Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/23529 E. 2024/780 K. – Kurum Zararından

Konu: Kurum Zararından Kaynaklanan Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/23529
Karar No
2024/780
Karar Tarihi
Konu
Kurum Zararından Kaynaklanan Tazminat

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/855 Esas - 2021/683 Karar DAVALILAR : 1. ... 2. ... 3. ... 4. ... vekili Avukat ... 5. ... vekili Avukat ... 6. Mehmet ... vekili Avukat ... 7. ... vekili Avukat ... 8. ... vekili ... 9. ... DAVA TARİHİ : 14.09.2011 HÜKÜM/KARAR : Ret/Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2011/314 Esas - 2018/296 Karar Taraflar arasındaki kurum zararından kaynaklanan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... müfettişi tarafından düzenlenen 11.10.2010 tarihli tazmin raporunda ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 2006/22748 ihale kayıt numaralı 2006-2007 yılı 280 kişilik malzemeli genel temizlik ihalesinde yaklaşık maliyette yer alan birim fiyatlarının rayiçlerinin çok üzerinde olduğu ve fahiş fiyatla alım yapılmasına neden olan davalıların 202.297,18 TL kamu zararına sebep olduklarının tespit edildiğini, davalıların söz konusu kamu zararından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, davalılara kamu zararının rızaen ödenmesi için tebligat yapıldığını, bir kısım davalıların itirazı üzerine yeniden yapılan incelemede ihale bedelinden 3.213,46 TL eksik hak ediş düzenlenmesinin davalılar lehine olduğu gözetilerek 199.683,72 TL kamu zararı belirlendiğini, kamu zararının davalılar tarafından ödenmediğini belirterek 199.683,72 TL kamu zararının ihale tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar ..., ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, 33.522,67 TL amortisman hesaplanmasının doğru olduğunu, müfettiş tarafından sadece Tebliğ'in hizmet alım kısmı ile ilgili karar verildiğini, ancak ihalede sadece hizmet değil mal alımı da yapıldığını, bu nedenle amortisman hesabının yerinde olduğunu, yaklaşık maliyet hesabının mevzuata uygun olduğunu, müfettiş tarafından özellik belirtilmeden fiyat teklifi alındığını, ihale döneminde eksik personel çalıştırıldığı gerekçesiyle 45.544,08 TL yüklenici hak edişlerinden kesinti yapıldığını, depolarda yapılan sayımlarda 30.272,07 TL değerinde malzeme tespit edildiğini, bu yönüyle 75.816,15 TL kamu yararının müfettiş tarafından dikkate alınmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... Cengiz vekili cevap dilekçesinde; yaklaşık maliyet hesabı yapmanın müvekkilinin sorumluluğunda olmadığını, kamu zararından sorumlu olan kamu görevlileri dışındaki diğer ilgililerin de Yönetmelik gereği sorumlu olmasına rağmen haklarında dava açılmadığını, müfettiş tarafından İstanbul Ticaret Odasından cevap alınamadığı için Ankara ve Kocaeli Ticaret Odalarına müzekkere yazıldığını ve müfettiş raporunda bu miktarların esas alındığını, oysa Yönetmelik gereğince İstanbul'daki fiyatların esas alınması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... cevabında; dava konusu ihalenin 4734 sayılı kanun uyarınca açık ihale usulü ile yapıldığını, ilan sonrası üç firmanın ihaleye teklif verdiğini, ihale komisyonunun saydamlık, kamuoyu denetimi, rekabet ve eşit muamele ilkelerine uygun davrandığını, ihaleye ilişkin herhangi bir itiraz ve şikayetin olmadığını, yaklaşık maliyetin mevzuata uygun belirlendiğini, alınan malzelemerin İstanbul Ticaret Odası tarafından bildirilen bedellerin altında olduğunu, ihale bedelinin 5.700.000,00 TL olmasına rağmen yükleniciye bu bedelin altında kalan 5.696.789,54 TL ödeme yapıldığını, kamu