3.000,00 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri olduğu, 15.11.2017 tarihli %75 kusur oranı üzerinden aldırılan aktüerya raporu ile davacının 72.791,00 TL tazminat alacağının belirlendiği, Ankara Üniversite Tıp Fakültesi tarafından hazırlanan raporda davacının %35 oranında maluliyetinin olduğu tespitinin yapıldığı bu oran üzerinden yapılan hesaplama neticesinde ise 239.023,06 TL sürekli iş göremezlik zararı, 10.012,50 TL bakıcı giderinin belirlendiği, davacının yolcu olarak bulunduğu aracın sigortacısının davalı Ergo Sigorta, kazaya karışan diğer aracın ise davalı ... Şirketine sigortalı olduğu, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından hazırlanan raporun usul ve yasaya uygun olduğu, davalılarının kusur oranında sorumlu oldukları, Sompo Sigortaya sigortalı aracın %75 oranında, Ergo Sigortaya sigortalı aracın ise %25 oranında kusuru bulunduğu, her iki davalının zarardan müştereken sorumlu oldukları gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne 250.404,098 TL maddi tazminatın 18.11.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan (teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 3.000,00 TL tedavi gideri talebinin reddine karar verilmiştir. Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun üzerine kararın kaldırılmasından sonra yapılan yargılamada İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı ile belirtilen kararı ile; davacının trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat isteminde bulunduğu, Adli Tıp Kurumundan alınan raporda davacının yolcu olarak bulunduğu davalı Ergo Sigortaya sigortalı aracın %25 oranında, kazaya karışan ve davalı ...Ş.'ye sigortalı aracın ise %75 oranında kusurunun bulunduğunun belirlendiği, Ankara Üniversite Tıp Fakültesi tarafından hazırlanan raporda davacının %35 oranında maluliyetinin olduğu tespitinin yapıldığı, alınan aktüer raporu sonrasında davalıların müştereken sorumluluklarına karar verildiği, kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin verdiği kaldırma kararı sonrasında kusur oranlarının belirlenmesi için İTÜ öğretim görevlilerinden alınan kusur raporu ile davalı Ergo sigortaya sigortalı aracın %25 oranında, kazaya karışan ve davalı ...Ş.'ye sigortalı aracın ise %75 oranında kusurunun bulunduğunun belirtildiği, davacının maluliyet oranının tespiti amacıyla Adli Tıp Kurumundan alınan raporda Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmeliğine göre davacının %13 oranında maluliyetinin olduğu ve 3 aylık iyileşme süresinin belirlendiği, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı nedeni ile Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri uyarınca rapor alınması gerektiği ve ilgili yönetmelik gereği davacının %14.3 oranına çalışma gücü kaybının bulunduğu, 3 ay iyileşme süresi olduğu, davacının tedavi giderlerinin belirlenmesi maksadı ile Adli Tıp Kurumu raporu esas alınarak resen seçilen doktor bilirkişiden rapor alındığı ve davacının 1.647,00 TL belgelenemeyen tedavi gideri alacağı bulunduğunun belirtildiği, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı nedeni ile PMF 1931 Yaşam Tablosu esas alınarak yapılan hesaplama neticesinde tazminat miktarının belirlendiği, davalıların kusur oranlarına göre sorumlu olduğu gerekçesiyle asıl dava dosyasında davanın kısmen kabulüne, 2.649,29 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.463,63 TL tedavi gideri, 1.235,25 TL bakıcı gideri, 169.690,52 TL sürekli iş görmezlik tazminatı olmak üzere toplam 169.690,52 TL maddi tazminatın 18.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Şirketinden tahsiline, birleşen davanın kısmen kabulüne 883,10 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 487,88 TL tedavi gideri, 411,75 TL bakıcı gideri, 54.780,78 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 56.563,51 TL tazminatın 18.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ...Ş. vekili istinaf isteminde bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili; Yerel Mahkemece açtıkları ana dava ve birleşen davanın tam kabulü gerekirken eksik inceleme ile kısmen kabulüne karar verildiğini, ayrıca asıl davada davalı olan Sompo Japan Sigorta A.Ş. tarafından sigorta edilen aracın ticari araç olmasından dolayı bu davalı yönünden ticari-avans faizi uygulanması gerekirken yasal faiz uygulanmasının da doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ...Ş. vekili; davada maluliyet oranı için dikkate alınan yönetmeliğin ve kusur dışında tazminat hesabında göz önünde bulundurulacak tüm diğer hususlar yönünden kesinleştiğini, bilirkişi raporunda Anayasa Mahkemesi kararının gerekçe gösterilerek TRH Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile 2021 yılı Asgari ücretinin dikkate alınarak hesaplama yapılmasının kabul edilemeyeceğini, yerel mahkeme tarafından verilen ilk kararda %35 maluliyet oranı ve %100 kusura göre 239.023,06 TL tazminat hesaplanmasına rağmen, istinaf sonrası verilen yerel mahkeme kararında %14,3 maluliyet oranı ve %75 kusura göre 164.342,35 TL tazminat hesaplandığını, maluliyet oranı yarıdan daha fazla oranda düşmesine rağmen tazminat miktarında belirgin bir değişim olmadığını, bu durumun sebebinin ise PMF Yaşam Tablosu ve 2021 asgari ücretinin dikkate alınması olduğunu, söz konusu uyuşmazlık bakımından poliçe başlangıç tarihi 31.08.2015 olup Anayasa Mahkemesi’nin ilgili kararı ile iptal edilen maddelerin işbu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerektiğini, ayrıca davacı tarafın kaza tarihinde 16 yaşında olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatına hak kazanamayacağını, dosyanın poliçe tanzim tarihi olan 31.08.2015 tarihi itibarıyla yeni genel şartlara tabi olduğundan geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi gideri tazminatı teminat dışı olduğunu, maluliyet raporunun Çalışma ve Meslekten Kazanma Gücü Kaybı Yönetmeliği dikkate alınarak hazırlanmasının da son derece hatalı olduğunu, kusur tespitinin yetkili merci olarak kabul edilen Adli Tıp Kurumu tarafından yapılmamasının da hatalı olduğunu, karara esas alınan kusur oranlarının kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafın yolcu konumunda olduğunu, müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğinin izahtan vareste olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 20.06.2019 tarih, 2019/561 Esas, 2019/585 Karar sayısı belirtilen kararı ile davacının birden fazla talebi olduğu halde ayrı ayrı infazı kabul olacak şekilde karar verilmeyerek alacak toplam miktarı üzerinden karar verilmesinin hatalı olduğu, davalılara ait sigorta poliçelerinin 01.06.2015 tarihli genel şartlardan sonra tanzim edilmiş olması nedeni ile TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılmasının yerinde olduğu, ancak askerlik süresinin hesaplamaya dahil edilmemesi gerekirken edildiği, davacı vekilinin kusur oranlarına göre ıslah yaptığı ve müşterek sorumluluğa dayanmadığı, davalıların belirlenen kusur oranlarına göre tazminattan ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerekirken tüm tazminattan müteselsil karar verilmesinin hatalı olduğu, davalı Ergo Sigorta Şirketinin istinaf sebeplerine gelince, ceza dosyasının fiziki çıkartılarak yolcu olan davacının hatır için taşınıp taşınmadığının değerlendirilmesi gerektiği, davacının maluliyet oranının Adli Tıp Kurumundan alınacak rapor ile netleştirilmesine yönelik davalı istinaf talebinin yerinde olduğu, bu bağlamda hüküm tarihine en yakın asgari ücret dikkate alınarak aktüerya raporu alınması gerektiği, faturalandırılmayan tedavi giderlerinden davalıların sorumlu olduğu bu taleplerin reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, davalıların geçici iş görmezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderinden sorumlu oldukları, davalıların kusur oranlarına dair istinafı bulunduğu İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğünde görev yapan 3 kişilik bilirkişi heyetinden kusur raporu alınması gerektiği gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak dosyanın işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararını davalı ...Ş. ve davacı vekilinin istinaf ettiği, davalı vekilinin, hesaplamaya maluliyet raporuna, davacı vekilinin ise hesaplanan tazminatın yeterli olmadığı yönünde istinaf nedenleri olduğu, kaldırma kararı öncesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faize göre hesaplama yapılmış olup yapılan hesaplamanın doğru olduğuna dair karar verildiği, ancak yerel mahkemenin Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gereği PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre karar verdiği, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gereği hesaplamada PMF 1931 Yaşam Tablosunun kullanılması ve artık Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerinin kullanılamayacak olması nedeni ile Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre aldırılan raporun ve aktüerya raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, davalı hatır taşıması indirimi yapılması yönünden talebi bulunduğu ancak olayda dede torun ilişkisi bulunduğu ve hatır taşımasının söz konusu olmadığı, geçici iş göremezlik tazminatından