Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/24558 E. 2023/4193 K.

Konu: Tasarrufun İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/24558
Karar No
2023/4193
Karar Tarihi
Konu
Tasarrufun İptali

MAHKEMESİ :...Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2128 E., 2021/833 K. HÜKÜM/KARAR : Reddine / Yeni hüküm kurulmasına İLK DERECE MAHKEMESİ :...14. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/423 E., 2018/151 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı M.. M.. Mirasçıları ve E.. M.. vekili ve davalı K.. D.. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı M.. M.. ve E.. M..'dan alacaklı olduğunu, davalı borçlular aleyhine...31. İcra Müdürlüğü'nün 2016/15758 sayılı dosya ile takip yapıldığını, davalı borçluların acz halinde olduğunu, adlarına kayıtlı gayrımenkulleri diğer davalılara , mal kaçırma kasdı ile devrettiklerinin tespit edildiğini beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalılar davanın reddini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 16.05.2018 tarihli ve 2016/423 esas ve 2018/151 karar sayılı kararıyla; "...davalı K.. D..'ye yapılan satışların gerçek satış olduğu, satış bedelinin banka aracılığı ile davalılar E.. M.. ve M.. M.. hesabına gönderildiği, tapuda yapılan bu satışın gerçeği yansıttığı tanık anlatımları ve dosyaya sunulan ödeme dekontları ile sabit olduğu gerekçesiyle davanın reddine " karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu tasarrufun İİK 280. madde gereğince iptale tabi olup olmadığı konusunda araştırma ve inceleme yapılmadan davanın reddine karar verildiğini, davalı borçlular ile devralan davalının daha önceden birbirlerini tanıdığını, davalı K.. D..'nin davalı borçluların mali durumunu ve zarar verme kastını yakından bildiğini, davalı Mustafa'nın kızı ve diğer davalı Erkut'un kardeşi E.. M..'nın taşınmazları devralan davalı K.. D..'nin hali hazırda ortağı ve yetkilisi olduğu Ütopya Prodüksiyon Turizm ve Organizasyon Dış Ticaret Ltd Şirketinin eski ortağı olduğunu, ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde K.. D..'nin imzasını ihtiva eden 08.12.2016 tarihli ortaklar kurulu kararı ile şirkete tasfiye memuru olarak atandığı ve bugüne dek şirketin müdürü olarak görev yaptığını, davalı K.. D..'nin E.. M..'nın şahsi kredi kartının ek kart hamili olduğunu, dolayısıyla davalıların uzun süreden beri birbirlerini tanıdıklarını ve dava konusu tasarrufun alacaklıları zarara uğratma kastıyla yapıldığını, dava konusu Ümraniye'deki taşınmazın, tapuda devredilmiş olmasına rağmen halen borçlu E.. M.. tarafından kullanılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, yine borçlu Mustafa'nın mernis adresinin halen devrettiği Beşiktaş'taki dava konusu taşınmaz olduğunu, davalı K.. D..'nin dosyaya sunduğu ödeme dekontlarının devir tarihinden 5 gün önceye ait olduğunu, satış bedelinin devirden önce ödenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve tarafların birbirini tanıdığının da kanıtı olduğunu, davalı Kadir'in, her iki borçlunun İstanbul'un iki farklı yakasında (Ümraniye ve Levent) bulunan farklı özelliklere sahip taşınmazlarını birer gün ara ile devralmış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, borçlular tarafından taşınmazların tek kişi elinde toplanması amacıyla devir yapıldığını, bedeller arasında fahiş fark bulunduğunu belirterek istinaf taleplerinin kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Davalı Mustafa'nın kızı ve diğer davalı Erkut'un kardeşi olan dava dışı E.. M..'nın hissedarı olduğu Ütopya Prodüksiyon Turizm ve Organizasyon Dış Tic. Ltd. Şirketindeki hisselerini 2011 yılında davalı K.. D..'ye devrettiği, yine Bankalar Birliğinin 06.02.2018 tarihli yazı cevabı, Akbank T.A.