zararının oluşmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı Mehmet ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yaklaşık maliyet hesabı yapma görevi olmadığını, müvekkilinin sadece ihalenin onay makamı olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu ihalenin 4734 sayılı Kanun uyarınca açık ihale usulü ile yapıldığını, ilan sonrası üç firmanın ihaleye teklif verdiğini, ihale komisyonunun saydamlık, kamuoyu denetimi, rekabet ve eşit muamele ilkelerine uygun davrandığını, ihaleye ilişkin herhangi bir itiraz ve şikayetin olmadığını, ihalenin onaylandığını, yaklaşık maliyet hesabında firma kârının %15 olarak alındığını, malzeme bedellerinin de İstanbul Ticaret Odası tarafından bildirilen bedellerin altında esas alındığını, müfettiş tarafından İstanbul Ticaret Odası fiyatlarının esas alınması gerekirken Ankara ve Kocaeli Ticaret Odalarının fiyatlarının esas alındığını, bu hususun yönetmeliğe aykırı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı asıl ... cevap dilekçesinde; Maliye Bakanlığı Muhakemat Genel Müdürlüğü'ne bağlı olarak görev yaptığını, ... Eğitim ve Araştırma Hastanesine hastane saymanlık müdürü olarak atandığını, görevi gereği ihale komisyonuna katıldığını, görevini 4734 sayılı Kanuna uygun olarak yaptığını, 2007-2009 arasında dokuz adet ihalenin aylık malzeme temizleme bedelinin 51.607,44 TL olduğunu, ancak davanın dayanağı olan müfettiş raporlarında esas alınan Ticaret Odaları rakamlarına göre bu bedelin 104.530,00 TL olarak hesaplandığını, buna göre kamu zararının oluşmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı asıl ... cevap dilekçesinde; ihale döneminde hastane müdürünün emekli olması nedeniyle geçici olarak müdür yardımcısı olarak görevlendirildiğini, sadece dava konusu ihalede yaklaşık maliyet hesabının başhekime arz ettiğini, daha sonra müdürün atanması nedeniyle ihale tamamlanmadan görevinin sona erdiğini, ihale tarihinden altı yıl sonra taşra ticaret odasından alınan fiyatlarla sonuca ulaşılamayacağını, esasen oda fiyatlarının kabul edilmesi halinde kamu zararının oluşacağını, ihale döneminde eksik personel çalıştırıldığı gerekçesiyle 45.544,08 TL yüklenici hak edişlerinden kesinti yapıldığını, depolarda yapılan sayımlarda 30.272,07 TL değerinde malzeme tespit edildiğini, bu yönüyle 75.816,15 TL kamu yararının müfettiş tarafından dikkate alınmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 2016/7248 ihale kayıt numaralı 2006-2007 yılı 280 kişilik malzemeli genel temizlik ihalesinde ... Müfettişi tarafından yapılan inceleme sonucunda piyasa rayiçlerine göre fahiş fiyatlar esas alınarak yaklaşık maliyetlerin şişirildiği, bu nedenle kamu zararının oluştuğunun tespit edildiği, davacının alacağının tespiti için iki farklı bilirkişi kurulundan alınan raporların çelişkili olması nedeniyle farklı bir heyetten rapor alındığı, gerek 10.07.2013 tarihli gerekse 19.03.2018 tarihli raporda müfettiş raporunda fiyatları fahiş olduğu belirtilen malzemeler için İstanbul Ticaret Odasının fiyat bildirmediği, bu nedenle İstanbul dışından alınan fiyatlarla rayiç bedelin tespit edildiği, bu durumun 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi Kontrol Kanunu'nun(5018 sayılı Kanun) 71/D maddesine aykırı olduğu, bu şekilde bir karşılaştırmanın kabul edilemeyeceği, ihaleyi yapan idarenin yaklaşık maliyet tespitinin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun (4734 sayılı Kanun) 9 uncu maddesi ile Hizmet Alım İhaleleri Uygulama Yönetmeliği'nin 6, 7, 9, 10, 11 ve 12 nci maddeleri uyarınca üç farklı firmadan aldığı fiyatların aritmetik ortalaması ile