Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/11196 E. 2023/12281 K. – Ödeme Emrinin
Konu: Ödeme Emrinin İptali İle Borçlu Olunmadığının Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/11196
- Karar No
- 2023/12281
- Karar Tarihi
- Konu
- Ödeme Emrinin İptali İle Borçlu Olunmadığının Tespiti
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi EK KARAR TARİHİ : 20.01.2022 SAYISI : 2022/290 E., 2023/1257 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 37. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/143 E., 2021/305 K. Taraflar arasındaki ödeme emrinin iptali ile borçlu olunmadığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Kurumun davacıya 2016/89178 sayılı dosyadan takip yönelttiğini, 22.04.2021 de tebligat yapıldığını borcun ... İnşaat ve Petrol Tic. Ltd. Şti. adlı firmanın (sonradan birleşme ve unvan değişikliği ile ... Hazır Beton ve Prefabrik Yapı A.Ş. olan) borcu olduğunu, 1999/2 ve 5. aylar dönemine ait olmakla 5 yıllık zamanaşımı süresi dolduğunu, ayrıca borcun şirket tarafından ödendiğini, böyle bir borç olmadığını, ödeme dekontlarının ekte olduğunu belirterek kurumun önce şirkete başvurması daha sonra ortaklara yönelmesi gerekirken bu yöntemin izlenmediğini beyanla ödeme emrinin ve takibin, takibe konu alacağın zamanaşımına uğramış olması ve ödenmiş olması sebebiyle iptalini, davacının davalı Kuruma 257.498,30 TL borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; yetki süre husumet itirazında bulunduklarını beyanla davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davası konusuz kalmakla karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın açılmasına Kurumun sebebiyet vermediğini, kusurunun da bulunmadığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu alacağın önceden tahsil edilmiş olmasına karşın davacı aleyhine ödeme emri düzenlenmiş olduğundan davacının dava açmak zorunda kaldığı anlaşıldığından davalı Kurumun yargılama ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının yerinde olduğu değerlendirilerek davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili; müvekkili Kurum tarafından tesis edilen işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ödeme emrinin iptali ile borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.