Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/26223 E. 2024/1053 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/26223
- Karar No
- 2024/1053
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1041 E., 2021/1510 K. DAVA TARİHİ : 01.12.2016 HÜKÜM/KARAR : Kabul/Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/511 E., 2020/49 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili kurum üyesi davalı ...'in üyelikte 15 yıllık süreyi doldurarak konut kredisi kullanma koşulunu sağlaması üzerine imzalamış olduğu konut kredisi başvuru formu ile 180 ay vade ile 142.500,00 TL konut kredisi talebinde bulunduğunu, müvekkili kurum tarafından yasal kesintiler yapılarak 24.10.2012 tarihinde 141.178,93 TL konut kredisinin ilgilinin hesabına yatırıldığını, davalının konut kredisi kullanırken kuruma ibraz ettiği ekspertiz raporunun gerçeğe uygun olmadığının anlaşılması nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini ve borcun tamamının muaccel ... geldiğini, muaccel ... gelen borcun 19.04.2013 tarihine kadar ödemesi gerektiğinin davalıya bildirildiğini, bu tarihe kadar borcu ödememesi üzerine Ankara 17. İcra Müdürlüğü'nün 2015/5275 Esas (Yeni Esas 2017/6058) sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı tarafça takibe itiraz edildiğini ve takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalının itirazının haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek davalının Ankara 17. İcra Müdürlüğü'nün 2015/5275 Esas (Yeni Esas 2017/6058) sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından uygulanan fesih işleminin hukuka uygun olduğu ve alacağın tamamının muaccel ... geldiği, bu kapsamda söz konusu işleme dayalı olarak başlatılan icra takibine davalının itirazının haksız olduğu, alacak likit olup koşulları oluştuğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, Ankara 17. İcra Müdürlüğü'nün 2017/6058 Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili hakkında dava konusu olay nedeniyle başlatılan soruşturma dosyasının sonucunun beklenilmesi gerektiğini, müvekkilinin işlediği bir suç olmadığını, müvekkilinin vadesi gelmemiş kredi borçlarından da borçlandırılmasının hukuka aykırı olduğunu, davacı kurumun kendi içerisindeki bazı kişilerin işlediği suçlardan ötürü müvekkilinin de kredi sözleşmesinin iptal edildiğini, müvekkilinin ceza yargılaması sonunda suçlu bulunması halinde kredi sözleşmesinin iptal edilmesi gerektiğini, müvekkilinin mağdur edildiğini ve fahiş miktarda borçlandırıldığını, müvekkilinin suçlu olup olmadığı sabit değilken davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı kurumun mevzuatı uyarınca üyelerine sosyal yardım amacı ile dayanışma ilkeleri çerçevesinde kullandırılan kredi sözleşmesi ve hükümleri ile bağlı olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin fesih gerekçesi olan Yönetmeliğin 12/a maddesine göre bu belgelerin sahte olduğunun anlaşılmasının fesih için yeterli olduğu, kredi kullananın sahteciliğe dahlinin bulunup bulunmadığı sonuca etkili olmadığından mahkemece soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılmamasında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı kurumun üyesi olan davalı tarafından kullanılan konut kredisine ilişkin belgelerin sahte olduğunun anlaşılması üzerine sözleşmenin feshedilmesi sonucunda muaccel ... gelen bakiye borcun tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, ... Konut Kredisi Yönetmeliği'nin 26 ncı maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, davalının kredi kullanılması esnasında sunduğu ekspertiz raporunun sahte olduğunun anlaşılmasına, ... Konut Kredisi Yönetmeliği'nin 26 ncı maddesine göre fesih için sunulan belgelerin sahte olduğunun anlaşılmasının yeterli olmasına, ceza dosyasının beklenilmesinin Yönetmelik ve sözleşme hükümleri karşısında gerekli olmaması ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.