Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/24013 E. 2023/1968 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/24013
- Karar No
- 2023/1968
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/687 E., 2021/687 K. SAYISI : 2021/İHK-28883 HÜKÜM/KARAR : İtirazın Reddine / Talebin Kabulüne SAYISI : 2021/75668 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 15.12.2019 tarihinde davalının trafik sigortacısı olduğu araç ile davacının sevk ve idaresindeki aracın karıştığı trafik kazası neticesinde davacının yaralandığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 500,00 TL geçici bakıcı giderinin temerrüt tarihinden itibaren temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminat talebini 53.406,31 TL'ye, geçici iş göremezlik tazminat talebini 13.469,03 TL'ye, geçici bakıcı gideri talebini 2.121,61 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava şartı eksikliği nedeniyle usulden red kararı verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunun, TRH-2010 Yaşam Tablosuna %1.8 faize göre hesaplama gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinden sorumlu olmadıklarını belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içerisinde bulunan maluliyet raporu ve yargılama sırasında alınan 22.05.2021 tarihli hesap raporunun usule ve yasaya uygun düzenlendiği kabul edilerek davanın kabulü ile 53.406,00 TL sürekli iş göremezlik, 13.469,00 TL geçici iş göremezlik ve 2.122,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 68.997,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ HAKEM HEYETİ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; eksik belge ile başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, maluliyet oranının fahiş olduğunu, tazminatın TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1.8 teknik faiz esas alınarak hesaplanması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını, kusur oranını kabul etmediklerini, müterafik kusur araştırması yapılmasını, ceza soruşturma evraklarının dosyaya eklenmesini, temerrüde düşmedikleri için faiz işletilmemesi gerektiğini, davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükme esas alınan maluliyet raporunun usulüne uygun olarak düzenlendiği; hükme esas alınan hesap raporunun TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 faize göre belirlendiği; geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinden sorumlu oldukları; kusur oranında herhangi bir isabetsizlik olmadığı; davalı ... şirketine yapılan başvurudan itibaren 8 iş günü geçtikten sonra temerrüt faizi işletilmesinde isabetsizlik görülmediği; davacı lehine tam vekalet ücretinin 1/5'i oranına hükmedildiği anlaşıldığı gerekçesiyle davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; eksik belge ile başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, maluliyet oranının fahiş olduğunu, tazminatın TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1.8 faiz esas alınarak hesaplanması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını, kusur oranını kabul etmediklerini, müterafik kusur araştırması yapılması gerektiğini, davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Somut olayda, davalı tarafından sigortalı araç sürücüsüne kavşaklarda sağdan gelen araca geçiş hakkını vermeme kuralını ihlalden kaza tespit tutanağında tam kusur verilmiş, yargılama sırasında kusur raporu alınmadan kaza tespit tutanağına göre karar verilmiştir. Bu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin varsa ceza dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için İstanbul Teknik Üniversitesi Trafik Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi kurulundan denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. 3.Davalı ..., davacının geçici iş göremezlik zararından SGK'nın sorumlu olduğunu, geçici iş göremezlik zararından sorumlu olmayacaklarını belirtmiş, Hakem Heyetince, davacının 4 ay geçici iş göremezlik süresi hesap edilerek 13.469,00 TL'ye hükmedilmiştir. Davacı tarafından dosyaya sunulan SGK hizmet dökümanından davacının kazadan sonra çalıştığı, bazı aylar eksik maaş aldığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, geçici işgöremezlik tazminatı yönünden yapılan araştırma yetersizdir. O halde İtiraz Hakem Heyetince, davacının iyileşme dönemi içinde ne kadar maaş aldığının tespitiyle maaşını eksiksiz alması halinde geçici iş göremezlik talebinin reddedilmesi, aksi halde alamadığı maaş dönemlerinin tespit edilmesi, ek ücret vs. varsa ve eksik ödeme yapıldı ise o kadar geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmesi gerekirken, bu hususlar araştırılmadan eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir. 4.Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK'nun 52 nci maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Somut olayda, kaza tespit tutanağında davacının emniyet kemerinin takılı olup olmadığı belirsizdir. Kaza neticesinde davacıda çenede kırık, sağ kulakta işitme kaybı, yüzde kesi oluştuğu anlaşıldığından emniyet kemeri takmadığı sonucuna varılmıştır. Bu durum karşısında; emniyet kemeri takılmamış olmasının müterafik kusur teşkil edeceği gözetilerek, Dairenin yerleşik uygulaması gereğince, hesaplanan tazminattan %20 oranında indirim yapılarak bu doğrultuda karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. VI. KARAR 1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2- Değerlendirme bölümünün (2), (3), (4) numaralı bentlerinden açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 16.02.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Davalı taraf, davacının emniyet kemeri takmayıp zararın doğmasına veye artmasına neden olduğunu, müterafik kusurlu sayılması gerektiğini savunmuş; İtiraz Hakem Heyeti tarafından, emniyet kemeri ile ilgili somut delil bulunmadığı gerekçesiyle, davalı yanın bu savunmasına itibar edilmemiştir. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde sözkonusu olan müterafik kusur, Borçlar Kanunu'nun 52 nci maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması sözkonusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılması da gerekebilecektir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 78 inci maddesiyle koruyucu tertibatlar bakımından yollama yapılan Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 150 nci maddesinde hangi araçlar bakımından emniyet kemeri zorunluluğu bulunduğu düzenlenmiştir. Bu düzenlemeler gereği, zarar gören davacının emniyet kemeri takma zorunluluğunun değerlendirilmesi ve emniyet kemeri takmadığının net biçimde tespiti halinde müterafik kusurlu sayılması gerekeceği açıktır. Somut olayda; kaza tespit tutanağında davacının emniyet kemerinin takılı olup olmadığı hususuyla ilgili bir tespit yapılamadığı; davacının çene kırığı, yüzde kesi, işitme kaybı ile sonuçlanan yaralanması bulunduğu ve maluliyetinin de bu yaralanmalara ilişkin olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Sayın çoğunluk tarafından, maluliyete yol açan yaralanma bölgeleri dikkate alınmak suretiyle davacının emniyet kemeri takmadığı sonucuna varılarak müterafik kusur indirimi yapılması sonucuna ulaşılmıştır. Ancak varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir. Zira, hak edeceği tazminattan % 20 gibi ciddi oranda indirim yapılmasına karar verilen davacının emniyet kemeri takıp takmadığı kaza tespit tutanağıyla tespit edilmediği gibi bu yönde bir delil de bulunmamaktadır. Bu itibarla; emniyet kemeri ile ilgili bu belirsizliğin giderilmesi için araştırma yapılarak karar verilmesi hakkaniyete daha uygun olacağından, belirsizlik halinin bir tarafın aleyhine sonuç doğuracak biçimde yorumlanması doğru olmayacaktır. Açıklanan tüm bu nedenlerle; davaya konu kazanın oluş biçimi, davacının sürücü konumunda oluşu hususları da dikkate alınmak suretiyle, KTK'nun 78 inci maddesi ve Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin anılan hükümleri gereği kullanılması gereken emniyet kemerinin takılması halinde de, kaza nedeniyle oluşan maluliyetin (çene kırığı, yüzde kesi, işitme kaybı) oluşup oluşmayacağı ve emniyet kemeri takılmayışı ile oluşan maluliyet arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı konusunda, uzman doktor bilirkişi heyetinden rapor alınması; koruyucu ekipmanın takılmadığı ve bu durumun maluliyetle illiyeti bulunduğunun saptanması halinde, TBK'nın 52 nci maddesi uyarınca tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun herhangi bir araştırma yapılmaksızın tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması şeklindeki bozma görüşüne katılmıyorum.