Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/22512 E. 2023/2371 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/22512
- Karar No
- 2023/2371
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/456 Değişik İş, 2021/484 Karar SAYISI : 2021/İHK-19157 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kabulüne / İtirazın Reddine SAYISI : K-2021/38989 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. ... kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 11.05.2018 tarihinde davacı idaresindeki motosiklet ile davalıya trafik sigortalı aracın karıştığı çift taraflı kazada davacının yaralanarak malul kaldığını beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere; 50.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talebini yargılamada 79.144,50 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kusur ve maluliyete itiraz ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alınan maluliyet raporunun denetime elverişli olduğu ve aktüer bilirkişice usulünce hesaplandığı gerekçesiyle başvurunun kabulü ile, 79.144,50 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 17.09.2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; usule uygun olmayan maluliyet raporu ile başvuru yapıldığından usulden ret kararı verilmesi gerektiğini, davalı ... şirketi ile davacı vekili arasında Avukatlık Kanunu 35 inci madde uyarınca uzlaşma gerçekleştiğininden başvurunun kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini, sigortalı sürücüye izafe edilen kusur oranının fahiş olduğunu, maluliyet raporunun kaza tarihinde geçerli yönetmeliğe göre düzenlenmediğini, ATK'dan çelişki giderecek rapor alınması gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu % 1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, davacının kask ve koruyucu ekipman takıp takmadığı belirsiz olup meydana gelen kazada müterafik kusuru bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiğini, vekalet ücretinin; tarifeye göre belirlenen ücretin 1/5'i oranında hükmedilmesi gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç ... yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; varlığı iddia edilen uzlaşma ile ilgili herhangi bir delil sunulmadığı, gerekli tüm evrak ile başvurulduğundan usulden redde ilişkin itirazın yerinde olmadığı, kusur raporunun oluşa uygun ve denetime elverişli olduğu, Yargıtay içtihatları uyarınca TRH 2010 Yaşam Tablosu progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılması gerektiğinin benimsendiğini, hükme esas alınan hesap raporunda PMF Yaşam Tablosuna göre hesaplama yapılması nedeniyle davalı lehine olduğu, ödemenin güncellenerek düşüldüğü, meydana gelen olayda müterafik kusur indirim yapılmasını gerektirir delil bulunmadığı, vekalet ücretinin Kanun ve Tarife'ye uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ... kararına karşı yaptığı itiraz başvurusuna konu ettiği nedenlerle, ... kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 111 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 10.07.2020 tarihli rapor ... tarafından benimsenmiş olup bu raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti % 11,6 olarak belirlenmiş, maluliyet oranının bir kısmı da çenede skardan kaynaklanmaktadır. Ne var ki, anılan bu raporda kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan mevzuata uygun olarak maluliyet değerlendirmesinin yapılmadığı, rapor tanziminde 30.03.2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirleme yapılmadığı görülmektedir. Olay yeri inceleme tutanağında ise kaska ilişkin belirleme yapılmamıştır. Maluliyet oranı tespitine ilişkin anılan rapor, hükme esas almaya elverişli olmadığından, maluliyetin belirlenmesi konusunda yapılan araştırma yetersizdir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; soruşturma evrakı da getirtilerek davacının kafa bölgesi yaralanması (çene skarı) ile ilgili kaza ile illiyetli maluliyeti bulunup bulunmadığı ve varsa kask takıp takmamanın söz konusu sekelin oluşmasına ya da artmasına etkisinin tartışılması suretiyle davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan 30.03.2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre tazminatın belirlenmesi ve yukarıdaki düzenleme kapsamında müterafik kusurun değerlendirilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 17/2. maddesi gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nisbi vekalet ücretinin 1/5'i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden fazla vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.