Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/24874 E. 2023/2918 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/24874
- Karar No
- 2023/2918
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/731 Değişik İş - 2021/737 Karar SAYISI : 2021/İHK-29189 HÜKÜM/KARAR : Ret/İtirazın Reddi SAYISI : K-2021/81776 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. ... kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan araçların 31.03.2020 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucunda araçta yolcu olan müvekkilinin yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 40.000 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 472 TL rapor ücretinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuru şartının yerine getirilmemesi nedeniyle başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından sunulan raporun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik esas alınarak düzenlenmediğini, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun tespit edilmesi gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunun gerektiğini, rapor ücretinden müvekkilinin sorumlu olmadığını, davacı ile sigortalı araç sürücüsünün uzlaşıp uzlaşmadığının tespit edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...heyetçe yapılan değerlendirme sonucunda dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile davacı tarafından sunulan sağlık raporu da değerlendirilmek suretiyle davacının dava konusu olay nedeniyle illiyetli maluliyetinin var olup olmadığı, varsa süresi ve oluşan sürekli iş göremezlik oranının olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi amacıyla konusunda uzman adli tıp uzmanı bilirkişiden rapor alındığı, bilirkişi tarafından verilen raporda dava konusu kaza nedeniyle davacının sürekli maluliyetinin olmadığının tespit edildiği" gerekçesi ile başvurunun reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; ... kararının kanuna ve usule aykırı olduğunu, tıbbi evrak üzerinden müvekkilinin maluliyetinin olmadığını tespit eden uzman mütalaasının hükme esas alınmayacağını, müvekkilinin yüzünde skar mevcut olduğuna ancak bu skarın maluliyet teşkil etmeyeceğine ilişkin belirlemenin yönetmeliğe açıkça aykırı olduğunu, başvuru sırasında sunulan rapor alınırken müvekkilinin bizzat muayene edildiğini, kaza ile illiyetinin kurulduğunu, olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik esas alınarak maluliyet tespiti yapıldığını, yine bu raporun Yargıtay içtihatlarına uygun şekilde üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalından alındığını, bu nedenlerle tespit edilen bu maluliyetin hükme esas alınması gerektiğini ileri sürerek ... kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...... tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporunun Yargıtay kararlarına uygun olarak detaylı ve gerekçeli olarak hazırlandığı, raporun denetime ve hüküm tesisine elverişli olduğu" gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle usul ve yasaya aykırı olan ... kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malül kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle Hakem Heyetince hükme esas alınan bilirkişi raporu ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişe olduğundan hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamasına göre karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan ... kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 06.03.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Somut olayda davacı tarafından sunulan ve Karadeniz Teknik Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 13.11.2020 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası vücudunda oluşan kalıcı yara izleri (skar) nedeniyle meydana gelen yaralanmasına bağlı sürekli iş göremezlik oranı %5 olarak hesaplanmıştır. Uyuşmazlık Hakem Heyetince anılan sağlık kurulu raporu ile davalı tarafından sunulan tıbbi mütalaa arasında çelişki bulunması nedeniyle çelişkinin giderilmesi için Adli tıp uzmanı bilirkişi görevlendirilmesine karar verilmiştir. Adli tıp uzmanı tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda davacının yaralanmasının vücut yüzey alanının %1'ini kaplamadığı belirlenerek sürekli maluliyeti olmadığı tespit edilmiştir. Hakem Heyetlerince de bilirkişi raporu hükme esas alınarak başvurunun reddine karar verilmiştir. Davacının vücudunda oluşan yara izlerinin yeri ve niteliği ile belirlenen maluliyet oranı göz önüne alındığında yönetmelikte belirlenen kriterleri karşılama hususunda tereddüt hasıl olmuştur. Ancak bu tereddütün giderilmesi için bir adli tıp uzmanınından alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde içerisinde plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.