Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/26475 E. 2024/7690 K.
Konu: Tasarrufun İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/26475
- Karar No
- 2024/7690
- Karar Tarihi
- Konu
- Tasarrufun İptali
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/201 E., 2021/2583 K. DAVA TARİHİ : 10.11.2015 HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi/ İstinaf Başvurusunun Kabulü ile Hükmün Kaldırılarak Yeniden Esas Hakkında Hüküm Kurulmak Suretiyle Davanın Kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 9. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/168 E., 2019/469 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...'ın 30.03.2014 tarihli 125.000,00 TL bedelli çekten dolayı davacıya borcu bulunduğunu, bu çeke dayalı olarak davalı ... aleyhine İzmir 13. İcra Müdürlüğü'nün 2014/4550 sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, icra takibinin kesinleştiğini, borçlu hakkında taşınır ve taşınmaz mal varlığı araştırmasının yapıldığını, bu araştırmalar sonucunda borçlunun bütün mal varlığını farklı kişilere devrettiğinin öğrenildiğini, İzmir ili Torbalı ilçesi Ayrancılar Köyü 551 ada 10 parselde kayıtlı 74 Cilt Numaralı B Blok 1 kat ve Çatı Katı 6 nolu bağımsız bölümdeki dubleks meskeni de borcun doğumundan sonra 28.08.2013 tarihinde 2.000,00 TL bedelle diğer davalı ...'ye muvazaalı olarak devrettiğini, bu devrin davacının alacağına engel olmak ve alacaklıyı zarara uğratmak kastıyla muvazaalı olarak yapıldığını belirterek davalılar arasında yapılan tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, dava konusu taşınmazın tapu harcının az ödenmesi amacıyla 2.000,00 TL bedelle satış yapıldığını, müvekkilinin dava konusu taşınmazı 28.08.2013 tarihinde diğer davalıya sattığını, taşınmazın inşaatının devam ettiği sırada müvekkili ile diğer davalının akrabası olan ... arasında protokol yapıldığını, bu protokole göre müvekkilinin 20.000,00 TL'yi peşin aldığını, geriye kalan 65.000,00 TL bedelin konut bitiminde ödeneceği konusunda anlaştıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaz üzerinde yapı inşaatı başlayıp inşaat temelinin 2011 yılında atıldığı, müteahhit ...'ın 200'e yakın daireyi 2.000,00 TL - 3.000,00 TL 'ye sattığı, bu durumun celp edilen resmi senet suretleri ile anlaşıldığı, davalılardan ...'nin kendi adına kayıtlı olan daireyi 27.08.2013 tarihinde sattığı, satmış olduğu taşınmazın bedeli ile ertesi gün 28.08.2013 tarihinde davaya konu taşınmazı satın aldığı, davalı ...'nin diğer davalı ...'dan satın almış oluğu taşınmaz için 20.000,00 TL ve 28.08.2013 tarihinde 67.000,00 TL ödediğinin dosya içerisinde celp edilen para makbuzları ile sabit olduğu, devir tarihi itibariyle taşınmaz için ödenen toplam 87.000,00 TL'nin rayiç bedeline uygun olduğu, edimler arasında misli farkın bulunmadığı, bunun yanında davalı ...'nin diğer davalının içinde bulunduğu mali durumu bildiğinin kanıtlanamadığı gibi davalılar arasında ticari ilişki olduğunu gösterir bir bilgi ve belge de sunulmadığı, dolayısıyla davalı ...'nin taşınmazı satın alan iyi niyetli 3. kişi konumda olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece beyana dayalı ödeme bilgisinin esas alındığını, somut dava kapsamında mahkemece esas alınan meblağların gerçekten ödenmiş olduğuna dair resmi yazılı herhangi bir belge bulunmadığını, adi nitelikteki belgelerin davalı adına olmadığını, dava dışı ... adına olduğunu, resmi herhangi bir ödeme belgesi bulunmadığını, ödemelerin resmi belgelerle ispatlanmasının zorunlu olduğunu, davalı tarafça yasal süre içerisinde cevap dilekçesi sunulmaması, delil bildirilmemiş olması ve muvafakatleri olmamasına rağmen süresinde bildirilmeyen delillerin toplandığı ve davalı tanıklarının dinlenildiğini, bu husustaki yazılı ve sözlü itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını, davalılardan ...'