Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/25282 E. 2023/4287 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/25282
Karar No
2023/4287
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/712 Değişik İş- 2021/713 Karar SAYISI : İHK-2021/28961 HÜKÜM/KARAR : Davalının itirazının reddi/ Başvurunun kabulü SAYISI : K-2021/74676 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMZZ) poliçesi ile sigortalı olan araç ile davacı sürücünün kullandığı aracın 12.02.2019 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucunda davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin talep ... saklı kalmak üzere 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; yargılama sırasında bedel arttırım dilekçesi ile dava değerini 95.853,21 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmediğini, başvuran tarafa davalı ... tarafından 30.01.2020 tarihinde 50.942,55 TL ödeme yapıldığını ve davalı şirketin başkaca bir sorumluluğun kalmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu kaza nedeniyle olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre davacının % 8 oranında malul kaldığının tespit edildiği, kaza tespit tutanağı ve diğer belgelere göre kazada sigortalı araç sürücünün %100 kusurlu olduğunun anlaşıldığı, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile davacının zararının belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 95.853.21 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 30.12.2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan maluliyet raporunun mevzuata uygun olmadığını, davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, davacının alacağının % 20'sini geçerli bir temlikname ile devrettiğini, temlikname dikkate alınmadan tazminatın tamamının davacıya ödenmesine karar verilmesinin doğru olmadığını, sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusuru kabul etmediklerini, Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, davalı şirket tarafından davacıya yapılan ödeme ile sorumluğunun sona erdiğini, aktüer bilirkişi raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılarak hesaplama yapılması gerektiğini, kaza esnasında davacı sürücünün emniyet kemerini takıp takmadığı hususu belirsiz olduğundan hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacıya kaza sebebiyle Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının tespiti ile eğer ödeme yapıldı ise tazminattan düşülmesi gerektiğini ve davacı vekili lehine hükmedilen vekâlet ücretinin asliye hukuk mahkemeleri için hesaplanacak vekâlet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyaya sunulun Balıkesir Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen maluliyet raporunun davacının kaza sebebiyle gerçekleşen maluliyete esas arazları ile maluliyeti arasında illiyet bağı kurulmak suretiyle, fiziki muayenesi yapılarak hazırlandığı, bilimsel gerçekleri yansıttığı denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, uyuşmazlığa konu kazanın 12.02.2019 tarihinde gerçekleştiği ve davacı tarafından davalı ... şirketine 12.02.2021 tarihinde başvuruda bulunduğu anlaşılmış olup, davacının talebinin zamanaşımına uğradığına yönelik davalı vekilinin itirazının yerinde olmadığı, davalı vekili tarafından itiraz dilekçecine eklenen ve davalı vekilinin temlikname olarak nitelendirdiği belge incelendiğinde, bu belgenin davacı ile davacı vekili arasında imzalanan avukatlık ücret sözleşmesi olduğunun anlaşıldığı, kaza tespit tutanağında, sigortalı araç sürüsücünün asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiği, kazanın oluş şekli de dikkate alındığında yeniden bilirkişi incelemesi yapılmamış olmasında bir isabetsizlik görülmediği, aktüer bilirkişi raporunda davalının yaptığı ödemenin ödeme tarihi itibariyle denetlendiği ve yeterli olmadığının belirlendiği, raporun dosya içeriğiyle uyumlu, sonuçları itibariyle denetlenebilir, emsal Yargıtay içtihatlarında esas alınan kriterlere uygun olduğu görülerek hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmediği, kaza tespit tutanağında, davacının emniyet kemeri takıp takmadığının belirsiz olarak işaretlendiği, bunun dışında, davacının müterafik kusuru olduğuna ilişkin herhangi bir bilgi ve belgeye de dosyada rastlanılmadığı, dosya kapsamında kazanın iş kazası olduğuna ilişkin ve yine Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından rücuya tabi bir ödeme yapılmasını gerektirir bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığı için bu yönden inceleme yapılmasına gerek görülmediği ve davacı için Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen nisbi vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde: itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle İtiraz Hakem Heyeti kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51, 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun'un 85 inci ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin on yedinci fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 12.02.2019 tarihinde meydana gelmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur TBK'nın 52 nci maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK'nın 52 nci maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Dosyadaki belge ve bilgilerden, davacının sürücüsü olduğu araç ile karıştığı kazada, sol klavikula kırığı oluşacak şekilde yaralanması dikkate alındığında kaza sırasında emniyet kemeri takmadan seyahat ettiği anlaşılmaktadır. Şu halde İtiraz Hakem Heyetince, davacının emniyet kemeri takmadan yolculuk ettiği dikkate alınarak yerleşik içtihatlarımıza göre yukarıdaki yasal düzenleme kapsamında davalı lehine %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru değildir. 4. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4 ) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 23.03.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur TBK'nın 52 nci maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Somut olayda davacı, araçta sürücü olarak bulunmaktadır. Kaza tespit tutanağına göre davacının emniyet kemeri takıp takmadığı belirsiz olup gerçekleşen yaralanmanın niteliği de yaralanmanın emniyet kemeri takılmamasından kaynaklandığını açıkça göstermediğinden sayın çoğunluğun emniyet kemeri nedeniyle tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması şeklindeki (3) numaralı bentteki bozma gerekçesine katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/25282, K. 2023/4287, T. 23.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-25282-e-2023-4287-k-0e7e66b01663