Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/13111 E. 2024/914 K.
Konu: Tasarrufun İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/13111
- Karar No
- 2024/914
- Karar Tarihi
- Konu
- Tasarrufun İptali
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/54 E- 2015/198 K DAVALILAR : 1-..., 2-... vekili Avukat ... 3-... BİRLEŞEN 2014/280 E SAYILI DOSYASI DAVALILAR : 1-..., 2-..., 3-... DAVA TARİHİ : 02.05.2014 HÜKÜM : Asıl Davanın Kabulüne, Birleşen Davanın Reddine Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir. Birleşen davanın reddine dair verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olup; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'nin davacının eski eşi olduğunu, davalı ile aralarındaki boşanma davası neticesinde maddi-manevi tazminat istemlerinin kabulüne karar verildiğini, alacakların Nazilli 2. İcra Müdürlüğünde takibe konu edildiğini, davalı borçlunun babasından kalan ...... Mahallesi 175 ada, 7 parseli kızkardeşi ...'a, aynı ada, 6 parselde ki gayrımenkulü ise kız kardeşi ...'e devrettiğini beyan ederek, dava konusu tasarrufların iptalini talep ve dava etmiş, birleşen dava da ise; davalı borçlu...ye babasından intikal etmesi gereken;... Köyü, 190 ada, 6 parsel sayılı taşınmaz yönünden de davalı borçluya pay verilmediğini,...ye verilmesi gereken hisselerin, davalı borçlunun kardeşleri olan ... 'a, Melahat'a,...ye,...'e verildiğini,... tarafından da payın Melahat'e devredildiğini, yapılan işlemlerin danışıklı yapıldığını, davalı borçlunun boşanma davası neticesinde verilen nafaka ve tazminatları ödememek için söz konusu tasarrufları yaptığını beyan ederek, davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemenin 10.07.2015 tarih, 2013/54 E-2015/198 K. sayılı kararı ile; davalı ...'nin;... Mahallesi 175 ada 7 parseldeki 1/7 hissesini 500,00 TL bedelle kız kardeşi ...'a,... mahallesi 175 ada 6 parseldeki 1/7 hissesini 100,00 TL bedelle kız kardeşi...'e satış yoluyla devrettiği, mahkememizce yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporuna göre 175 ada 7 parseldeki davalı ...'ye ait payın bedelinin devri tarihi itibariyle 1.025,63 TL, 175 ada 6 parseldeki payın bedelinin 2.170,00 TL olduğu, bu haliyle asıl davada davalılar ... ve...'in diğer davalı ...'nin kardeşi olması nedeniyle davacı ile aralarındaki alacak ve borç ilişkisini bilmemelerinin mümkün olmadığı anlaşıldığından; asıl davada davacı tarafından davalılar aleyhine açılan davanın kabulüne, Birleşen dava yönünden ise... Mahallesi 190 ada 6 parseldeki davalı ...'ye ait olduğu ileri sürülen 1/7 payın diğer davalılardan hangisine kaydedildiği, yani davalı ...'ın mı yoksa...'in mi üzerine kaydedildiği konusunda davacı tarafın herhangi bir kanıt sunamadığı, kaldı ki öyle olsaydı davalı ...'nin murisinden intikal eden diğer 175 ada 7 parsel ve 175 ada 6 parseldeki payları da almaması gerektiği, 190 ada 6 parseldeki payını almamasının aralarındaki taksim doğrultusunda olduğunun değerlendirildiği, 190 ada 6 parseldeki davalı ...'in kendisine ait olan payı ...'a devretmesinin herhangi bir özellik arz etmediği, bu yönüyle birleşen davada davacının davasını ispat edememiş olması nedeniyle davalılar tarafından açılan davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; borçlu-davalı ... ile diğer davalıların kardeş oldukları, borçlu ...nin kendisine intikal edecek 19.640 lira değerinde ve halen içinde ikamet ettiği ev ve bahçedeki hissesini bilinçli olarak üzerine almayıp, toplam 3.275,00 TL miras payı olan diğer 2 parseldeki paylarını alıp, daha sonra güya borcu olduğu için davalı kız kardeşlerine satmış gibi işlem yaptığını, bu suretle aslında bağışlama sayılan bir tasarrufta bulunduğunu, borçlunun kendisine düşen miras payından hiçbir şey almayarak, mirasını ivazsız olarak bağışlamasının da iptale tabi olduğunu, davalı borçlu ...nin borçlarını ödeyemez halde iken