Ş'nin 26.03.2018 ve 09.04.2018 tarihli yazı cevapları ile davalı K.. D.. vekilinin cevap dilekçesinde de kabul ve ikrar ettiği üzere E.. M.. tarafından 18.04.2009 tarihinde açılan hesap üzerinden K.. D..'ye ek kredi kartı çıkartıldığı, davalı vekilinin savunmasına göre bu kredi kartının davalı Kadir'in şirkette ortak olduğu süre için çıkartıldığı, 09.08.2016 tarihli haciz tutanağına göre, davalı E.. M..'nın 24.11.2015 tarihinde devrettiği evde oturmaya devam ettiği, İİK 280/1 hükmü gereğince birbirlerini tanıdıkları, aciz halinde bulunan baba oğul olan davalı borçluların borcun doğum tarihinden sonra İstanbul'un farklı yakalarında bulunan malvarlığının hemen hemen tamamını teşkil eden taşınmazları birer gün arayla aynı kişiye devretmiş olmaları ile satış bedellerinin uhdelerinde/haczi kabil malvarlığı içerisinde bulunmamasının, alacaklılardan mal kaçırma kasıtıyla hareket ettiklerine dair fiili karine teşkil ettiği, gerek şirket hisse devri ve gerekse davalı borçlulardan birinin kızı ve diğerinin kardeşi olan dava dışı E.. M..'nın hesabından ek kredi kartı kullanacak derecede yakın ilişkisi içerisinde olan davalı K.. D..'nin, borçluların aciz halinde bulunduklarını ve mal kaçırma kastıyla hareket ettiklerini bilebilecek durumda olduğu, bedel farkının da bulunduğunun anlaşılmış olmasına göre; dava konusu tasarrufların iptale tabi olduğu halde yazılı gerekçelerle ret kararı verilmiş olmasının doğru olmadığı, belirtilerek, davacı vekilinin istinaf taleplerinin kabulüne; -6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesince tesis edilen kararın kaldırılmasına, -6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2 maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında kararla; Levent mahallesinde bulunan taşınmaz yönünden açılan tasarrufun iptali davasının kabulü ile,...ili, Beşiktaş İlçesi, Levent Mahallesinde kain, 878 ada, 275 parsel sayılı taşınmaza ilişkin davalılar M.. M.. ile K.. D.. arasında 23/11/2015 tarih 11986 yevmiye nolu işlem ile yapılan tasarrufun iptaline, davacı alacaklının...31. İcra Müdürlüğünün 2016/15758 E. sayılı dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere işbu taşınmaz üzerinde cebri icra yolu ile haciz ve satış isteme yetkisi tanınmasına, Yukarı Dudullu Mahallesinde bulanan taşınmaz yönünden açılan tasarrufun iptali davasının kabulü ile,...ili, Ümraniye İlçesi, Yukarı Dudullu Mahallesinde kain, 771 ada, 9 parsel Blok:20,bodrum+zemin kat 20A nolu mesken-dubleks-çatı aralıklı bağımsız bölüme ilişkin davalılar E.. M.. ile K.. D.. arasında 24/11/2015 tarih 34437 yevmiye nolu işlem ile yapılan tasarrufun tasarrufun iptaline, davacı alacaklının...31. İcra Müdürlüğünün 2016/15758 E. sayılı dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere işbu taşınmaz üzerinde cebri icra yolu ile haciz ve satış isteme yetkisi tanınmasına" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı M.. M.. mirasçıları ve E.. M.. vekili ve davalı K.. D.. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı M.. M.. mirasçıları ve E.. M.. vekili temyiz dilekçesinde; adli yardım taleplerinin bulunduğunu, müteveffa M.. M..'nın tüm mirasçılarının...18. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/42 E-2019/70 K sayılı kararı ile mirası kayıtsız şartsız reddettiklerini, haciz tutanağının aciz vesikası hükmünde olmadığını, bilirkişi raporlarının gerçeği yansıtmadığını, davalı borçlular ile davalı K.. D.. arasında herhangi bir bağ olmadığını, dava dışı E.. M.. ile K.. D.. arasında organik bağ olmasının, müvekkilleri bağlamayacağını, kötü niyetin olmadığını beyan ederek kararın bozulmasını talep etmişlerdir. 