Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/18905 E. 2023/12283 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/18905
Karar No
2023/12283
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/585 E., 2021/769 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü/Başvurunun Esastan Reddi İ Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ... Bakanlığı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... Bakanlığı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 17.10.2017 tarihinde davacının idaresindeki otomobil ile davalı ...’ün idaresindeki, davalı ... Bakanlığı Çorum İl Sağlık Müdürlüğüne ait, davalı ... nezdinde ZMMS poliçesi olan ambulansın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden sigorta poliçesi kapsamı ile sınırlı olmak üzere başvuru tarihinden itibaren, diğer iki davalı yönünden olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte her üç davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; belirsiz alacak olarak 400.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı işleten ve davalı sürücüden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Yargılama sırasında sunduğu talep artırım dilekçesi ile maddi tazminata ilişkin talebini toplam 70.281,55 TL’ye yükseltilmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin meydana gelen kazada asli kusurlu olmadığını, kaza sırasında müvekkilinin kullanmış olduğu ambulansın tepe lambalarının yandığını, sirenlerinin çaldığını, bu hususta tanık beyanlarının olduğunu, davacının meydana gelen kazada tam kusurlu olduğunu, davacının kırmızı ışıkta beklerken sirenleri çalan ve tepe lambası yanan geçiş önceliği bulunan ambulansa yol vermediğini ve kazaya sebebiyet verdiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı ... Bakanlığı ... vekili cevap dilekçesinde; husumet yönünden itirazlarının olduğunu, davalı ambulans şoförü ...'ün kaza tarihinde ...'nün ambulans sürücüsü hizmet alımına yönelik olarak sözleşme yaptığı dava dışı şirketin işçisi olduğunu, bu nedenle husumetin dava dışı işveren şirkete karşı açılması gerektiğini, davalı ambulans şoförü ...'ün meydana gelen kazada kusurunun olmadığını, müvekkili kurumun ambulans ile hasta taşımak sureti ile kamu hizmeti yerine getirirken hastayı en kısa sürede hastaneye ulaştırmak sorumluluğu içinde hareket ettiğini, disiplin soruşturması sonucu davalı ...'ün ceza almadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin poliçeden kaynaklanan maddi tazminat taleplerine ilişkin sorumluluğunun sigortalı aracın sürücüsünün kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 02.01.2020 tarihli raporuna göre, ambulansın geçiş üstünlüğüne sahip olabilmesi için duyulur ve görünür geçiş üstünlüğü işaretini vermesinin gerektiği, ambulansın tepe lambasının yanıp-yanmadığı ile sireninin kavşak yaklaşımında ve kaza anında çalıp-çalmadığı ihtimallerine göre olay iki ... göre değerlendirilip seçenekli rapor hazırlandığı, Alaca Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/144 Esas, 2019/368 karar sayılı kesinleşmiş ilamında; dinlenen tanıklardan ...'ın ambulansın tepe lambalarının yandığı, hastanın okuldan alındığında sirenlerin çalmaya başladığını belirttiği, tanık ...'ın kaza anında sirenin çaldığını belirttiği, tanık ...'ın kesikli siren sisteminin olduğu, şoförün bu sireni istediği zaman çalabildiğini, kaza anında bu sirenin çaldığını beyan etmesi üzerine, dinlenen tanık ifadeleri değerlendirildiğinde kaza anında sirenlerin çaldığı sonucuna ulaşıldığının belirtilmesi karşısında, ambulansın kaza anında tepe lambasının yandığı ve sireninin de çaldığı göz önüne alınarak Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının raporunda 1. hal olarak belirtilen kusur durumu hükme esas alınarak sürücü ...’ün %25 oranında, sürücü ...’nin %75 oranında kusurlu olduğunun kabul edildiği, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinin 04.03.2020 tarihli raporuna göre davacının kaza tarihinde yürürlükte olan Yönetmelik hükümlerine göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %10 olduğu, iyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği, hesap bilirkişisinin 19.10.2020 tarihli raporu uyarınca, davacının %75 kusuru bulunduğu kabulüne göre, geçici iş göremezlik zararının 3.647,95 TL olduğu, sürekli iş göremezlik zararının ise 14.172,44 olduğu, kusur durumu, olayın oluş şekli, tarafların mali ve sosyal durumu, davacının yaralanması, maluliyet oranı, olayın yarattığı üzüntü, elem ve acı nedeniyle davacı için 20.000,00 TL manevi tazminatın uygun görüldüğü..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.647,95 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 14.172,44 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 17.820,39 TL maddi tazminatın davalı Halk Sigorta A.Ş. (yeni unvanı Türkiye Sigorta A.Ş.)'den poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, diğer davalılardan kaza tarihi olan 17.