Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/20424 E. 2023/6228 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/20424
Karar No
2023/6228
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/1817 Esas 2021/1009 Karar HÜKÜM/KARAR : kabul- Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/110 Esas, 2018/139 Karar Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesi; polis memuru olan müvekkilinin Emniyet Müdürlüğüne ait motosiklette yolcu konumunda iken, trafik sigortası bulunmayan araçla karıştığı 12.10.2015 tarihli trafik kazası sonucu yaralandığını, karşı aracın asli ve tam kusurlu olduğunu belirterek açılan belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 16.02.2018 tarihli bedel artırım dilekçesiyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 124.018,64 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, dava açmadan önce kendilerine müracaat etmediğini, araç sürücüsü ve işletenine davanın ihbarını talep ettiklerini, kusur ve poliçe limiti ile sınırlı şekilde sorumlu olduklarını, kusur incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, davacının koruyucu tertibat kullanıp kullanmadığının tespiti ile kullanmadığı takdirde müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının SGK'dan geçici iş göremezlik ödemesi alıp almadığının tespiti gerektiğini, maluliyetin Adli Tıp Kurumundan alınacak rapor ile belirlenmesini, arazlar ile kaza arasında illiyet bağı olup olmadığının tespitini talep ettiklerini beyan ederek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı ile belirtilen kararı ile; davacının 12.10.2015 tarihli kazada daimi şekilde yaralanıp yaralanmadığı, zararın oluşup oluşmadığının uyuşmazlık konusu olduğu, olay tarihinde kontrolsüz kavşağa giren sigortasız araç sürücüsünün, geçiş önceliğine sahip davacının yolcu olarak bulunduğu motosiklete çarpması neticesi oluşan kazada tam kusurlu olduğu, kazada yaralanan davacının %10,3 oranında çalışma gücü kaybı bulunduğu, alınan hesap raporu ile davacının 124.018,64 TL daimi iş gücü zararı olduğunun belirlendiği, bu zarardan davalının sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile 124.018,64 TL tazminatın dava tarihi olan 29.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili; 26.04.2016 tarihinde Karayolları Trafik Kanunu’nda değişiklik yapıldığını, davacı tarafından dava tarihinden önce başvuru yapılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, olayın 01.06.2015 tarihinden sonra gerçekleştiğini, özürlülük oranının tespiti için, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor alınması gerektiğini beyan etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı sigorta şirketine başvurunun dava şartı olduğuna ilişkin yasal düzenlemenin yürürlüğe girmesinden önce davanın açıldığı bu nedenle dava tarihinde sigorta şirketine başvurunun zorunlu dava şartı olmadığı, 01.09.2013 tarihinde ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğinin yürürlüğe girdiği, yönetmelik ile Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinde de düzenlenen, çalışma gücü kaybı, malul sayılma, yaşlılık aylığı bağlanması, vazife ve harp malullüğü ile ilgili hükümlerin yürürlükten kaldırıldığı, iş kazası ve meslek hastalığına ilişkin düzenlemelerin yapıldığı 17 ve devamı maddelerinin hali hazırda yürürlükte bulunması nedeniyle, sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesinde "Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" hükümlerine göre maluliyetin belirlenmesi gerektiğinden davalı vekilinin Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasına ilişkin itirazlarının da yerinde görülmediği mahkeme kararının yerinde olduğu gerekçesi ile davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı yönetmelik hükümlerine göre tanzim edildiğini beyan etmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, trafik sigortasız aracın karıştığı 12.10.2015 tarihli ve çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun'un 6 ' ncı maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, ... Yönetmeliği'nin 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 12.10.2015 tarihinde meydana gelmiştir. Bu durumda; davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3. 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun’un “Nakdi tazminat ve aylığın etkisi” başlıklı 6. maddesinde “Bu Kanun hükümlerine göre ödenecek nakdi tazminat ile bağlanacak emekli aylığı uğranılan maddi ve manevi zararların karşılığıdır. Yargı mercilerinde maddi ve manevi zararlar karşılığı olarak kurumların ödemekle yükümlü tutulacakları tazminatın hesabında bu kanun hükümlerine göre ödenen nakdi tazminat ile bağlanmış bulunan aylıklar göz önünde tutulur.” hükmü bulunmaktadır. Dosyanın incelenmesinde, davacının kaza tarihinde polis memuru olarak görev yaptığı ve davaya konu trafik kazasının davacının görevini ifası sırasında meydana geldiği anlaşılmaktadır. Şu durumda; 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkındaki Kanun gereğince ödemede bulunulup bulunulmadığı hususu araştırılarak bu ödemenin zarar verene rücu olanağı bulunduğundan tazminat miktarından düşülmesi gerekir. Mahkemece bu konuda araştırma yapılarak davacıya ilgili yasa kapsamında rücuya tabi ödemenin yapılmış olması halinde tespiti halinde tazminattan düşülmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 .Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.05.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi, (Karşı Oy) KARŞI OY 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun'un (2330 sayılı Kanun) "Nakdi Tazminat ve aylığın etkisi" başlıklı 6 ncı maddesinde "Bu Kanun Hükümlerine göre ödenecek nakdi tazminat ile bağlanacak emekli aylığı uğranılan maddi ve manevi zararların karşılığıdır. Yargı mercilerinde maddi ve manevi zararlar karşılığı olarak kurumların ödemekle yükümlü tutulacakları tazminatın hesabında bu kanun hükümlerine göre ödenen nakdi tazminat ile bağlanmış aylıklar göz önünde tutulur." hükmü bulunmaktadır. Dosyanın incelenmesinde, davacının kaza tarihinde polis memuru olarak görev yaptığını ve davaya konu trafik kazasının davacının görevini ifası sırasında meydana geldiği, 2330 sayılı Kanun gereğince yapılacak ödemenin zarar verene rücu olanağı bulunduğu gözetilerek istinaf aşamasında Bölge Adliye Mahkemesince anılan Kanun gereğince ödemede bulunup bulunulmadığı araştırılmış; İçişleri Bakanlığı'nın 03.03.2021 ve 14.03.2021 tarihli müzekkere cevaplarında, davacının 12.10.2015 tarihli trafik kazası neticesi yaralanması nedeniyle nakdi tazminat ödenmesine dair yaptığı 04.01.2019 tarihli başvurunun Nakdi Tazminat Komisyonu tarafından incelendikten sonra verilecek olan kararın davacıya tebliğ edileceği bildirilmiştir. Anılan cevapların incelenmesinde, incelemenin ne zaman sonuçlanabileceğine dair bir bilgi de bulunmamaktadır. Temyiz incelenmesinde, incelemenin ne zaman sonuçlanabileceğine dair bir bilgi de bulunmamaktadır. Temyiz incelemesi aşamasında bu hususa ilişkin dosyaya sunulan bir belde de bulunmamaktadır. Böylece Bölge Adliye Mahkemesince davacıya 2330 sayılı Kanun'a göre rücuya tabi ve hesaplanan tazminattan mahsubu gereken herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılmış ve ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle; bu yönüyle Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından sayın çoğunluğun ödeme hususunun araştırılmasına yönelik eksik incelemeye karar verildiğine ilişkin değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan bozma nedenine katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/20424, K. 2023/6228, T. 10.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-20424-e-2023-6228-k-b20f5b8b241d