Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/21155 E. 2024/2349 K.
Konu: Tasarrufun İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/21155
- Karar No
- 2024/2349
- Karar Tarihi
- Konu
- Tasarrufun İptali
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/693 E., 2021/906 K. DAVALILAR : 1- ... 2- ... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 06.10.2016 HÜKÜM/KARAR : İstinaf isteminin kabulü ile hükmün kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/456 E., 2018/456 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalılardan ...'dan 45.000,00'er TL tutarlı 90.000,00 TL senede dayalı alacağının olduğunu, ödenmemesi nedeniyle İstanbul 31. İcra Müdürlüğü'nün 2016/2934 sayılı dosyası ile takipte bulunduğunu, ödeme emrinin tebliğ edildiğini, tebligat adresine hacze gidildiğini, haczi kabil malının bulunamadığını, yapılan araştırmada ... ilçesinde bulunan taşınmazını diğer davalı ...'e düşük bir bedel ile devrettiğinin tespit edildiğini, davalı ...'in davalı ...'ın ortağı ve arkadaşı olduğunu, devrin müvekkilinin alacağını engellemek kastı ile gerçek değerinin altında yapıldığını belirterek tasarrufun iptali ile İstanbul 31. İcra Müdürlüğü' nün 2016/2934 sayılı dosyasındaki alacak ile sınırlı olmak üzere ... ilçesi, ... Mahallesi 11848 parselde kayıtlı 10 nolu bağımsız bölüm taşınmaz üzerine haciz ve satış yetkisi tanınmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... cevap dilekçesinde; bankadan konut kredisi kullanabilmek için taşınmazını diğer davalıya devrettiğini, bu para ile şirket borçlarını ödediklerini, mal kaçırma kastı olmadığını, konut kredisinin taksitlerini kendisinin ödediğini belirterek davanın reddini savunmuş ancak daha sonra davanın doğru olduğunu belirterek davayı kabul etmiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın müvekkili tarafından gerçek bedeli ödenerek bankadan alınan kredi ile satın alındığını, tasarrufun iptali davasının koşullarının oluşmadığını, iki yıllık sürenin geçtiğini, davacı taraf ile diğer davalının akraba olduğunu, icra takibine konu senetlerin danışıklı olarak geçmişe yönelik düzenlendiğini, gerçek bir alacak olmadığını, müvekkilinin de zarar verme kastının bulunmadığını, ayrıca aciz belgesinin olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tapu kaydından ... ilçesi, ... Mh. 11848 parsel, 10 nolu bağımsız bölüm taşınmazın ...'a ait iken, 03.12.2012 tarihinde ...'e 35.000,00 TL bedelle satıldığı, bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın satış tarihindeki değerinin 85.000,00 TL olduğunun belirtildiği, tapu kaydı, icra dosyası, bilirkişi raporu, davalı ...'ın beyanı dikkate alındığında 10 nolu bağımsız bölüm nolu taşınmazın satışının gerçek satış olmadığı, davacının alacağının engellenmesi gayesi güdüldüğü sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, İstanbul 31. İcra Müdürlüğü' nün 2016/2934 sayılı dosyasındaki alacak ile sınırlı olmak üzere davalı ... adına kayıtlı ... ilçesi, ... Mh. 11848 parsel sayılı taşınmazdaki 10 nolu bağımsız bölüm daire üzerine haciz ve satış yetkisi tanınmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davacı taraf ile davalı ...'ın yakın akraba olduklarını, davacının, davalı ...'ın kız kardeşi ile evli olduğunu, icra takibine konu senetlerin davacı ile davalı ... arasında danışıklı olarak geçmişe dönük olarak düzenlendiğini, amacın borç yaratarak müvekkilini dolandırmak olduğunu, davalının son duruşma zaptından da görüleceği üzere davanın kabulünü talep ettiğini, satış işlemi için 95.000,00 TL konut kredisi kullandığını, bununla ilgili kredi dosyası ile ödeme belgelerinin banka tarafından ibraz edildiğini, bedelin banka tarafından davalı ...'ın banka hesabına ödendiğini, müvekkilinin halen kredi borcunu ödediğini, bilirkişi raporuna göre taşınmazın düşük bedel ile satılması gerekçe gösterilerek tasarrufun iptaline karar verilmesinin hatalı olduğunu, tapu kaydında konut kredisi ipoteği olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı borçlu ...'ın kız kardeşi olan Nagihan'la evli olup borçlunun eniştesi olduğu, dava konusu taşınmazın her ne kadar tapuda 35.000,00 TL bedelden satıldığı belirtilmiş ise de; davalı ...'in bankadan konut kredisi çektiği, çekilen bedelin 95.250,00 TL olduğu ve davalı borçlu ...'ın hesabına yatırıldığı, taşınmaz üzerinde bankanın ipoteği olduğu, davalı ...; eniştesi olan davacıdan borç aldığını, aldığı borca karşılık davacıya 2 adet senet verdiğini, davalı ...'in iş ortağı olduğunu, davaya konu taşınmazı borçlarını ödemek üzere bankadan kredi çekmek için ortağı olduğunu iddia ettiği ...'e satış gösterdiğini, çekilen kredinin taksitlerini ...'e verdiğini ve onun bankaya yatırdığını, bir kısım taksitleri kendisinin yatırdığını, ...'e ortaklığı bitirmek ve taşınmazı kendisine devretmesini istediğini, ancak ...'in devre yanaşmadığını beyan etmesine ve son celseye kadar taşınmazı davacıdan mal kaçırmak için devretmediğini belirtmesine rağmen, son celse davayı kabul ettiğine dair beyanı, senetlerin her zaman düzenlenebileceği göz önüne alındığında, davacının gerçek bir alacağı olmadığı gerekçesiyle davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK 353/1/b-2 maddesi uyarınca kabulüne, Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 15/11/2018 tarih ve 2016/456 E., 2018/456 K. sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı ...'ın 2012 yılında iş yerinde nakit sıkıntısı yaşadığını söyleyerek bu sıkışık süreci atlatabilmek için davacıdan borç para istediğini, davacının davalının akrabası olması hasebiyle ve aynı zamanda davalının iş yeri sahibi olması ve üzerine kayıtlı gayrimenkulü olmasına da güvenerek borç vermeyi kabul ettiğini, borç karşılığında ise 2 adet bono düzenlendiğini, icra takibine konu bonoların tanzim tarihinin 15.08.2012, iptale tabi tasarrufun yapıldığı tarihin ise 03.12.2012 olup, borcun tasarruftan önce doğduğunu, davalı ...'ın beyanını son celsede değiştirerek gerçekleri ikrar etmesinin sebebinin, davalı ... ile arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı olduğunu, davacı ile davalı ... arasında akrabalık ilişkisi olması, birinin diğerine borç vermeyeceği anlamına gelmeyeceğini, borçlu davalı olan ...'ın diğer davalı ... ile birlikte hareket ederek alacaklılarını zarara sokmak kastıyla malvarlığı mevcudunu eksilttiği hususunun da kanıtlanmış bulunduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı fazla alınan temyiz harcının temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.