ın dosyaya sunmuş olduğu cevap dilekçesinin ise yasal süresi içerisinde sunulmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu ... ile davalı 3. kişi ... arasında akrabalık ilişkisi bulunduğu veya tasarruf tarihi öncesi tanışıklık ilişkisi bulunduğu ispat edilememiş ise de bilirkişi raporuna göre tasarruf tarihi itibariyle, 160.000,00 TL değerinde bulunan taşınmazın, 1/80'i fiyatına tapuda 2.000,00 TL bedelle satın alındığı, İİK'nun 278/III-2 maddesi kapsamında iptale tabi olduğu, davalılar taşınmazın 87.000,00 TL bedelle satıldığını savunmuşlar ise de tapudaki satış bedeli dışında yapılan ödemelerin, davalı 3. kişi ... tarafından, devir tarihi veya devir tarihine yakın tarihli banka hesap hareketleri, banka ödemesi, kredi kullanımı gibi delillerle ispatlanamadığı, davalı 3. kişi ... tarafından dosyaya sunulan 10.08.2012 tarihli, 20.000,00 TL bedelli ve 28.08.2013 tarihli, 67.000,00 TL bedelli, davalı borçlu tarafından imzalanmış para makbuzlarının, tarafları arasında her zaman düzenlenmesi mümkün olup, üçüncü kişiler yani somut olayda davacı alacaklı yönünden bağlayıcılığı olmadığı gerekçesiyle davacı ...'nün istinaf talebinin kabulü ile İzmir 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 07.11.2019 tarih ve 2018/168 Esas, 2019/469 Karar sayılı kararının, HMK'nın 353/1-b-3 maddesi uyarınca kaldırılmasına, yeni hüküm tesisine, davanın kabulü ile dava konusu; İzmir İli, Torbalı İlçesi, Ayrancılar Köyü, 551 ada, 10 parsel, B-Blok, 1. kat ve çatı katı, 6 nolu "dubleks mesken" vasfındaki bağımsız bölümün, davalı borçlu ... tarafından, davalı 3. kişi ...'ye 28.08.2013 tarih ve 10865 yevmiye sayılı resmi senet ile yapılan satışına ilişkin tasarrufun iptali ile İİK'nın 283/1 maddesi uyarınca, tasarrufa konu taşınmaz üzerinde, İzmir 13. İcra Müdürlüğü'nün 2014/4550 sayılı takip dosyasındaki alacak ve fer'ileri ile sınırlı olmak kaydıyla davacıya cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; iptali istenen tasarrufun yapıldığı esnada borçlu ...'ın davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, davacının alacağının doğum tarihinin, davaya konu tasarrufun gerçekleşmesinden çok sonra olduğunu, diğer davalı ...'ın müteahhit olduğunu, davalı ...'ün tüm birikimleri ile bir taşınmaz almak için diğer davalıya müracaat ettiğini, henüz inşaat başlamadan protokol imzalandığını, bu tarihten önce diğer davalı ...'ı tanımadığını, ...'ün kendi adına kayıtlı İzmir, Gaziemir, Çay Mah., 2033 ada, 1 parselde kayıtlı 8 nolu taşınmazı 27.08.2013 tarihinde sattığını ve satmış olduğu taşınmazın bedeli ile ertesi gün 28.08.2013 tarihinde davaya konu taşınmazı satın aldığını, diğer davalı ...'dan taşınmazın bedelini ödeyerek satın aldığına ilişkin 10.08.2012 tarihli 20.000,00 TL bedelli ve 28.08.2013 tarihli 67.000,00 TL para makbuzları bulunduğunu, müteahhit ...'ın ticari faaliyet alanı göz önünde bulundurulduğunda aynı binada ve sitede bulunan tüm taşınmazların 2.000,00 TL karşılığında muvazaalı satışından bahsetmenin hayatın gerçekliğine aykırılık teşkil ettiğini, taşınmazın davalı ...'ün tasarrufunda olduğunu, dosya içerisinde bulunan su abonelik sözleşmesi, elektrik abonelik sözleşmesi, doğalgaz talebine ilişkin belge, davaya konu taşınmazın doğalgaz tesisatı, kombi montajının davalı ... tarafından yaptırıldığına ilişkin belgeden de anlaşıldığı üzere taşınmazın alımından sonra tüm işlemlerin ... tarafından yapıldığının görüleceğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme Tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK.md.283/1). