Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/24916 E. 2023/13452 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/24916
Karar No
2023/13452
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1087 E., 2021/1264 K. Avukat ..., Avukat ... Avukat ... DAVA TARİHİ : 31.03.2020 HÜKÜM/KARAR : Davalının İstinaf İsteminin Reddi / Davacının İstinaf İsteminin Kabulü ile Kararın Kaldırılması İLK DERECE MAHKEMESİ : Akşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/169 E., 2021/87 K. Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar sebebiyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 21.01.2020 tarihinde sürücü 'ın sevk ve idaresindeki araç ile sürücüsü ...'ın sevk ve idaresindeki tescilsiz motorsiklete kırmızı ışık ihlali yaparak çarpması sonucu kusursuz müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, olay sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağına göre tüm kusur müvekkiline verilmiş ise de tespitin müvekkilinin hastaneye götürüldüğü sırada yapıldığını, oluşan kazada tüm kusurun kırmızı ışık ihlali yapan diğer sürücü 'da olduğunu belirterek ve belirsiz alacak davası olarak şimdilik sürekli iş göremezlik tazminat alacağı için 1.000,00 TL, geçici iş göremezlik tazminat alacağı için 1.000,00 TL, geçici bakıcı ihtiyacı için 1.000,00 TL fatura edilmeyen ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından karşılanamayan tedavi gideri tazminatı için 100,00 TL olmak üzere toplam 3.100,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, bedel artırım dilekçesiyle talep tutarını toplam 105.706,20 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın öncesinde arabuluculuk yoluna başvurmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle huzurdaki davanın reddinin gerektiğini, dava konusu kazada davacı tarafın tam kusurlu olduğunu, davacının geçici iş göremezlik tazminatına hak kazanmasının ancak bir işte çalıştığının kanıtlanması durumunda mümkün olabileceğini, davayı kabul manasında olmamak üzere gelirin asgari ücret üzerinden hesap edilmesi gerektiğini, kaza anında tescilsiz motosiklet ehliyetsiz sürücü olan davacının, kendi sağlığını önemsemeyerek gerekli koruyucu ekipman ile kask kullanıp kullanmadığının tespit edilmesi gerektiğini, sonuca göre de %50'den aşağı olmamak kaydıyla tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunun gerektiğini, tüm bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın esastan ve usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu kazaya karışan sürücülerin kusur oranlarının tespitine ilişkin mahallinde trafik bilirkişi refakatinde keşif icra edilmiş olup keşiften sonra bilirkişinin dosyaya ibraz ettiği 13.11.2020 havale tarihli kusur raporunda; "araç sürücüsü 'ın kırmızı ışıklı trafik işaretinde veya yetkili memurun dur işaretinde geçme kuralını ihlal ettiği, bu sebeple asli kusurlu olduğu, motosiklet sürücüsü ...'ın kazanın oluşumu ile ilgili olarak herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığı" belirtilmiş olup, hazırlanan kusur raporunun oluşa ve dosya kapsamına uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, rapor hazırlanırken kamera görüntülerinin, trafik ışıklarının yanış şemasının ve yanma sürelerinin ve tanık beyanlarının ayrıntılı ve isabetli bir şekilde değerlendirildiği anlaşılmakla kusur raporu hükme esas alındığı, meydana gelen kazada 'ın %100 kusurlu olduğu kabulü ile kaza tespit tutanağında motosiklet sürücüsü davacının ehliyetinin bulunmadığının yazılı olduğu ve aksinin davacı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak davanın kısmen kabulü ile 16.737,30 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 54.409,52 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 9.427,60 TL bakıcı gideri ve 4.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 84.574,42 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili lehine hesaplanan ve hükmedilen tazminat tutarının az olduğunu, davacı lehine aktüer bilirkişi raporunda hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak tazminatın düşürülmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılmasını gerektiren bir durum olmadığını, tazminatın artırılmasını gerektiğini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; yasaya ve usule aykırı olarak Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre belirlenmiş maluliyet raporu baz alınarak ve PMF Yaşam Tablosu ile %10 indirim ile %10 artırım yolu kullanılarak yapılan hesaplamanın hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, tedavi süresi içinde ortaya çıkan geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi giderleri dahil tüm tazminat ve giderlerin poliçe teminat kapsamı dışında olduğunu, kurulan hükmün hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik tazminat taleplerinin de tedavi teminatı içerisinde değerlendirildiğini ve teminat dışı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla iş geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmesi için öncelikle davacının çalışıp çalışmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacının koruyucu ekipman kullanıp kullanmadığının tespit edilerek daha yüksek oranda müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılması talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının müterafik kusura ilişkin itirazın incelenmesinde ehliyetsiz bir kişinin trafiğe çıkmış olması trafik cezasını gerektiren eylem olup, müterafik kusur indirim sebebi olmadığından davalı vekilinin itirazının reddi, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, (infazda tereddüt oluşmaması için itiraz edilmeyen ve kesinleşen kısımlar korunmak suretiyle) davanın kısmen kabulü ile 20.922,30 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 68.011,90 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 11.772,00 TL bakıcı gideri ve 5.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 105.706,20 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı yaptığı itiraz başvurusunda bildirdiği sebeplerle birlikte, ayrıca her ne kadar tazminattan yapılan müterafik kusur indirimi istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmışsa da, yeterli ehliyet olmadan, idaresindeki aracı uygun biçimde sevk edemeyeceğini bilen davacının buna rağmen trafiğe çıkmasının müterafik kusuru gerektiren bir husus olduğu, usul ve yasaya aykırı kararın re'sen dikkate alınacak nedenlerle bozulmasına karar verilmesi isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 21.01.2020 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri ile tedavi gideri istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere özellikle kaza tespit tutanağı ile trafik bilirkişinin dosyaya ibraz ettiği 13.11.2020 havale tarihli bilirkişi raporu arasında oluşan çelişki yönünden davalı tarafından kusur bilirkişi raporuna itiraz edilmemiş olmasına ve istinaf başvurusuna konu edilmeyen yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinin mümkün olmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 21.01.2020 tarihinde meydana gelmiş, yaralanma sağ femur ve sağ proksimal falanksta fraktür şekilinde olup alt ekstremiteye ilişkin olmakla kazanın meydana geldiği tarih ile hükme esas alınan sağlık kurulu raporunun düzenlendiği 26.11.2020 tarihi arasında bir yıllık süre de geçmemiştir. Bu durumda mahkemece; davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeple davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/24916, K. 2023/13452, T. 13.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-24916-e-2023-13452-k-8ea9220dd43a