Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/23310 E. 2023/1994 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/23310
Karar No
2023/1994
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/İHK-19840 HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul SAYISI : K- 2021/40334 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının kabulü ile yeniden hüküm kurularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. ... kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 28.10.2018 günü davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını ve maluliyeti oluştuğunu, başvuruya rağmen davalının ödeme yapmadığını, olayda araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalarak 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında talebini bedel artırım dilekçesiyle 80.509,37 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, maluliyet raporunun yetersiz olduğunu, davacının hatır için taşındığını, olayda davacının da müterafik kusuru bulunduğunu, her iki nedenle de hesaplanacak tazminattan indirim yapılması gerektiğini, SGK'dan davacıya gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılması gerektiğini, faiz başlangıcının komisyona başvuru tarihi olduğunu, davacı lehine vekalet ücreti verilmesine karar verildiği takdirde, vekaletin de 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin tarih ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla; alınan bilirkişi raporlarına dayanılarak, "... başvurunun kabulü ile 80.509,37 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 12.11.2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile başvurana ödenmesine ..." ve başvuran lehine tarifeye göre hesaplanan tam vekâlet ücreti takdirine karar verilmiştir. IV.İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davalı şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığı, maluliyet raporunun hatalı olduğu, olayda davacının da müterafik kusuru bulunduğu, araçta hatır için taşındığı, davacı yararına tam vekalet ücreti verilmesinin usul ve yasaya uygun düşmediği gerekçesiyle ... kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin tarih ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla; davalı vekilinin itirazının kabulü ile ... kararının kaldırılmasına, başvurunun kısmen kabulü ile malûliyet oranını daha düşük alarak yaptığı hesaplamaya göre, "... 44.727,41 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 12.11.2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizinin davalıdan tahsiline ..." ve başvuran lehine de hesaplanan nispi tam vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet oranının Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan rapora göre en az %18 olması gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif ranta göre yapılması gerektiğini, tazminatın avans faizi yerine, yasal faizi ile tahsiline karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalı şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığı, olayda davacının da müterafik kusuru bulunduğu, araçta hatır için taşındığı, ıslah edilen kısım için faiz başlangıcının ıslah tarihi olduğu, davacı yararına tam vekalet ücreti verilmesinin usul ve yasaya uygun düşmediği gerekçeleriyle kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı TBK'nın 52 ve 54 üncü maddeleri, 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90 ıncı ve 97 inci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Tarafların diğer temyiz itirazlarına gelince; Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Söz konusu belirlemenin ise Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda; kaza tarihi 28.10.2018 olup uygulanması gereken Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacıda oluşan maluliyet oranının belirlenmesi gerekirken, Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan hesap raporunda, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre belirlenen %18 oranının esas alındığı; davalı vekilinin İtiraz Hakem Heyetine başvurması üzerine de İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulü ile maluliyet oranı Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %10 olarak kabul edilmiş ve hesaplama da bu oran üzerinden yapılarak tazminata hükmedilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince davacının kaza tarihi ve sonrasındaki tüm tedavi evrakları eklenerek, davacıya ait dosyada mevcut raporlar da irdelenmek suretiyle, kaza tarihinde yürürlükte olan Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde, Adli Tıp Kurumu veya üniversitelerin adli tıp anabilim dalı bölümleri gibi kuruluşlardan rapor alınıp, tarafların usuli kazanılmış hakları da dikkate alınarak, sonucuna göre karar verilmek üzere ... kararının bozulması gerekmiştir. 3. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; a. Hukuki bir işlem (tasarrufi işlem) olan alacağın temliki sonrasında alacak üçüncü kişiye intikal etmektedir. Bu andan itibaren üçüncü kişi, borçlu karşısında alacaklı sıfatını kazanmaktadır. Niteliği itibariyle alacağın temliki, alacaklının tasarruf işlemidir. Temlik, alacağın tamamı için yapılabileceği gibi bir kısmı için de yapılabilir (somut olaydaki gibi). Tam temlikte alacağın aslı ve fer’ileri temlik alana geçmekte olup, alacaklı borç ilişkisinde taraf olmaktan çıkar. Kısmi temlikte ise, temlik edilen asıl alacak ve bu oranda fer’ilerinin temlik alana geçmesi söz konusudur. Temlik edilmeyen kısım itibariyle borçlunun temlik eden alacaklıya karşı sorumluluğu devam eder. Temlik alan, temliki ve alacağın varlığını ispat ederek borçludan talepte bulunur. Temlik ile birlikte temlik alan, alacağın aslı ve fer’ileriyle birlikte, alacağa bağlı rüçhan haklarını da iktisap eder. Dolayısıyla temliğe konu alacak itibariyle dava ve takip hakkı da temlik alana geçer. Alacağın temlikinde esasen borç değişmez, sadece onu talep edecek taraf değişmiş olur. Dosya içerisinde davacı ...'in 28.10.2018 tarihli temlikname ile alacağının %20'lik kısmını dava dışı Grup Merkez Hasar Yön. Dan. ve Güvenlik Sistemleri A.Ş.'ye devrettiğine dair belge mevcuttur. Şu halde, alacağın temliki ile kısmi temlikte temlik edilen miktarın alacaklısının yerine yeni bir alacaklının geçeceği kuşkusuz olup, İtiraz Hakem Heyetince, hem alacağın temliki ve geçerliliği, hem de 14.11.2018 tarihli temlikname ile devredilen alacak miktarı olan alacağın %20 'lik kısmı için bir değerlendirme yapılmadığı gibi, karar tarihinden önce devredilen bu kısım için davacının aktif husumet ehliyeti yönünden de bir değerlendirme yapılmaması bozma nedenidir. Bu durumda, yukarıdaki açıklamalar ışığında, alacağın (kısmi) temliki gözönünde tutularak, temlik konusu ile davacının alacağının %20 'lik kısmı için aktif husumet ehliyeti konusunda bir değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. b. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17. md. ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasına "tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir" hükmü eklenmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 17/2. maddesinde ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nisbi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nisbi ücretin beşte birine hükmedilir" düzenlemesi yapılmıştır. Açıklanan nedenlerle; ...'nce davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16.13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13. maddesi ve AAÜT'nin 17. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de usul ve yasaya uygun düşmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle, temyiz edilen ... kararının taraflar yararına; (3.a) ve (3.b) nolu bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı ve davalıya iadesine, Dosyanın ... İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere Mahkemeye gönderilmesine, 20.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/23310, K. 2023/1994, T. 20.02.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-23310-e-2023-1994-k-bd39288e1c6f