2.Davalı K.. D.. vekili temyiz dilekçesinde; dava dışı E.. M..'nın da bir dönem hissedar olduğu Ütopya Prodüksüyon Turz. Ltd. Şti ndeki hisselerini devrettiğini, aynı dönemde dava dışı E.. M.. ile ortaklıklarının bulunmadığını, davalı borçluların dava konusu gayrımenkulde oturmalarının mal kaçırma kasdını göstermeyeceğini, kira ödemesi yapıldığını, bedel farkının bulunmadığını, davalı borçlunun acz halinde olmadığını beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine göre uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanu'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi. 2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'un 277 ve devamı maddeleri 3. Değerlendirme 1.Dava, İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. İİK’nun 282. maddesi hükmü gereğince bu tür davalarda, davalı olarak borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan kişiler arasında mecburi dava arkadaşlığı vardır. Buna göre davalı olarak borçlu ile birlikte lehine tasarrufta bulunulan üçüncü kişi ve bunlar tarafından devir halinde diğer üçüncü kişilerin yasal hasım olmaları gereği açıktır. Taraf ehliyeti dava koşullarından olup mahkemece öncelikle ve resen incelenmesi gereken hususlardandır. Somut olayda, davalı borçlu M.. M..'nın vefat ettiği, yasal mirasçıları olan Ü.. M.., E.. M.. ve E.. M..'nın dosyada taraf gösterildiği, ancak adı geçen mirasçıların...18. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/42 E-2019/70 K sayılı ilamı ile mirası reddettikleri, kararın da kesinleştiği anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanununun 612.maddesinde "En yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan mirasın, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edileceği, tasfiye sonunda arta kalan değerlerin ise mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine verileceği" düzenlenmiştir. Yani murisin en yakın yasal mirasçılarının tamamı tarafından reddolunan miras, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. Bu yasal düzenleme uyarınca, mirasın birinci derecedeki mirasçıların tamamı tarafından reddi halinde miras ikinci derecedeki mirasçılara geçmez. Tereke tasfiye olunur, borçlar ödendikten sonra geriye kalan kısım varsa red vaki olmamış gibi birinci derece mirasçılarına verilir. Türk Medeni Kanununun 614. maddesinde mirasçıların sonra gelen mirasçılar yararına mirası reddedebilecekleri düzenlenmiş ise de, somut olayda bu maddeye göre yapılmış bir mirasın reddi talebi de bulunmamaktadır. Dava konusu olayda, murisin mirasının en yakın mirasçıları tarafından reddedildiği açıktır. Mirasın iflas hükümlerine göre tasfiyesi için yasal prosedürün uygulanıp, sonuçlandırıldığı takdirde mirası reddedilen borçlu için atanacak ve yetkilendirilecek bir temsilci ile davaya devam edilmesi ve buna göre taraf teşekkülü sağlandıktan sonra karar verilmesi gerekir. (HGK. 3.7.2002 T.15-572 K.577) Taraf teşkili, yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınması gereken bir husustur. Nitekim mahkemece, borçlunun ölümü üzerine taraf teşkili sağlanmaya çalışılmış ise de TMK’nın 612. ve devamı maddeleri yanlış yorumlanarak, alt soy mirascıların davaya dahili hatalı olmuştur. Yaplacak iş, borçlunun mirasının iflas hükümlerine göre tasfiyesi için yasal prosedürün uygulanıp, uygulanmadığı, borçlu için atanacak ve yetkilendirilecek bir temsilci olup olmadığı araştırılarak, bu prosedürün uygulanması sağlandıktan sonra yasal temsilci ile davayı sonuçlandırmaktır. 2. Bozma neden ve şekline göre davalı M.. M.. mirasçılarının ve E.. M.. vekilinin, davalı K.. D.. vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun kabulüne, yeni hüküm kurulmasına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3. Davalı M.. M.. mirasçılarının ve E.. M.. vekilinin, davalı K.. D.. vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı M.. M.. mirasçıları ve E.. M.. ile davalı K.. D..'ye iadesine, Dosyanın HMK nun 373/2 maddesi gereğince kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.03.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/24558, K. 2023/4193, T. 22.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-24558-e-2023-4193-k-60d01f73b9e4