ve kardeşlerinin bu durumunu bilen diğer davalıların, kardeşlerinin alacaklısına zarar verme kastı ile yaptığı 175 ada 6 parsel, 175 ada 7 parsellerdeki ivazlı devir ile 190 ada 6 parseldeki ivazsız devrin alacaklılarına zarar verme kastı ile yapıldığını bilen kişiler olduğu dikkate alındığında devirlerin İİK’nun 280 inci maddesine de aykırı olduğu beyan edilerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalılar arasındaki tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 427 ve devamı maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 277 ve devamı maddeleri 3. Değerlendirme 1- İİK'nun 282 nci maddesi gereğince iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Ayrıca, kötü niyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabilir. Buradaki üçüncü kişiden maksat, borçlu ile doğrudan işlem yapan değil, borçlu ile işlemde bulunan kişiden mal veya hakkı satın alan kişi olup uygulamada buna dördüncü kişi denilir. Borçlu ile işlemde bulunmayan dördüncü veya ondan sonraki kişiler hakkında dava açılıp açılmaması davacının isteğine bağlıdır ve bu kişiler yönünden iptal kararı verilebilmesi kötü niyetli olduklarının yani borçlunun alacaklılara zarar verme kastı ile hareket ettiğini bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduklarının kanıtlanmasına bağlıdır. İİK’nın 283/II maddesine göre de iptal davası, dava konusu mal ve hak, lehine tasarruf yapılmış olan 3. kişinin elinde ise iptal davasının konusu o mal veya hak üzerinde cebri icraya devam edilmesi, lehine tasarruf yapılan kişi o mal veya hakkı elinden çıkarmış ise o zaman 3.kişinin o mal veya hakkın değeri oranında tazminata mahkum edilmesi gerekir. Üçüncü kişinin mal veya hakkı dava sırasında elinden çıkarması veya elinden çıkardığının dava sırasında öğrenilmesi halinde davanın ıslahına gerek olmadan davacı alacaklı davaya bedel davası olarak devam edilmesini isteyebilir veya devralan 4. kişiyi davaya dahil ederek davaya devam edebilir. Somut olayda; davalı borçlunun babasından miras olarak kalması gereken; ... Köyü, 190 ada, 6 parsel sayılı taşınmazın mirasçılar arasında 1/7 pay olarak devredilmesi gerekirken; davalı ...'a 2/7 pay, ...'a 1/7 pay, dava dışı...ya 1/7 pay, dava dışı ...'e 3/7 pay verildiği, davalı ...'nin payının davalı ...'a 2/7 pay, ve kardeşi...'e 3/7 pay verildiği,...'in de bu payı davalı ...'a devrettiği beyan edilerek davalı ...'e devredilmesi gereken pay ile ilgili yapılan tasarrufların iptali talep edilmiştir. Dosya içerisinde yer alan belgeler incelendiğinde; Dava konusu,... Köyü 175 ada, 7 parsel, dava dışı 175 ada 9 parsel ve dava konusu190 ada, 6 parselin tamamı elbirliği halinde; ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... adına kayıtlıyken aralarında yaptıkları rızai taksim sözleşmesine göre;... Köyü, 175 ada, 7 parsel taşınmazın 2/7 payı ...'a, 2/7 payı ...'e, 1/7 payı ...'a, 1/7 pay ...'e, 1/7 pay ...'e,... Köyü, 175 ada, 9 parselde kayıtlı taşınmazın 3/7 payı ...'a, 4/7 payı...ya,... Köyü, 190 ada, 6 parselde kayıtlı taşınmazın da 2/7 payı ...'a, 1/7 payı ...'a, 1/7 payı...ya, 3/7 payı da ...'e taksim edildiği, 190 ada, 6 parsel el birliği halinde 7 kişiye aitken, 19.03.2012 de ..., ... ve ...'in hisselerini ...'e devrettiği, dava dışı ... tarafından da hisselerin davalı ... ve ...'a devredildiği anlaşılmıştır. Dava konusu 190 ada, 6 parseldeki davalı borçlu hissesinin, ... ve sonrasında da davalı olarak gösterilen ... ve Melahat'e devredildiğinin anlaşılmış olmasına, davalı borçlu ile ... arasında İİK madde 282 nci maddesi gereğince zorunlu dava arkadaşlığının da bulunmuş olmasına göre ...'in davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesi doğru görülmemiştir. 2- Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle kararın resen BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 24.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi