Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/20456 E. 2023/5477 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/20456
Karar No
2023/5477
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/541 Esas 2021/831 Karar HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulüne İstinaf Başvurusunun-Esastan Kabulüne ve Davanın Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/132 Esas 2018/810 Karar Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 31.07.2007 tarihinde davacı yaya ile davalı ... şirketince zorunlu mali mesuliyet sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazasında, davacının yaralandığını ve malul kaldığını iddia ederek açtığı belirsiz alacak davası ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 2.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 2.500,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı taleplerini toplam 147.644,27 TL' ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; öncelikle zamanaşımı def’ ini ileri sürmüş, her durumda sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, araç sürücüsünün kusurunun ispat edilmesi gerektiğini, sürekli iş göremezliğin Adli Tıp Kurumu tarafından tesbit edilmesi gerektiğini, rücuya ilişkin bir durum olup olmadığının araştırılması gerektiğini, hesaplamanın aktüer sıfatına sahip bilirkişiler tarafından yapılması gerektiğini, maluliyet oranının Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğüne göre belirlenmesi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin temerrüde düşmediğini, dava açılmasına sebebiyet vermediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne, 3.683,84 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 143.960,43 TL sürekli iş göremezlik tazminatı toplamı 147.644,27 TL tazminatın 23.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece zamanaşımı itirazlarının değerlendirilmediğini, dava konusu olayın 31.07.2007 tarihinde meydana geldiğini, davanın ise 8 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra 17.02.2017 tarihinde açıldığını, davacının maluliyetinde değişen gelişen bir durum olmadığını, tedavilerinin ne zaman tamamlandığı, maluliyetinin ne zaman saptanabilir hale geldiğinin ve bu tarih itibariyle zamanaşımı süresinin geçip geçmediğinin değerlendirilmediğini, değişen ve gelişen durum yok ise zamanaşımı başlangıç tarihinin hastalığın seyrini tamamladığı değil olay tarihinden başlatılması gerektiğini ileri sürülerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 31.07.2007 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralandığı, bu kaza nedeniyle uygulanacak zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, davaya konu kaza ve yaralanma nedeniyle davanın 17.02.2017 tarihinde açıldığından ceza zamanaşımı süresinin dolduğu, zamanaşımı süresini kesen veya durduran herhangi bir sebebin bulunmadığı gibi davacı tarafın gelişen durum iddiasının da olmadığı, davalı tarafından süresinde zamanaşımı itirazında bulunulduğunun anlaşılmasına göre zamanaşımı süresi içerisinde açılmayan davanın bu nedenle reddi gerekirken esasa girilerek karar verilmiş olmasını doğru görülmediği gerekçesi ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılmamış olması nedeniyle reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, müvekkilinin zararı ve faili kesin olarak öğrendiği tarihin maluliyet rapor tarihi olduğunu, 07.05.2018 tarihinden itibaren 2 ve 8 yıllık sürenin işlemeye başlaması gerektiğini, aksi kanaatte ise tedavinin hangi tarihte sona erdiği, gelişen bir durum olup olmadığı, varsa gelişen durumun sona erdiği tarihin, maluliyetin tam olarak belirlenebileceği tarihin ve maluliyet oranının belirlenmesi için yeniden rapor alınması gerekirken davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’ nun 85, 90, 91 ve 109 uncu maddeleri, 6098 sayılı Borçlar Kanunu’ nun 49, 51, 54 üncü maddeleri, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 66 ıncı maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları . 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davacının gelişen durum iddiası bulunmamasına, kaza tarihinden itibaren 8 yıllık uzamış ceza zamanaşımı süresinin geçmesinden sonra davanın açılmış olmasına göre karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine 24.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/20456, K. 2023/5477, T. 24.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-20456-e-2023-5477-k-b1be08d1d954