yapıldığı, yaklaşık maliyetlerin mevzuata uygun şekilde tespit edildiği, ihale bedelinden daha az hak ediş ödenmesi, fazla malzemelerin depolarda tespit edilmesi, %25 yerine %15 kâr öngörülmesi, tespit edilen rayiç bedeller ile ihale maliyet cetvelinde açık fark bulunması karşısında davacının zarara uğramadığı, aksine ihale bedelinden daha az ödeme yaptığı göz önünde tutularak 19.03.2018 tarihli raporun amortisman indirilmesi hususuna ilişkin daha detaylı inceleme yapılması gerektiğine ilişkin görüşüne yargılamaya bir fayda sağlamayacağından itibar edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan raporda rayiç bedelin mal ya da hizmetin yükleniciden temin edildiği yer ve tarihlerdeki normal alım ve satım bedeli tespit edilerek belirleneceği ve dosyadaki verilerle bu hususa ilişkin bir sonuca varılmayacağının belirtildiği, bu eksikliğin Ticaret Odasından sorularak giderilebilecek olmasına rağmen bu yönün aydınlatılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, 30.04.2014 tarihli bilirkişi raporuna göre kamu zararı oluştuğunun ortada olduğunu, davalıların mevzuat hükümlerine aykırı hareket etmesi ve davalıların yaklaşık maliyeti kanuna uygun olarak tespit etmemesi nedeniyle kamu zararı doğduğunun açık olduğunu, 25.07.2005 tarihli Kamu İhaleleri Genel Tebliği'nin H/b başlığı altındaki amortisman giderlerinin hesaplamaya dahil edilmeyeceğine dair hükmüne aykırı olarak amortisman gideri hesaplanıp yaklaşık maliyete dahil edildiğini, hükme esas alınan raporlarda kamu zararı oluşmadığı tespit edilmiş ise de 30.04.2014 tarihli bilirkişi raporunda kamu zararının müvekkilinin talep ettiğinden çok daha fazla olduğunun tespit edildiğini, 19.03.2018 tarihli bilirkişi raporundaki eksiklikler tamamlanmadan kamu zararı oluşmadığının tespit edilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 19.03.2018 tarihli raporun, önceki bilirkişi raporları da değerlendirilmek suretiyle düzenlenmiş bulunmasına, hükme esas alınan rapordaki belirlemelerin dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunması nedeniyle mahkemece hükme esas alınmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına, özellikle ihale dosyasına mevzuatın belirlediği bilgi ve belgelerin eklenmemiş bulunmasının tek başına maddi sorumluluğu gerektirmemesine, ihale alıcısı kârının emsal ihalelere nazaran %25 yerine daha düşük olan %15 oranında hesaplanmış bulunmasına, rayiç bedellerini Ticaret Odalarının bildirdiği rayiç değerlerin oldukça altında belirlenmiş bulunulmasına, sonuçta davacı Bakanlığın davalılara yüklediği eylem sonucunda herhangi zarara uğramadığı, aksine yararı bulunduğunun bilirkişi raporuyla tespit edilmiş bulunmasına ve bu nedenle davacının uğradığı bir zararın söz konusu olmamasına göre İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinde davalılar tarafından gerçekleştirilen 2006/22748 ihale kayıt numaralı 2006-2007 yılı 280 kişilik malzemeli genel temizlik ihalesinde davacı kurumun zarara uğradığı iddiasına yönelik maddi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu'nun 41 inci maddesi (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu maddesi). 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, 20.08.2013 tarihli ve çelişki giderici nitelikte olan 19.03.2018 tarihli bilirkişi kurulu raporlarına göre davalılar tarafından gerçekleştirilen ihalede mevzuata aykırılık olmadığı ve davacı kurumun zararı olmadığının bildirilmiş olması ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/23529, K. 2024/780, T. 22.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-23529-e-2024-780-k-0937443feb85