bakıcı giderinden ve tedavi giderinden davalıların sorumlu olduğu, dava konusu olayda davacı her ne kadar 17 yaşında da olsa ve gelir getiren bir işte çalışmıyor olsa da geçici iş göremezlik süresi içinde yani %100 malul sayıldığı iyileşme süresi boyunca herhangi bir işte çalışmaması zararının olmadığı şeklinde yorumlanmasının haksız fiilin zarar ilkesi ile bağdaşmayacağı, Adli Tıp Kurumundan alınan kusur raporu ile kazaya karışan araçlardan...plaka sayılı kamyon niteliğinde aracı kullanan sürücü Hasan Altındaş'ın meydana gelen kazada %75 oranında kusurlu olduğu, kazaya karışan diğer araçlardan ...plaka sayılı aracı kullanan sürücü...nin ise %25 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, davacının avans faizi uygulanmaması nedeni ile istinaf nedeni ileri sürmüşse de davacı vekilinin kaldırma kararı öncesinde istinafa getirmediği hususların kaldırma kararı sonrasında getiremeyeceği, verilen kararın hukuk kurallarına uygun olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin ve davalı ...Ş. vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ...Ş. vekili; hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faiz yönteminin kullanılması gerektiğini, davacının kaza tarihindeki yaşı dikkate alınınca geçici iş göremezlik tazminatı alamayacağını, her halükarda geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri taleplerinden sorumlu olmadıklarını, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, kusur oranını kabul etmediklerini, müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketleri tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan araçların karıştığı 29.07.2016 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tedavi gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, PMF 1931 Yaşam Tablosu progresif yöntemine göre alınan hesap raporunun davacının kabulünde olmasına, davalının geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinden sorumlu olmasına, birbiri ile uyumlu kusur raporlarına göre davacının yolcu olarak bulunduğu aracın sürücüsünün %25, kazaya karışan ve davalı ...Ş.'ye sigortalı araç sürücünün %75 oranında kusurunun bulunduğunun anlaşılmasına göre davalı ...Ş. vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı ...Ş. vekilinin diğer temyiz nedenlerine gelince; Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza 29.07.2016 tarihinde meydana gelmiştir. Somut olayda Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun verdiği 09.10.2020 tarihli rapor ile Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri uyarınca davacının %14,3 oranında çalışma gücü kaybının olduğunun kabulü ile hesaplama yapılarak karar verilmiştir. Ancak kaza tarihi itibari ile geçerli olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerinin dikkate alınarak karar verilmesi gerekmektedir. Dosya içinde Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun verdiği 25.09.2019 tarihli rapor, kaza tarihi itibari ile geçerli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmış olup söz konusu raporun karara esas alınması gerekirken hatalı yönetmelik hükümlerine göre hazırlanan raporun dikkate alınması bozmayı gerektirmiştir. 3. Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlal etmesi hali 6098 sayılı TBK m. 54'te özel olarak hükme bağlanmıştır. Bu hüküm gereğince, vücut bütünlüğünün ihlali halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddi zararın türleri; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar şeklinde düzenlenmiştir. Somut olayda, davacı kaza tarihinde 18 yaşından küçük olup, davacının gelir getiren bir işte çalışmadığı, dolayısıyla bu müddet boyunca mahrum kaldığı herhangi bir kazancı olmadığından geçici iş göremezlik zararı bulunmadığı açıktır. Karara esas alınan hesap bilirkişi raporunda ise, kaza tarihinde 18 yaşından küçük olan ve geçici iş göremezlik tazminatı talep edemeyecek olan davacı hakkında geçici iş göremezlik tazminatı hesaplanmış olup mahkeme tarafından geçici iş göremezlik tazminatını da kapsar şekilde hüküm kurulması isabetli olmamıştır. VI. KARAR 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ...Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 3. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı ...Ş. vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalı ...Ş.'ye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.01.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi,

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/26636, K. 2024/239, T. 10.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-26636-e-2024-239-k-28af01103a0c