Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/22342 E. 2023/12399 K.

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/22342
Karar No
2023/12399
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1529 E. - 2021/671 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; trafik kayıtlarına göre maliki ve sürücüsü ... olan aracın 12.10.2008 tarihinde karışmış olduğu tek taraflı kaza neticesinde vefat ettiğini, aracın kaza tarihinde geçerli zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi olmadığından ... Yönetmeliği uyarınca müvekkili kurumun kazada vefat eden ... mirasçılarına Elbistan 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/517 E. 2016/563 K. sayılı ilamı ile Elbistan İcra Müdürlüğü 2017/61 E. sayılı dosyasına 204.079,05 TL tazminat ödemek zorunda kaldığını, davacının yaptığı ödemeler için, zarara neden olanlara (aracın işletenine, sürücüsüne ve diğer sorumlulara) rücu etme hakkı tanındığını, davalı borçlular aleyhinde Elbistan İcra Müdürlüğünün 2017/2982 E. sayılı dosyasında başlatılan takibe borçluların itirazda bulunduğunu ve icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini belirterek haksız itirazların iptali ile yargılama safhasında ortaya çıkabilecek tazminattan indirim sebeplerinin bulunması halinde, sayın mahkemece hak sahibinin gerçek zararının tespit ettirilerek tespit edilen gerçek zarar tutarından kusur ve her türlü indirim tutarlarının düşüldükten sonra 204.079,05 TL üzerinden takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere borçluların icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde; kazanın meydana gelişinde ... 'ın sevk hatasının olmadığını, teknik arızanın kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunu, yapılan ödemenin rücu edilmesi için sürücünün kusurlu olması gerektiğini, mahkemece hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda davacı sigorta şirketinin sigortalısına rücu edebileceği miktar belirlenirken Asliye Hukuk Mahkemesinin kesinleşmiş kararı ile belirlenen kusur durumu ile destekten yoksun kalma tazminatından sigortalı araç sürücüsünün kusuruna isabet eden kısım göz önüne alınarak hesaplama yapıldığını, mahkemece açıklanan bu rapora dayalı olarak hak ve sahiplerine ödeme yapan sigorta şirketinin ehliyetsiz araç kullanımı nedeni ile sigortalısına rücu hakkının sürücünün kusur oranı ile sınır olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Güvence Hesabının, ... Yönetmeliği'nin 9 uncu maddesinin b fıkrası ve 16 ncı maddesinin a bendi uyarınca ödediği tazminatı zorunlu trafik sigortasını yaptırmayan ve zarardan sorumlu olan kusurlu araç işleteninden isteyebileceği, dava konusu trafik kazasına ilişkin Karayolları Genel Müdürlüğü Fen İşleri Heyetinden seçilen üç kişilik bilirkişi heyetinin 01.03.2019 havale tarihli kusur raporu ile yine mahkemenin 2013/517 Esas 2016/563 Karar sayılı dosyasında alınan İstanbul Teknik Üniversitesinden seçilen üç kişilik bilirkişi heyetinin 12.04.2016 tarihli raporlarında davalılar murisi ... ın kusursuz olduğu, kazanın teknik arıza nedeni ile meydana gelmiş olduğunun belirlendiği ve birbiriyle uyuşan iki rapor doğrultusunda dava konusu trafik kazasına ilişkin kusur durumunun kesinleşmiş olduğu, sonuç itibariyle davacı ... Hesabının 12.10.2008 tarihinde meydana gelen trafik kazasından dolayı davalıların murisi ... ın vefatından dolayı ... mirasçılarına ödediği destekten yoksun kalma tazminatını kusursuz araç sürücüsü ... mirasçıları olan davalılara rücu edemeyeceği gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; rücu davalarında daha önceki tazminata hükmedilen ve kesinleşen davadaki kabul olunan kusurluluk/kusursuzluk ve oranlarının yeniden tartışmaya açılamayacağını, yerel mahkemece önceki kesinleşen karardaki hükme esas alınan ve kesinleşen kusur raporuna rağmen işbu itirazın iptali davasında yeniden kusur raporu aldığını, iş bu itirazın iptali davasında yerel mahkemece tazminata dair önceki davada davalılar murisinin kusursuz olduğunun kabul edildiği varsayılarak eldeki davada da davalılar murisinin kusursuzluğu üzerine hüküm kurduğunu, ancak Elbistan 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/517 E. 2016/563 K. sayılı davada verilen gerekçeli kararın 2. sayfasının son paragrafında yer alan delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe kısmında "kazaya ilişkin soruşturma evrakının incelenmesinde kazanın ... Günal'ın sürücü kusurundan kaynaklandığı anlaşılmaktadır" ibaresi ile davalıların murisinin kusurlu olduğunu kabul edildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 12.04.2016 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; yerel mahkeme kararında sonuca müessir iki esaslı yanılgıya düşüldüğünü, rücu davalarında daha önceki tazminata hükmedilen ve kesinleşen davadaki (2013/517 E. ve 2016/563 K.) kabul olunan kusurluluk/kusursuzluk ve oranlarının yeniden tartışmaya açılamayacağını, kesinleşen karardaki hükme esas alınan ve kesinleşen kusur raporuna rağmen işbu itirazın iptali davasında yeniden kusur raporu alındığını, ikinci olarak ise tazminata dair verilen önceki hükümde davalılar murisinin kusursuz değil aksine başkaca kusurludan bahsedilmemiş olmakla tam kusurlu