Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/23561 E. 2023/13814 K.

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/23561
Karar No
2023/13814
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/762 E., 2021/764 K. DAVALILAR : 1- ... 2- ... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 16.02.2018 HÜKÜM/KARAR : İstinaf Başvurusunun Kısmen Kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Of Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/61 E., 2021/66 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 02.08.2010 tarihinde ...'a ait kamyonet ile 'ın tek taraflı trafik kazası yaptığını ve kaza sonucu vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde 'ın kusurlu olduğunu, aracın geçerli bir sigortası bulunmaması nedeniyle murisin eşi tarafından müvekkil hakkında Rize 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/468 Esas sayılı dosyasında dava açıldığını ve karar verildiğini, Trabzon İcra Dairesi'nin 2017/33073 sayılı takip dosyasında bu ilama dayanılarak müvekkili hakkında takip başlatıldığını ve müvekkili tarafından 260.931,33 TL ödeme yapıldığını, sürücü ve araç maliki ...'ın kazadan sorumlu olduklarını, müvekkilinin davalılara rücu etme hakkı olduğundan davalılar hakkında Of İcra Müdürlüğü'nün 2017/10174 sayılı takip dosyasında ilamsız takip başlatıldığını, itiraz nedeniyle borçlular açısından takibin durduğunu beyan ederek haksız itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; ...'ın araç işleteni olmadığını, aracın şoförü ve işleteninin olduğunu, kaza tarihinden 2 yıl önce aracın haricen 'a satılarak zilyetliği, mülkiyeti ve tasarrufunun tamamen teslim edildiğini beyan ederek davanın reddi ile davacının %40 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulü ile davalıların Of İcra Müdürlüğü'nün 2017/10174 sayılı takip dosyalarına yaptığı itirazın davalılar yönünden iptali ile icra takibinin 260.931,33 TL asıl alacak üzerinden devamına, davalı ... yönünden davanın reddine, davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile; dava konusu asıl alacağın (260.931,33 TL) %20'si oranında olmak üzere 52.186,26 TL icra inkar tazminatının davalı ...tan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece hükme esas alınan raporun denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, aktüer bilirkişi raporunda hesaplama yapılmadığını, mahkemece davalı ...'ın araç maliki olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de Tramer kayıtları incelendiğinde kaza tarihinde aracın son kayıt malikinin ... olduğunun belirli olduğu gibi, tanık ifadelerinde de aracın ... tarafından müteveffaya satıldığının beyan edildiğini, davanın tutar açısından müddeabihin tamamı üzerinden kabul edildiğini bu sebeple %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili ...'ın kaza yapan aracın maliki, işleteni ve zilyedi olmadığını, mahkemece müvekkilinin kazadan sorumlu tutulmayarak müvekkili yönünden ret kararı verilmesinin usule uygun olduğunu, müvekkili 'ın kaza yapan aracın işleteni ve maliki 'ın eşi olduğunu, araç işleteninin yaptığı tek taraflı kazalardaki kusurun destekten yoksun kalan 3. kişi olan eşe yansıtılamayacağını, müvekkili hakkında icra inkar tazminatına hükmedilmesinin ve müvekkili Yakup yönünden maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ...'nın tazminat alacaklısı olmakla birlikte aynı zamanda ölenin mirasçısı sıfatıyla zarar nedeniyle borçlu olduğu, Rize İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil ve Denetleme Şube Müdürlüğü'nün 28.10.2020 tarihli cevabi yazısına göre davalılardan ...'ın aracı 13.08.2010 tarihinde devraldığı, kaza tarihinde aracın malikinin adında dava dışı bir şahıs olduğu, kaza tarihinde bu davalının işleten sıfatının bulunmadığı dolayısıyla mahkemece bu davalı yönünden pasif husumet ehliyeti nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, öte yandan davacı vekilince icra inkar tazminatına hükmedilmediği ileri sürülerek istinaf kanun yoluna başvurulmuş ise de mahkemece zaten davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedildiği görüldüğünden davacı ... vekilinin tüm istinaf itirazlarının reddi gerektiği, davalılar vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesinde; alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına karar verilmesinin yerinde olmadığı bu itibarla bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının kabulü gerektiği, öte yandan davalılar vekili davanın kısmen kabul edilmesi nedeniyle nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 7/2 nci maddesi gereğince mahkemece maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, davalılar vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile Of Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 27.01.2021 tarih ve 2018/61 Esas, 2021/66 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 hükmü gereğince kaldırılmasına, kaldırılan hükmün yerine; davanın kısmen kabulü ile; davalıların Of İcra Müdürlüğü'nün 2017/10174 sayılı takip dosyasına yaptıkları itirazın davalı ... Ocak yönünden iptali ile icra takibinin 260.931,33 TL asıl alacak üzerinden devamına, davalı ... yönünden davanın husumetten reddine, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kaza tespit tutanağına göre davanın ...'a açıldığı Tramer belgelerinde de daha önce sigortasının ... tarafından yaptırıldığının görüldüğü bu nedenle davalı ...'a dava açılmasının makul nedene dayandığı anlaşıldığından davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, ödenen tazminat tutarı belli olduğundan alacağın likit olmadığından bahsedilemeyeceğini, kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davacı vekili ek temyiz dilekçesi ile; ekte sunulan noter satış sözleşmesine göre aracın kayden malikinin ... olduğunun anlaşıldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; trafik kazası sonucunda vefat nedeniyle ödenen destekten yoksun kalma tazminatının rücuan tazminine yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, ... Yönetmeliği. 3. Değerlendirme 1. Davacı tarafça davaya konu kaza nedeniyle ödeme yapıldığı belirtilerek rücu amacıyla eldeki dava açılmış olup, davalı ...'a aracın kayıt maliki olduğu iddiası ile husumet yöneltilmiştir. Mahkemece bu konuda Emniyet Müdürlüğüne yazılan yazı sonucu gelen yazı cevabına göre, kaza tarihi olan 02.08.2010 tarihinde davalı ...'ın araç kayıt maliki olmadığı kaza tarihinde araç kayıt malikinin dava dışı olduğu, dolayısıyla kaza tarihi olan 02.08.2010 tarihinde araç kayıt malikinin ... olmadığı için kendisine husumet düşmeyeceği gerekçesiyle ...'a karşı açılmış olunan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş bu hususta Bölge Adliye Mahkemesince de; Rize İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil ve Denetleme Şube Müdürlüğü'nün 28.10.2020 tarihli cevabi yazısına göre davalılardan ...'ın aracı 13.08.2010 tarihinde devraldığı, kaza tarihinde aracın malikinin adında dava dışı şahıs olduğunun anlaşıldığı, kaza tarihinde bu davalının işleten sıfatının bulunmadığı dolayısıyla mahkemece bu davalı yönünden pasif husumet ehliyeti nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma yetersizdir. Davacı vekilince temyiz dilekçe ekinde davaya konu kazaya karışan araca ait Rize 3. Noterliği tarafından 26.06.2003 tarihinde düzenlenen aracın dava dışı tarafından davalı ...'a satıldığına dair satış sözleşmesi sunmuştur. Eksik araştırma ile karar verilemez. Kazaya karışan araca ait noter satış sözleşmeleri dosya arasına alınarak, aracın kaza tarihinde resmi olarak kayıt malikinin kim olduğu saptanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırmayla karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir. 2. Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin diğer itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1-Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 2-Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya yükletilmesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine, kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 20.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/23561, K. 2023/13814, T. 20.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-23561-e-2023-13814-k-4835c4df695c