Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/25209 E. 2023/10651 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/25209
- Karar No
- 2023/10651
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/36 E., 2021/107 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü Taraflar arasında görülen manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 03.07.2011 tarihinde müvekkillerinin murisi olan ...'ün yolcu olarak bulunduğu motosiklet ile davalının idaresindeki aracın karıştığı trafik kazası sonucu müvekkillerinin murisi ...'ün 06.07.2011 tarihinde vefat ettiğini, davalının %100 kusurlu bulunduğunu ileri sürerek murisin babası ... ve annesi ... için ayrı ayrı 25.000,00 TL ve kız kardeş ... için ise 10.000,00 TL olmak üzere toplam 60.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 26.03.2015 tarihli ve 2011/194 Esas, 2015/179 Karar sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulü ile davacılar ... ve ... için ayrı ayrı 15.000,00 TL, davacı ... Küçük için 8.000,00 TL olmak üzere toplam 38.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 03.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 07.11.2018 tarihli ve 2015/18517 Esas, 2018/10264 Karar sayılı kararı ile; "mahkemece, meydana gelen trafik kazası sonucu, davacıların oğlu ve kardeşi ... için duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, oluşan zararın ağırlığı hususları gözönünde tutularak, olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen, davacılar için hak ve nasafet kuralları çerçevesinde daha fazla manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, somut olay ile bağdaşmayan az miktarda manevi tazminata hükmedilmesinin uygun görülmediği" gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 20.05.2021 tarihli ve 2021/36 Esas, 2021/107 Karar sayılı kararı ile; davanın kabulü ile muris ... yönünden 25.000,00 TL, muris ... yönünden 25.000,00 TL, davacı ... Küçük yönünden 10.000,00 TL olmak üzere toplam 60.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 03.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen (bozma üzerine verilen) kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığını, ceza yargılaması bilirkişi raporu ile davacılar murisi motosiklet yolcusunun kaza esnasında kask takmaması nedeniyle kusurlu olduğunun açıkça belirtildiğini, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı idaresindeki aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu ölen yolcunun anne, baba ve kardeşinin manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 47 nci maddesi. 3. Değerlendirme Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Bozma sonrası mahkemece verilen kararın bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmamasına ve özellikle manevi tazminatın takdirinde olay tarihinde yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu'nun 47 nci maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nasafet kuralları çerçevesinde karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 12.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.