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nispi nitelikte, yasadan doğan bir dava olup tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir. Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle İİK.nun 278. maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır. Keza İİK.nun 280. maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir. Öte yandan İİK.nun 279. maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır. Bölge Adliye Mahkemesince; bilirkişi raporuna göre tasarruf tarihi itibariyle, 160.000,00 TL değerinde bulunan taşınmazın, 1/80'i fiyatına tapuda 2.000,00 TL bedelle satın alındığı, İİK'nun 278/III-2 maddesi kapsamında iptale tabi olduğu, davalılar taşınmazın 87.000,00 TL bedelle satıldığını savunmuşlar ise de tapudaki satış bedeli dışında yapılan ödemelerin, davalı 3. kişi ... tarafından, devir tarihi veya devir tarihine yakın tarihli banka hesap hareketleri, banka ödemesi, kredi kullanımı gibi delillerle ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir. Tapudaki satış bedeli dışında yapılan ödemelerin davalı 3. kişi tarafından devir tarihi veya devir tarihine yakın tarihli banka hesap hareketleri, banka ödemesi, kredi kullanımı gibi delillerle ispatlanması mümkün olup bu belgelerdeki meblağların tapudaki bedele eklenerek mislini aşan bedel farkının varlığı değerlendirilmelidir. Dava konusu İzmir ili Torbalı ilçesi Ayrancılar Köyü 551 ada 10 parselde kayıtlı 74 Cilt Numaralı B Blok 1 kat ve Çatı Katı 6 nolu bağımsız bölümdeki dubleks meskenin 28.08.2013 tarihinde davalı borçlu ... tarafından davalı 3. kişi ...'ye 2.000,00 TL bedelle devredildiği, mahkemece yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuna göre taşınmazın satış tarihindeki gerçek değerinin 160.000,00 TL olduğu anlaşılmakta ise de davalı 3. kişi ... 28.01.2016 tarihli ön inceleme duruşmasında dava konusu taşınmazı devralmadan bir gün önce 27.08.2013 tarihinde kendisine ait Gaziemir'de bulunan bir başka taşınmazını dava dışı bir şahsa devrettiğini ve bu devirden aldığı parayla da bir gün sonra 28.08.2013 tarihinde dava konusu taşınmazı satın aldığını belirtmiş olup, davalı 3. kişi ... tarafından dava konusu tasarruftan bir gün önce yapılan taşınmaz devrine ilişkin tapu kayıtlarına dair bilgilerin belirtildiği ve İlk Derece Mahkemesince de bu tapu kayıtlarının dosyaya getirtildiği anlaşılmıştır. Tasarruf tarihinden bir gün önce satılan taşınmaz karşılığı alınan bedelin, bir gün sonra borçluya davaya konu taşınmazın alımı için ödenen para olduğu kabul edilmelidir. Bu durumda bilirkişi tarafından belirlenen rayiç değer ile davalı 3.kişi tarafından ödendiği ispat edilen değer arasında mislini aşan bedel farkının bulunmadığının kabulü gerekir. Öte yandan; İİK'nın 280. maddesine göre kötü niyeti kanıtlama yükümlülüğü davacı tarafta olup davalı borçlunun müteaahhit olduğu, işi gereği çok sayıda taşınmazı yapıp devrettiği, devrettiği birçok taşınmazın tapuda gösterilen devir bedelinin eldeki dosyada olduğu gibi 2.000,00 TL olduğu, davalı 3. kişi ...'nin dava konusu taşınmazı kullandığı, elektrik, su, doğalgaz aboneliklerinin üzerinde olduğu hususları birarada değerlendirildiğinde, davalı 3. kişi ...’nin davalı borçlu ile yakınlığı veya tanışık olduğu yada İİK’nın 280/1 maddesi gereğince borçlunun mali durumunu bilebilecek şahıslardan olduğu da ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetli görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı ...'ye iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine, kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,16.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.