Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/19114 E. 2023/4 K. – Haksız Eylem
Konu: Haksız Eylem Nedeniyle Maddi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/19114
- Karar No
- 2023/4
- Karar Tarihi
- Konu
- Haksız Eylem Nedeniyle Maddi Tazminat
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/267 E., 2021/736 K. HÜKÜM/KARAR : Davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/867 E., 2019/726 K.
Taraflar arasındaki haksız eylem nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının başvurusunun esastan reddine, davacının başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 01.07.2013, 05.07.2013 ve 28.07.2013 tarihlerinde davalı şirket tarafından müvekkili şirketin alt yapı tesislerine hasar verildiğini, hasarın dava dışı NTM Elektrik Elektronik İnş. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından giderildiğini, hasarın giderim bedelinin 115.345,00 TL (43.488,00 TL ruhsat bedeli olmak üzere) olduğunu, hasar sebebiyle işletme zararına ilişkin hakların saklı tutulduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 46.790,00 TL'nin hasar tarihlerinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; Ankara Büyükşehir Belediyesi ile imzalanan 03.06.2014 tarihli sözleşme gereği köprülü kavşak yapım işine başlanıldığını, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığının 05.06.2013 tarihli yazı ile davacının da aralarında bulunduğu alt yapı kuruluşlarına yol yapım işine başlanacağını, bu işle ilgili alt yapı tesislerinin ivedi olarak yerinde tespitlerinin yapılması ile gerekiyorsa deplase edilmeleri ve bu konuda koordineyi sağlayacak elemanların isimlerinin bildirilmesi hususunda bilgi yazısı gönderdiğini, bu yazıya davacının kayıtsız kaldığı gibi önlem de almadığını, kusurun davacıya ait olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının yaptığı kazı sırasında davacı şirkete ait yer altı tesislerine zarar verdiği, hükme esas alınan 08.04.2019 tarihli ek raporda belediyenin yazısına kayıtsız kalan, yerinde inceleme yapmak suretiyle deplase gerekip gerekmediğini belirlemeyen, koordineyi sağlayacak bir görevli ismi bildirmeyen, çalışma bölgesinde kendisine ait tesislerin vaziyet planını çalışmayı yapan davalı şirkete vermeyen ve yerinde gösterip işaretleme yapmayan davacı şirketin %40 oranında kusurlu bulunduğu, kazı alanında planlara işlenmemiş alt yapı tesisi olabileceğini ve kazı çalışmasının makine ile yapıldığını gözetmeden dikkatli ve tedbirli çalışma yapmayan, ilk olarak 01.07.2013 tarihinde kablo kopması meydana geldikten sonra kabloların aynı güzergahta gitmesi ihtimalini gözetmeyen, iki ayrı hasara daha neden davalı şirketin %60 oranında kusurlu bulunduğu ve Ankara Büyükşehir Belediyesinin davacıya ait hattın deplase edilmesi konusundaki yazısının 01.07.2013 tarihinde davacıya tebliğ edilmesi nedeniyle 01.07.2013 ve 05.07.2013 tarihli hasarlarla ilgili olarak davacının bir kusuru olmadığı, 28.07.2013 tarihli hasardan ise davalının %60 oranındaki kusuruna tekabül eden miktardan sorumlu olduğu, hasarın giderimi için davacının kazı ruhsatı almasına gerek bulunmadığı, davacının hattı deplase etmek için gerekli kazı ruhsatı bedelini ödemek durumunda olduğunun bildirildiği, raporun gerekçeli ve denetime elverişli olması nedeniyle hükme esas alındığı belirtilerek davanın kısmen kabulü ile 9.625,27 TL'nin (487,76 TL'lik kısmına 01.07.2013, 230,83 TL'lik kısmına 05.07.2013 ve 8.909,68 TL'lik kısmına 28.07.2013 tarihinden itibaren) işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; 28.07.2013 tarihli hasarda müvekkilinin %40 oranında kusurlu bulunmasının hatalı olduğunu, kazı çalışmasından geç haberdar edilmeleri nedeniyle gerekli çalışmalara da geç başlanabildiğini, hasar giderimi için dava dışı firmaya yaptırılan işlerin yeni imalat mahiyetinde olmadığını, yeni kablo ve boru kullanılarak deplasenin gerçekleştirildiğini, mevcut hatların köprülü kavşak yerleşimine göre yerleri değiştirilerek yeni oluşturulan duruma göre kenara alınmasının zaruri olduğunu, ruhsatın hasar giderimi için yapılacak kazı çalışmaları için alındığını, ruhsat bedeline ilişkin talebin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. 2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; haksız fiilin müvekkili tarafından gerçekleştirilmediğini, davacının davacısını ispatlayamadığını, ilgili tutanaklara itibar edilemeyeceğini, kusur oranının neye göre belirlendiğinin belirsiz olduğunu, avans faizine hükmedilemeyeceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı şirketin davacı şirkete ait yer altı kablolarına zarar verdiği sabit olup davalının zararı tazminle yükümlü olduğu, davacı şirketin yapılan bildirime kayıtsız kaldığı, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan raporda belirlenen kusur oranı ve tespit edilen zarar miktarının yerinde olduğu, ancak davalı şirket tarafından yapılan kavşak çalışması nedeniyle davacının yer altı tesislerini deplase etmek zorunda kaldığı gözetildiğinde deplase nedeniyle oluşan 43.488,00 TL'lik ruhsat harcına ilişkin maliyetten de davalı şirketin %60 oranındaki kusuru sebebiyle sorumlu olduğu, bu