Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/22591 E. 2024/410 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/22591
- Karar No
- 2024/410
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/218 E. 2021/539 K. vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 04.04.2013 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen istirdat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı adına kayıtlı ve dava dışı ...'e kiralanan (Makili Dayanıklı Tüketim Malzemeleri Gıda Tekst. San.) taşınmazda 01.11.2011 tarihinde meydana gelen yangın nedeniyle davalı sigorta şirketince sigortalı dava dışı ...'e ödeme yapıldığını, söz konusu ödemenin taşınmazın maliki olan davacıdan tahsili için davalı tarafından Sakarya 1. İcra Müdürlüğü'nün 2012/6511 sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibin kesinleştiğini, davacının haciz tehdidi ile 08.03.2013 tarihinde ihtirazı kayıtla ödeme yapmış ise de; takibin haksız olduğunu, yangının çıkış nedeniyle ilgili herhangi bir ekspertiz raporunun tanzim edilmediğini, tespit yapılmadığını, taşınmazın 18.06.2004 tarihinde Salih Şahin'den satın alındığını, bina sahibinin sorumluluğu cihetine gidilecek olsa dahi sorumluluğun taşınmazı kendilerinden satın aldıkları şahıslarda olduğunu ileri sürerek, Sakarya 1. İcra Müdürlüğü'nün 2012/6511 sayılı icra dosyasına yapılan 47.700,00 TL ödemenin yasal faizi ile birlikte istirdatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; olay tarihinde davalıya ait taşınmazda elektrik kablolarının kısa devre yapması sonucu meydana gelen maddi zararın sigortalıya ödendiğini, bu ödemenin rücuen tahsili için davacı hakkında icra takibi yapıldığını, usulüne uygun tebligata rağmen itiraz olmaması nedeniyle icra takibinin kesinleştiğini, eksper ve yangın raporu doğrultusunda poliçe limiti dahilinde ödeme yaptığını, kablo tesisatının açıktan döşenmesi sonucu zaman içinde birbirine temas ederek davaya konu yangının oluştuğunu, davacının bina sahibi olması nedeniyle sorumluluğunun bulunduğunu, Borçlar Kanunu'nun 69 uncu maddesi gereğince davacının sorumlu olduğunu, davacının zararı karşılamakla yükümlü bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 19.12.2013 tarihli ve 2013/157 Esas 2013/600 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 05.03.2018 tarihli ve 2015/12662 Esas 2018/1576 Karar sayılı ilamıyla " Somut olayda, davacının; dava konusu taşınmazın kiracısının halefi olarak sigortacısına karşı açtığı davada, dava dışı sigorta ettiren ile davacı arasındaki temel hukuki ilişkinin kira sözleşmesi olduğu açıktır. Bu nedenle mahkemece, uyuşmazlığın sulh hukuk mahkemesinin görevine girdiği nazara alınarak, HMK'nın 1/c maddesi gereğince mahkemenin görevli olmaması nedeniyle HMK'nın 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına, bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Davacı vekilinin talebi üzerine dosya nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmiş, yargılamaya görevli mahkemece devam olunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Somut olayımızda illiyet bağının kesilip kesilmediğini değerlendirirken uygun illiyet bağının bulunup bulunmadığı değerlendirmiş, hayatın olağan akışına ve binanın tahsis amacına göre meydana gelen zararın davacı bina maliki tarafından öngörülüp öngörülemeyeceği ve zararın önlenmesi için gerekli güvenlik ve emniyet tedbirlerini alıp almadığı hususu araştırılmıştır. Hem görevsiz mahkeme Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/157 E. sayılı dosyasında alınan 28.11.2013 tarihli raporda hem de mahkememizce farklı heyetlerden alınan 12.01.2019 tarihli ve 29.12.2020 tarihli raporlar dikkate alınarak meydana gelen zarar ile bina maliki ...'nun sorumluluğu noktasında illiyet bağının kurulamayacağı kanaatine ulaşılmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 16.09.2015 tarih ve E: 2014/11-2058 K: 2015/1768 sayılı ilamında; 'Bir bina veya yapı eserini malikinin mülga 818 sayılı BK m.58’e göre sorumlu tutulabilmesi için, zararın, yapım bozukluğu veya bakım eksikliğinden doğduğu ispatlanmalıdır. Buradaki ispat yükü zarar görene düşer.' denmek suretiyle ispat külfetinin zarar gören davalı Sompo Japan Sigorta A.Ş'de olduğu, davalının da zararı exper raporu dışında binadaki bir eksiklik veya bozukluktan kaynaklandığını ispat edemediği dikkate alınarak yapılan yargılamaya, taraf vekillerinin iddialarına, yangın raporuna, ekspertiz raporuna, tanık beyanlarına, bilirkişi raporuna, yangına ilişkin soruşturma evrakına, icra dosyasına ve oluşan vicdani kanıya göre davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesi ile davanın kabulü ile davacının Sakarya 1.İcra Müdürlüğü'nün 2012/6511 sayılı dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, davacının ödemiş olduğu alacak miktarının yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; 04.06.2021 tarihinde kararın "davacının ödemiş olduğu 47.700,00 TL alacak miktarının ödeme tarihi olan 08.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi "şeklinde düzeltilmesine ve kararın bu şekilde tavzihine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; olay yerinde sigara izmariti bulunmadığını, sigortalı tarafından ekleme yapılmadığını, sigortalının yangının meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığının anlaşıldığını, davacı yapı maliki sorumluluğunun bulunduğunu, yangının meydana gelmesindeki kusurunun, yangının çıkış sebebinin araştırılması gerektiğini, raporlar arasında çelişki bulunduğunu ve re'sen tespit edilecek nedenlerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; dava dışı sigortalıya ödenen sigorta bedelinin taşınmaz malikinden rücuen tahsili için başlatılan icra takip dosyasına ödenen bedelin istirdatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427 ve devamı maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas kanunu 72 nci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 69 uncu maddesi. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarının denetime elverişli olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 15.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.