Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/18409 E. 2023/11654 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/18409
Karar No
2023/11654
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1895 E., 2021/ 105 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul/Davacılar İstinaf Talebinin Kısmen Kabulü, Davalı ...Ş. Vekilinin İstinaf Başvurusunun Kabulüne İ Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili ile davalı .... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekili istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, davalı .... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacılardan ..., Mehmet Reşit Ateş, ... yönünden temyiz dilekçesinin miktardan reddine, diğer davacıların temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'in eşi ve diğer davacıların babası olan ...'in yaya konumunda iken davalı ... şirketine trafik sigortalı, davalı ...'nin sürücüsü ve diğer davalı ...'nin işleteni olduğu aracın 18.07.2013 tarihinde çarpması neticesinde vefat ettiğini, davacı ... ve bekar olan kızı ...'in destekten yoksun kaldıklarını, tüm davacılar açısından da cenaze gideri talebinde bulunduklarını belirterek, belirsiz alacak davası olarak ikame ettikleri davada davacı ... ve ... için ayrı ayrı 250,00 'şer TL olmak üzere şimdilik 500,00 TL destek tazminatı ve tüm davacılar için 500,00 TL cenaze giderinin davalı işleten ve sürücü yönünden kaza, sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen talep ettiklerini, ayrıca davacı eş ... için 40.000,00 TL, diğer davacıların her biri için 20.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve müştereken ve müteselsilen talep etmiş, 08.03.2019 tarihli bedel artırım dilekçesi ile davacı eş ... için talebini 88.420,70 TL olarak artırmıştır.

II. CEVAP Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; taleplerin zamanaşımına uğradığını, her durumda kusur oranında sorumlu olacaklarını, bu nedenle sigortalının kusurunun ispatlanması gerektiğini, davacıların destek tazminatı talep edebilmeleri için müteveffanın davacıların desteği olduğunun ispatı gerektiğini, cenaze giderlerinin dolaylı gider olduğu ve teminat kapsamında olmadığını, davacıların kaza nedeni ile elde ettiği gelirlerin mahsubu gerektiğini, poliçe limiti ile sorumlu olacaklarını, birden fazla kişinin kazada zarar görmüş olması halinde teminatın paylaştırılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazada asli kusurlu olanın müteveffa olduğunu, müteveffanın gelirinin ispatı gerektiğini, manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, haksız ve fahiş maddi tazminat taleplerinin reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kusuru kabul etmediklerini, müteveffanın kazada asli ve tam kusurlu olduğunu, fahiş miktarda manevi tazminat istendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 28.03.2017 tarihli 2016/243 Esas, 2017/346 Karar sayısı belirtilen kararı ile "davacı ...'in kısıtlı bulunduğunu, dava açabilmesi için vesayet makamından izin alınması gerektiğini, ancak gereken iznin alınmadığının anlaşıldığı" gerekçesi ile davacı ... için dava şartı yokluğundan davanın reddine, diğer davacılar yönünden davanın tefrikine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların murislerinin 18.07.2013 tarihinde meydana gelen kazada vefat etmesi nedeni ile davalılardan destek tazminatı ve cenaze gideri, ayrıca davalı sürücü ve işletenden manevi tazminat talep ettiği, mahkemece davacı eş kısıtlı bulunduğu ve vesayet makamından dava için izin alınmadığı gerekçesi ile bu davacı açısından usulden red kararı verildiği ve diğer davacıların davalarının tefrik edildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, vesayet makamından izin alındığı ve davaların bilikte görülmesinin usul ekonomisi açısından uygun olacağı belirtilerek kararın kaldırıldığı, kusur raporu uyarınca kazada müteveffanın %75 ve davalı sürücüsünün ise %25 oranında kusurlu bulunduğu, PMF 1931 Yaşam Tablosu yöntemi ile %25 kusur oranı üzerinden hesaplama yapıldığı, davacı vekilinin davacı ... için talebini 88.240,70 TL olarak artırdığı, kaza ve poliçe tarihi itibari ile davacı ...'nin 3. şahıs olarak kabul edilebileceği ve hesaplanan tazminattan kusur indirimi yapılmayacağı, davacı ... yönünden istenilen destekten yoksun kalma tazminatı yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, davacı ... yönünden 250,00 TL destek tazminatı ve 500,00 TL cenaze gideri istendiği, 1965 doğumlu davacı ...'