Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/22117 E. 2023/11318 K. – Rücuen Tazmina

Konu: Rücuen Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/22117
Karar No
2023/11318
Karar Tarihi
Konu
Rücuen Tazminat

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/141 E. 2021/428 K. HÜKÜM/KARAR : Davacı Vekilinin İstinaf Başvurusunun Reddine/ Davanın Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 4. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2018/267 Esas 2020/542 Karar Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince 02.08.2021 tarihli ek karar ile yasa yolunun sehven yanlış gösterilmesinin tashih ya da tavzih ile düzeltilemeyeceği gerekçesi ile davacı vekilinin talebinin reddine karar verilmiştir. Ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesince her ne kadar kararın kesin olduğu belirlenmişse de davacı davasını 81.590,00 TL için açmış, dava İlk Derece Mahkemesi tarafından reddedilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, dava değeri Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi olan 31.05.2021 itibariyle kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL'nin üzerinde olduğu ve temyiz dilekçesinin reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla; 02.08.2021 tarihli ek kararın kaldırılması gerekir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, ek kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi ile sigortalı aracın 27.10.2016 günü yaralamalı kazaya karıştığını, aracın sürücüsünün U dönüşü yasak olan bir yerde aniden U dönüşü alarak ters yolda ilerleyip dava dışı yayaya çarparak bu kişinin yaralanmasına neden olduğunu, kazada yaralanan yayaya yaralanması nedeni ile 81.590,00 TL tazminat ödemesi yapıldığını, ZMSS Genel Şartları B.4 maddesi uyarınca rücu hakları olduğunu, zira zararın genel şartlarda belirtildiği gibi sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana geldiğini, bu nedenle yayaya ödenen toplam 81.590,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacı şirkete iadesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sürücünün yüzde yüz kusurlu olmasının ağır kusurlu olduğu anlamına gelmediğini, dava dışı araç sürücüsünün ağır kusurlu olmadığını, alınan kusur raporunda araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunun açıkça belirtildiğini, dava dilekçesinde davacı şirket her ne kadar araç sürücüsünün ters U dönüşü yaptığı esnada meydana geldiği belirtildiyse de bu durumun gerçeği yansıtmadığını, kaza tespit tutanağında müvekkilinin aracının sağ yan ayna ve sağ ön kapısının hasarlı olmasının bu durumu kanıtladığını, yayanın dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde yola çıkması nedeniyle kazanın meydana geldiğini, dolayısıyla araç sürücüsünün yüzde yüz kusurlu olmasının kabul edilemeyeceğini, belirtilen nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının rücu için Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4.a maddesine dayandığı, ilgili maddede işletene rücu edilmesi için sorumlu olduğu kişinin fiilinin ağır kusur veya kasıtlı bir eylem olması gerektiği, sürücünün tamamen kusurlu olmasının tek başına rücu hakkı doğurmayacağı, somut olayda davalı tarafın sorumlu olduğu sürücünün kazada tamamen kusurlu olduğu ancak Genel Şartlarda ifade edildiği gibi ağır kusur veya kasıt unsurunun bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu olayda araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunu, mahkemenin sürücünün ağır kusurlu olmadığı yönündeki değerlendirmesinin yerinde olmadığını, hükmedilen vekalet ücretinin maktu olması gerekirken nispi olarak hükmedilmesinin yanlış olduğunu beyan ederek, mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sigortalı araç sürücüsünün, kaza yaptığı yolun bölünmüş ana yol olmayıp yan servis yolu olduğu, Edremit istikametinde ilerler iken marketten U dönüşü alıp tek yönlü yolda ters yöne hareket ettiği esnada kazanın meydana geldiği, rapor içeriğine göre sürücünün tam kusurlu olduğu anlaşılmakla, kasıt veya kasta yakın bir kusur halinin mevcut bulunmadığı, benzer gerekçe ile ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, ayrıca ret edilen dava yönünden AAÜT 13/1 uyarınca belirlenen nispi vekalet ücretinin tarifeye uygun olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan dava dışı yayaya ödenen sürekli iş göremezlik tazminatının araç işleteninden rücuen tahsili talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 88, 89, 90, 91 ve 93 üncü maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; özellikle meydana gelen kazada araç sürücüsünün kast ya da ağır kusurundan söz edilemeyeceği anlaşılmakla; dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.10.2023 tarihinde Başkan vekili ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dava, trafik sigortacısı olan davacının dava dışı 3. kişiye ödediği sürekli iş göremezlik tazminatının kendi sigortalısı olan davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın reddine dair verilen kararı davacı vekilinin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; sayın çoğunluk tarafından davacı vekilinin davalı yararına hükmedilen red vekalet ücretinin hatalı olduğuna ilişkin temyiz itirazları ve diğer temyiz itirazlarının reddiyle İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13 üncü maddesinin 4 üncü fıkrasında "maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur" düzenlemesi yapılmıştır. Anılan düzenleme gereği davanın tamamen reddi nedeniyle davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararındaki davalı yararına hükmedilen vekalet ücretinin maktu vekalet ücreti şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/22117, K. 2023/11318, T. 25.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-22117-e-2023-11318-k-955aa72632db