nedenle davacı tarafından ödenen ruhsat harcı bedelinin davalıdan tahsili gerekirken talebin reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı, davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun yerinde görüldüğü, hükme esas alınan raporda belirlenen 9.625,27 TL hasar bedeli ile ruhsat harcı bedelinden davalının %60 kusuru oranında sorumlu olduğu 26.092,80 TL olmak üzere toplam 35.718,07 TL'nin davalıdan tahsili gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) nci alt bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile 35.718,07 TL maddi tazminatın (9.625,27 TL tazminatın 487,76 TL'lik kısmına 01.07.2013, 230,83 TL'lik kısmına 05.07.2013 ve 8.909,68 TL'lik kısmına 28.07.2013 tarihinden itibaren, 26.092,80 TL tazminat yönünden ise 28.07.2013 tarihinden itibaren) işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 28.07.2013 tarihli hasarda müvekkilinin %40 oranında kusurlu bulunmasının hatalı olduğunu, kazı çalışmasından geç haberdar edilmeleri nedeniyle gerekli çalışmalara geç başlanabildiğini, hasar giderimi için dava dışı firmaya yaptırılan işlerin yeni imalat mahiyetinde olmadığını, yeni kablo ve boru kullanılarak deplasenin gerçekleştirildiğini, mevcut hatların köprülü kavşak yerleşimine göre yerleri değiştirilerek yeni oluşturulan duruma göre kenara alınmasının zaruri olduğunu, ruhsat harcı bedelinin tamamına hükmedilmesi gerektiğini, 3 hasardan yalnızca birinde kusurlu kabul edilmelerine karşın ödenen ruhsat harcının tamamından %40 kusur indirimi yapılmasının hatalı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ruhsat harcından sorumlu olmadıklarını, kazı ruhsatı deplase işlemi için alınmış olup hasar ile kazı ruhsatı işleminin bir ilgisi olmadığını, hasarın müvekkilince verildiğinin ispatlanamadığını, kazı öncesi gerekli bildirimlerin yapıldığını, müvekkiline hangi nedenle kusur atfedildiğinin anlaşılamadığını, avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Taraflar arasında uyuşmazlık; davalı şirketin dava dışı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığından aldığı ihale sonucu imzalanan sözleşme uyarınca gerçekleştirdiği köprülü kavşak inşaatı sırasında davacıya ait alt yapı tesislerine 01.07.2013, 05.07.2013 ve 28.07.2013 tarihlerinde zarar verilmesi nedeniyle oluşan hasarın ve hattın deplase edilmesi nedeniyle ödenen ruhsat bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 49, 50 ve 52 inci maddeleri, Alt Yapı Koordinasyon Merkezi Çalışma Usul ve Esasları Uygulama Yönetmeliği.
3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle taraflar tacir olup haksız eylem dahil her türlü nedenden kaynaklanan alacaklarda istek halinde T.C Merkez Bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı avans oranında temerrüt faizine hükmedilmesinin yerinde olmasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Haksız fiilden kaynaklı tazminat sorumluluğunun kapsamı gerçek zarar ile sınırlı olup, zarar da haksız eylemden önceki ve sonraki durum arasındaki farktan ibarettir. Zarar veren taraf kusuru oranında meydana gelen gerçek zarar miktarından sorumlu olur.
Dosya arasındaki bilgi ve belgelerden; dava dışı Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından köprülü kavşak yapım işinin ihale edildiği ve 03.06.2013 tarihli sözleşmenin imzalandığı, işle ilgili alt yapı tesislerinin ivedi olarak tespitlerinin yapılması, gerekiyorsa deplase edilmeleri ve bu konuda koordineyi sağlayacak elemanların bildirilmesi konusunda davacı şirkete yapılan bildirim 01.07.2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. İhbar geç tarihte davacıya tebliğ edilmiş ise de ihbardan sonra davacı şirket bu yazıya kayıtsız kalmış, hattı gösterecek personel görevlendirmemiş, işaretleme yapmamış, deplasenin ne şekilde yapılacağı ve ne zaman biteceği konusunda davalıyı da bilgilendirmemiştir. Davalı şirketin de 30.07.2013 tarihli yazı ile davacı şirkete hem hatların zarar görmemesi hem de köprülü kavşak inşaatı ile ilgili çalışmalara engel olmaması için ivedi olarak hatların deplase edilmesi gerektiğini bildirdiği anlaşılmaktadır.
Davacıya ait alt yapı tesisleri, köprülü kavşak inşaat alanında kalmış olduğundan davacı şirketin basiretli bir tacir gibi davranarak en kısa zamanda yer altı tesisini deplase etmesi gerekli olup, bu husus davacı tarafın da kabulündedir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davalı şirket tarafından yapılan kavşak çalışması nedeniyle davacının yer altı tesislerini deplase etmek zorunda kaldığı gerekçesiyle deplase nedeniyle oluşan maliyetten, davalının da kusuru oranında sorumlu olduğuna karar verilmiş ise de, alt yapı kuruluşlarının kendilerine ait tesislerin, belediye imar planı ve uygulamalarına uygun tesis edilmesi, plan değişikliği oluştuğunda tesislerin yeni plan ve düzenlemelere uygun mahallere deplase edilmesi zaruri olup, hattın tamamının değişimine karşılık gelecek şekilde deplase işlemi için ödenen kazı ruhsat harcından davalının sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) nolu bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) nolu bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.