Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/25724 E. 2023/6188 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/25724
Karar No
2023/6188
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/774 E.- 2021/760 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/İHK-29904 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Reddi / İtirazın Kısmen Kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/76336 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacının itirazının kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sürücüsü olduğu araç ile davalıca Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını, davacıya davaya konu uyuşmazlık ile ilgili olarak, evvelce mahkemede yapılan yargılama sonucu sürekli iş göremezlik tazminatı ve tedavi gideri olarak kısmi ödeme yapıldığını, ancak davacının maluliyetinde gelişen duruma bağlı maluliyet artışının bulunduğunu belirterek, artan maluliyet nedeniyle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 50.000,00 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; aynı olaya ilişkin davacı mahkemeye başvurduğundan kesin hüküm nedeniyle davanın reddi gerektiğini, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/14 üncü maddesi gereği davanın usulden reddi gerektiğini, eksik evrakla başvuru yapıldığından usulden red kararı verilmesi gerektiğini, davacıya ödeme yapıldığını, ödemenin yeterli olduğunu ve bakiye alacağının kalmadığını, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun usule uygun olmaması nedeniyle kabul etmediklerini, maluliyet artışına yönelik yeni ve geçerli bir raporun alınması gerektiğini, kusur oranlarının Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden alınacak bir raporla belirlenmesi gerektiğini, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, emniyet kemeri takmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, taraflar arasında uzlaşma olup olmadığının netleşmesi gerektiğini, temerrüt oluşmadığından aleyhe faize hükmedilmemesi gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...davacı tarafından davalı aleyhine 09.01.2018 tarihinde Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2018/19 esas sayılı dosya ile aynı uyuşmazlığa ilişkin olarak sürekli iş göremezlik tazminatı ile tedavi giderlerine yönelik dava açıldığı, yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verildiği, tarafların karardan sonra anlaşarak davacının ödeme karşılığında davalı ... şirketini ibra ettiği, buna yönelik 20.05.2020 tarihli feragat beyanının olduğu, bu nedenle davacının feragat nedeniyle eldeki tahkim başvurusunu yapmakta hukuki yararının bulunmadığı" gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; gelişen durumun araştırılması gereken yeni bir olgu olduğunu, yeterli araştırma yapılmadan eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğini,davacının tüm tedavi evrakları ile gerekirse muayenesi de sağlanarak Adli Tıp Kurumu'ndan veya üniversitelerin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan, (davacının şikayetlerine göre belirlenecek) 3 kişilik heyetten, feragat tarihinden sonra tedavilerinin devam edip etmediği, bu tarihten sonra maluliyet oranında gelişen bir durum bulunup bulunmadığı ve maluliyet oranı, kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmeliğe uygun olarak belirlenmek suretiyle ayrıntılı gerekçeli, denetime elverişli rapor alınarak neticesine göre gerektiği takdirde hesap bilirkişisinden de rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken feragat tarihinden sonra davacının maluliyetinde artış olup olmadığı araştırılmadan karar verildiğini belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Her ne kadar davacı tarafından davalı aleyhine evvelce açılan davada hükmedilen tazminatın tüm fer'ileriyle birlikte tahsil edildiği, davalı sigortanın ibra edildiği sabit ise de, davacının eldeki tahkim başvurusundaki talebinin artan maluliyete ilişkin olduğu, mahkemede verilen ibranın artan maluliyet yönünden bağlayıcılığının bulunmadığı, bu nedenle işin esasının incelenmesi gerektiği, artan maluliyete yönelik davacının sunduğu 05.01.2021 tarihli maluliyet raporunda davacının artan maluliyetinin ispat edilemediği, son rapordan sonra davacının maluliyetinin neye göre arttığının açıklanamadığı, raporun tıbbi dayanak ve bilimsel veriden uzak olduğu, bu nedenle artan maluliyete yönelik geçerli bir rapor sunulmadığı kabul edilerek dava açılmasının ön koşulunun yerine getirilmediği, başvurunun usulden reddi gerektiği" gerekçesiyle davacının itirazlarının kısmen kabulüne, davanın usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; gelişen durumun araştırılması gereken yeni bir olgu olduğunu, yeterli araştırma yapılmadan eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğini,davacının tüm tedavi evrakları ile gerekirse muayenesi de sağlanarak Adli Tıp Kurumu'ndan veya üniversitelerin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan, (davacının şikayetlerine göre belirlenecek) 3 kişilik heyetten, feragat tarihinden sonra tedavilerinin devam edip etmediği, bu tarihten sonra maluliyet oranında gelişen bir durum bulunup bulunmadığı ve maluliyet oranı, kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmeliğe uygun olarak belirlenmek suretiyle ayrıntılı gerekçeli, denetime elverişli rapor alınarak neticesine göre gerektiği takdirde hesap bilirkişisinden de rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken feragat tarihinden sonra davacının maluliyetinde artış olup olmadığı araştırılmadan karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacının sürücüsü olduğu araç ile davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın 27.07.2017 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün gelişen duruma bağlı olarak uğradığı bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu, 51 inci ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 inci ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin on dördüncü fıkrası. 3. Değerlendirme 1. Dosyanın incelenmesinde; davacı tarafından aynı kazaya ilişkin davalı aleyhine Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/19 esas sayılı dosyasında sürekli iş göremezlik tazminatı ile tedavi gideri alacağı davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin on dördüncü fıkrasında "Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz." şeklinde düzenleme mevcuttur. Somut olayda, aynı kazaya ilişkin davacı tarafından Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/19 esas sayılı dosyasında sürekli iş göremezlik tazminatı ile tedavi gideri alacağı davası açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiği dikkate alındığında 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin on dördüncü fıkrası gereğince, eldeki başvurunun konusu olan gelişen duruma bağlı artan maluliyet nedeniyle bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı talebi için de davalı aleyhine mahkemeye başvurması gerektiğinden, başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 2.Bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 09.05.2023 tarihinde Başkan ... ve Üye ...'nin karşı oyları ile oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dosya kapsamından, İstanbul Medeniyet Üniversitesinden alınan 05.01.2021 tarihli raporda davacının % 14 oranında artan oran niteliğinde maluliyeti olduğunun bildirildiği, olay tarihi olan 27.07.2017 tarihinde Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik'in yürürlükte olduğu, 05.01.2021 tarihli raporda ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin esas alındığı anlaşılmaktadır. İtiraz Hakem Heyetince artan oranın ispatlanamadığı maluliyet raporu nedeniyle başvurunun usulden reddine karar verilmiş ise de; olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacıda gelişen durum olup olmadığına dair rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılmıyorum. KARŞI OY YAZISI Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/25724, K. 2023/6188, T. 09.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-25724-e-2023-6188-k-9eff82f5bc07