Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/24606 E. 2023/2553 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/24606
Karar No
2023/2553
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/690 E., 2021/669 K. SAYISI : 2021/İHK-28212 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kısmen kabulü / İtirazın reddi SAYISI : K-2021/54339 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davacı vekili ve davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince tarafların itirazının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. ... kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 11.01.2020 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu motosiklet ile davalı nezdinde ... poliçesi olan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 40.001,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile talebini 70.045,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sürücü belgesi olmayan sürücünün aracında seyahat ettiği için müterafik kusurlu olduğunu, başvuruya eklenen maluliyet raporunu kabul etmediklerini, tarafların kusur oranlarının uzman bilirkişi tarafından belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile STK 2020.E.83672 sayılı tahkim başvurusuna ilişkin dosyada alınan 23.10.2020 tarihli kusur raporuna göre kazanın meydana gelmesinde davalıya sigortalı karşı aracın sürücüsünün % 75, motosiklet sürücüsü dava dışı ...’ın % 25 oranında kusurlu olduğu, bu kusur raporunun eldeki dosyada hükme esas alındığı, davacının dosyaya sunduğu rapordaki % 6 maluliyet oranı üzerinden aktüer bilirkişi raporu ile tazminatın usulünce hesaplandığı, 09.04.2021 tarihli aktüer bilirkişi raporunda % 75 kusur oranına göre 70.045,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplandığı, davacının yolcu olarak bulunduğu motosikletin sürücüsü ...'ın kaza tutanağına göre sürücü belgesinin bulunmadığı, davacının sürücü belgesi olmayan sürücünün aracına bilerek bindiği, bu nedenle müterafik kusurlu olduğu, aküter bilirkişi tarafından hesaplanan 70.045,00 TL tazminat üzerinden % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığında davacının talep edebileceği tazminat miktarının 56.036,00 TL olduğu gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile 56.036,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 03.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar ...'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; davacının ehliyetsiz sürücünün aracına binmesi sebebiyle % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasının hatalı olduğunu, davacının araç sürücüsünün ehliyetsiz olduğunu bilmediğini, araç sürücüsünün ehliyetsiz oluşunun zarara veya zararın artmasında bir etkisi olup olmadığının araştırılmadığını, hükme esas alınan kusur raporunda kazanın meydana gelmesine sebep olan etmenlerin irdelendiğini, kusur dağılımının yapıldığını, raporda ehliyetsizlik hususunun kazaya etki ettiğine dair herhangi bir emare tespit edilmediğini, kusur raporu ile kusur dağılımının netleştirildiğini, buna ek olarak davacıya ikinci kere kusur atfedilmesinin hatalı olduğunu, %20 oranının fazla olduğunu, hükme esas alınan kusur oranının hatalı olduğunu, sigortalı aracın sürücüsünün tam kusurlu olduğunu belirterek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili itiraz dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, davacının kaza tarihinde 18 yaşından küçük olduğunu, ÇÖZGER’e (Çocuklar için Özel Gereksinim Değerlendirmesi Yönetmelik) göre raporun tanzim edilmesi gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, kusur raporu alınmadan karar verilmesinin doğru olmadığını, karşı aracın sürücüsünün sürücü belgesi bulunmadığını, davacının 18 yaşından küçük olmasına rağmen kaza tarihinden itibaren tazminat hesabı yapılmasının hatalı olduğunu, davacının kaza tarihinde gelir getiren bir işte çalışmadığını, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç ...'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı motosiklet sürücüsünün tahkim başvurusu kapsamında alınan kusur raporuna göre hüküm kurulmasının usul ekonomisi ilkesine uygun olduğu, kusur dağılımının isabetli olduğu, davacının sürücüsü belgesi olmayan sürücünün aracına binmesi sebebiyle tazminattan % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasının doğru olduğu, hükme esas alınan maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, aktüer bilirkişi raporundaki hesaplamaların isabetli olduğu, ... tarafından davacı lehine AAÜT'ye göre tam nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davacı vekili ve davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar ...'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; ... kararına karşı yaptığı itiraz başvurusuna konu ettiği nedenlerle, ... kararının bozulmasını istemiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ... kararına karşı yaptığı itiraz başvurusuna konu ettiği nedenlerle, ... kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52, 54, 162, 163 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin17 nci maddesi, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; davacının sürücüsü belgesi olmayan motosiklet sürücüsünün aracına binmesi sebebiyle tazminattan % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasının doğru olduğu, motosiklet sürücüsünün davacının kardeşi olduğu, davacının sürücünün sürücü belgesi olmadığını bilmesi gerektiği, davacının kaza tarihinde 18 yaşından küçük olduğu, kaza tarihine göre davacının maluliyetinin ÇÖZGER’e (Çocuklar için Özel Gereksinim Değerlendirmesi Yönetmelik) göre tanzim edilmesi gerektiği, ancak anılan yönetmelikte maluliyet oranlarının belirtilmediği ve bu yönetmelikte yapılan atıflara göre raporun Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tanzim edilmesinin isabetli olduğu, çalışma yaşına gelmemiş küçükler yönünden, bedensel zarar sonucu oluşan maluliyet nedeni ile evde ya da dışarıda aileye yardımcı olma, eğitim alma, yeme, içme vb. gibi tüm yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinde emsallerine göre sarf etmesi gereken fazla çaba veya gücün (efor) ekonomik bir değer olarak görülmesi gerektiği, bu nedenle kaza tarihinde 18 yaşından küçük olan davacı için kaza tarihi itibariyle tazminat hesabı yapılmasının doğru olduğu, progresif rant yönetimine göre hesaplama yapılmasının usul ve yasaya uygun olduğu hususları gözetilerek, davacı vekili ve davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun teselsül hükümlerini düzenleyen 162 inci maddesinde "birden çok borçludan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu olmayı kabul ettiğini bildirirse, müteselsil borçluluk doğar. Böyle bir bildirim yoksa, müteselsil borçluluk ancak kanunda öngörülen hallerde doğar.", 163 üncü maddesinde ise "alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir. Borçluların sorumluluğu, borcun tamamı ödeninceye kadar devam eder." hükümleri düzenlenmiştir. Somut olayda davacının yolcu olarak bulunduğu motosiklet ile davalıya sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığı, davacının dava dilekçesinde zararın tamamını davalı ... şirketinden talep ettiği, davacının meydana gelen olayda yolcu konumunda ve kusursuz olduğu da dikkate alındığında yukarıda açıklanan müteselsil sorumluluk ilkesine göre davalı ... şirketinin davacının zararının tamamından sorumlu olduğu, buna göre % 20 oranında müterafik kusur indiriminin zararın tamamından yapılmak suretiyle davacının hak kazandığı tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken, % 75 kusur oranına göre hesaplanan tazminat miktarından % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmış olması doğru olmamıştır. Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince hükme esas alınan 09.04.2021 tarihli aktüer bilirkişi raporunda % 75 kusur oranına göre belirlenen tazminat miktarının, % 100 kusura göre yeniden hesaplanarak, tespit edilen miktardan % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davacının hak kazandığı tazminat miktarına karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 3. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekili ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin, (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacı ve davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/24606, K. 2023/2553, T. 27.02.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-24606-e-2023-2553-k-7c9fe72d8cc7