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Bakanlığına izafeten Çorum İl Sağlık Müdürlüğünden ve davalı ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davcıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ... Bakanlığı ... vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; kazanın davalının kusuru ile meydana geldiğini, yol durumu itibariyle kendisine yeşil ışık yanan davacının davalının kullandığı aracı görmesine imkan olmadığını, ambulansın geçiş üstünlüğünün bulunması için taşınan hastanın acil hasta olması, tepe lambası ve sirenlerinin açık olması gerektiğini, tepe lambasının açık olmadığını, ceza yargılaması yapıldığını, ceza yargılaması sonucundaki hükmün hukuk hakimini bağlayacağını, somut olayın tespit edildiğini, ambulans sürücüsünün ağır kusurlu bulunarak alt sınırdan uzaklaşıldığını, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın düşük olduğunu ileri sürmüştür. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; geçici iş göremezlik zararının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98 inci maddesi gereğince SGK tarafından karşılanması gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatın yüksek olduğunu belirtmiştir. Davalı ... Bakanlığı ... vekili istinaf dilekçesinde; kaza yapan ambulans şoförü davalı ...'ün hizmet alımı sözleşmesiyle çalıştığını ve davadışı şirketin işçisi olduğunu, bu nedenle kendilerine husumet düşmediğini, ambulansın geçiş üstünlüğüne sahip olduğunu, kusur oranlamasının yanlış yapıldığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; Ankara Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığı tarafından düzenlenen raporda kazanın meydana gelmesindeki kusura ilişkin çelişkinin giderilemediğini, kusur oranının net olarak belirlenemediğini, tazminatın yüksek olduğunu, geçici iş göremezlik zararından sorumlu olmadıklarını belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece taraf delillerinin usulüne uygun olarak toplandığı, değerlendirilerek tartışıldığı, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu, 6111 sayılı Kanun'da yer alan tedavi giderlerinin trafik kazasından sonra yapılan tedaviye ilişkin giderler olup, kanun metninde yer almayan geçici iş göremezlik zararından SGK'nın sorumlu olacağına dair istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, davalı ... Bakanlığı'nın kaza yapan ambulansın işleteni olması nedeniyle Karayolları Trafik Kanunu'nun 3,85 maddeleri gereğince işleten sıfatıyla sorumlu olduğu, mahkemece alınan aktüerya bilirkişisi raporunun meydana gelen zararı usulüne uygun olarak hesapladığı, davacının mevcut yaralanmasına göre iş ve güçten kalma oranının usulüne uygun olarak tespit edildiği, ceza mahkemesi kararı mahkumiyet kararı yönünden hüküm mahkemesini bağlasa da kusur oranının tespiti açısından bağlamayacağı, Hukuk Mahkemesi tarafından dosyadaki mevcut delil durumları ve kazanın oluşumu değerlendirilerek kusur oranlaması yapıldığı ve davalının sürücülüğünü yaptığı ambulansın acil hasta müdahalesini yaparak hasta ile birlikte hastaneye giderken siren sesi ve lambası açıkken geçiş önceliğine sahipken kazanın meydana geldiği, bu nedenle davacının %75 kusurlu kabul edilmesine dair mahkeme kabulünün yerinde olduğu, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, Adli Tıp Kurumu raporu taraflara yüklenebilecek kusur durumu, davacının yaşı, paranın alım gücü, oluşan zararın ağırlığı göz önüne alındığında, mahkemece hükmedilen tazminatın davacıların zenginleşmesine, davalıların ise, fakirleşmesine yol açmayacak bir miktar olması nedeni ile mahkemece verilen kararın dosyada mevcut deliller kapsamında usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... Bakanlığı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf başvuru dilekçesine konu ettiği nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... Bakanlığı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf başvuru dilekçesine konu ettiği nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacının sevk ve idaresindeki araç ile davalıların işleteni, sürücüsü ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı (ZMSS) olduğu ambulansın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralanması nedeniyle sürekli ve geçici işgöremezlik tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 88, 89, 90 ve 91 maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ncı maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması, 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı ... Bakanlığı ... vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ve davalı ... Bakanlığı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/J maddesi uyarınca davalı ... Bakanlığı ...'nden harç alınmamasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/18905, K. 2023/12283, T. 20.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-18905-e-2023-12283-k-cf8ed8a10481