sayıldığını, yapılması gerekenin Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi'nin konuya birebir temas eden güncel 2017/1115 E. ve 2018/1677 K. sayılı kararında olduğu üzere işlem yapılmasından ibaret olduğunu belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı ... Hesabının 12.10.2008 tarihinde gerçekleşen trafik kazası sonucunda ... ın vefatı nedeniyle ödenen destekten yoksun kalma tazminatının rücuen tazminine yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 14 üncü maddesine dayalı olarak hazırlanan ... Yöntmeliği'nin 16 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi. 3. Değerlendirme 1- Müteveffa sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki araçla meydana gelen tek taraflı kaza neticesinde vefat ettiği, aracın, kaza tarihinde geçerli ZMSS poliçesi olmadığından davacı ... tarafından kazada vefat eden ... mirasçılarından Elbistan 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/517 Esas sayılı dosyası ile açılan davada karar verilen 204.079,05 TL destekten yoksun kalma tazminatının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali isteminde bulunulduğu, mahkemece ZMSS'yi yaptırmayan ve zarardan sorumlu olan kusurlu araç işleteninden tazminatın istenebileceği, dava konusu trafik kazasına ilişkin Karayolları Genel Müdürlüğünden seçilen üç kişilik bilirkişi heyetinin 01.03.2019 havale tarihli kusur raporu ile meydana gelen olayda motosiklet selesinin teknik özellikleri bilinmemekle selenin istiap haddinin belirlenemediği gibi istiap haddinin aşılıp aşılmadığının da tespit edilemediği yine mahkemenin 2013/517 Esas 2016/563 Karar sayılı dosyasında alınan İstanbul Teknik Üniversitesinden seçilen üç kişilik bilirkişi heyetinin 12.04.2016 tarihli raporlarında davalılar murisi ...n kusursuz olduğu, kazanın teknik arıza nedeni ile meydana gelmiş olduğunun belirlendiği ve birbiriyle uyuşan iki rapor doğrultusunda dava konusu trafik kazasına ilişkin kusur durumunun kesinleşmiş olduğu, sonuç itibariyle davacı ... Hesabının 12.10.2008 tarihinde meydana gelen trafik kazasına bağlı davalıların murisi ... 'ın vefatından dolayı ...l mirasçılarına ödediği destekten yoksun kalma tazminatını kusursuz araç sürücüsü ... mirasçıları olan davalılara rücu edemeyeceği gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verildiği, davacının istinaf isteminin de Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; Kayseri Emniyet Müdürlüğünün 03.11.2015 günlü yazısı ile; 38 LH 894 plakalı 1993 model motosikletin 27.02.1995 tarihinde dava dışı Hanefi Kaya adına tescil edildiği, motosiklete sonradan sepet monte edildiği, kaza tarihinden sonra 15.01.2013 tarihli işlemle "motosiklete sepet monte edilmesinin teknik yönden uygun olup olmadığı değerlendirilmediği için" tescilinin yapılmamış olduğu ve süresiz iptal edilmek suretiyle kayıtlarının kapatıldığı bildirilmiş, motosikletin tescil belgesinde ise; İZH Planet marka motosikletin net ağırlığının 128 kg ve yolcu kapasitesinin 1 kişi olduğu, araçta yük taşıma kapasitesinin bulunmadığının belirtildiği anlaşılmıştır. Olaydan sonra düzenlenen Olay Yeri İnceleme Raporunda, müteveffa sürücü ... yönetimindeki buğday yüklü sepetli motosikletin devrilmiş olduğu, motosiklette her biri 50 kg.lık toplam 8 adet buğday yüklü torba (yaklaşık 400 kg) yüklü vaziyette seyir halinde iken motosiklet sepet tekerinin çıkması neticesinde yaklaşık 12,5 metre sürtünmesine müteakip takla atarak ters dönmüş olduğu belirtilmiştir. Dosya kapsamında yer alan Kayseri Emniyet Müdürlüğünün 03.11.2015 günlü yazısı, tescil belgesi ve Olay Yeri İnceleme Raporu, karara esas alınan 01.03.2019 havale tarihli kusur raporu ile meydana gelen olayda motosiklet selesinin teknik özellikleri bilinmemekle, selenin istiap haddinin belirlenemediği gibi istiap haddinin aşılıp aşılmadığının da tespit edilemediği gerekçesiyle davalılar murisinin kusuru olmadığı yönündeki tespiti göz önüne alınarak ATK İstanbul Trafik İhtisas Dairesinden yazı ve belge içerikleriyle rapor arasındaki çelişkiyi gideren yeni bir rapor alınmalıdır. Öte yandan her ne kadar motosiklet selesinin istiap haddinin (taşıma kapasitesinin) belirlenemediği için taşıma sınırı tespit edilememiş ise de; motosikletin yüksüz ağırlığı ve yolcu taşıma kapasitesi gözetildiğinde 400 kg'lik yükü taşıma kapasitesi olmadığı gözetilmelidir. Bunun göz önüne almamış olması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. 2- Dosya kapsamında yer alan Kayseri Emniyet Müdürlüğünün yazısı ile; 38 LH 894 plakalı 1993 model motosikletin 27.02.1995 tarihinde dava dışı Hanefi Kaya adına tescil edildiği, 15.01.2013 tarihli işlemle tescilinin yapılmamış olduğu ve süresiz iptal edilmek suretiyle kayıtlarının kapatıldığı bildirilmiştr. Ancak kazanın gerçekleştiği 12.10.2008 tarihinde kayıt malikinin kim olduğu yönünde dosya kapsamında bir tespite rastlanılmamış olup, işleten hususunun netleştirilmesi gerekir. Bu nedenle; eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) ve (2) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacı iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/22342, K. 2023/12399, T. 22.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-22342-e-2023-12399-k-bbe9184c0ed7