ın talebini ispatlayamadığı ayrıca cenaze giderine ilişkin delil ibraz edilmediği, bu nedenle bu taleplerin reddi gerektiği, manevi tazminat taleplerine gelince, duyulan acı dikkate alınarak davacı ... için 8.000,00 TL, diğer davacılar için ayrı ayrı 5.000,00 TL olmak üzere toplam 28.000,00 TL manevi tazminatın kabulüne karar verildiği, gerekçesi ile 88.420,70 TL maddi tazminatın 18.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, davalı ... Şirketinin sorumluluğunun faizin başlangıcı yönünden dava tarihi olan 07.03.2016 tarihi ile sınırlandırılmasına, davacı ... için talep edilen 250,00 TL destekten yoksun kalma istemine ilişkin davanın reddine, tüm davacılar adına talep olunan 500,00 TL cenaze masrafı istemine ilişkin davanın reddine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacı ... için 8.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL, olmak üzere toplam 28.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkeme tarafından tüm davacılar adına talep ettiği cenaze giderlerine ilişkin talebinin reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, destekten yoksun kalan davacı ...'in, kaza tarihinde müteveffa babası ve annesi ile birlikte yaşadığını babasının maddi desteği ile yaşamını sürdürdüğünü, evlenmemiş olup çalışmadığını, kaza sonrası babasının desteğinden yoksun kaldığını, hükmedilen manevi tazminat miktarları hakkaniyet ölçüsü düşünüldüğünde oldukça düşük olduğunu belirtmiştir.

Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde; mahkeme tarafından hatalı bir değerlendirme yapılarak dosyanın (eski) poliçe genel şartlarına tabi olduğundan bahisle sigortalı araç sürücüsünün kusurunun destek alacaklarına yansıtılamayacağının kabulü ile kusur indirimi yapılmaksızın tazminata hükmedilmiş olmasının usul ve esasa aykırı olduğunu, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarında cenaze gideri talebi yönünden müvekkili şirketin sigortalısının kusuru oranında sorumlu tutulması gerektiği ifade edildiğinden olaya ve aynı hukuki sebebe dayanan iki farklı tazminat talebinden biri için kusura dayanan sorumluluk, diğeri için kusursuz sorumluluk esasının benimsenmesinin mümkün olmadığını, bilirkişi kök ve ek raporlarında tespit edilen kusur oranlarını kabul etmediğini ve kusura yönelik itirazların değerlendirilmeden hüküm kurulduğunu, her durumda dava konusu kazanın hangi sebeple meydana geldiğinin araştırılması gerektiğini ve kazanın meydana gelmesinde Karayolları Genel Müdürlüğü’nün herhangi bir ihmalinin bulunup bulunmadığının irdelenmesi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi hesap raporlarında TRH-2010 Yaşam Tablosu yerine PMF-1931 Mortalite Tablosu kullanılarak hesaplama yapıldığını, davacılar için yapılan destekten yoksun kalma tazminat hesaplamasında müteveffanın kazançlarının %70 tutarı üzerinden paylaştırılacakken %100’ü üzerinden paylaşıma gidildiğini belirtmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kaza tarihi itibari ile PMF 1931 Yaşam Tablosunun hesaplama yöntemi olarak kullanılmasında isabetsizlik olmadığı, ceza dosyasından alınan kusur raporu ile dosyadan alınan kusur raporunda çelişki olmadığı, desteğin vefat tarihindeki geliri üzerinden destek tazminatı hesaplanması gerektiği, davalı ...'in destek tazminatı talebinin ise, şahsın üzerine kayıtlı taşınmazı olması, destekle birlikte bu evde yaşadıkları bir süre konfeksiyoncu olarak çalıştığı anlaşıldığından destek tazminat talebinin reddinin yerinde olduğu, manevi tazminat miktarının yeterli ve makul olduğu, mahkeme tarafından davacıların 3. kişi konumunda olmadıkları gerekçesi ile davacı ... yönünden tazminatın tamamına hükmedildiği, ancak desteğin kazada %75 oranında kusurlu olduğu, bu halde ölen yaya murisin ve davacıların davalı ... bakımından 3. kişi kabul edilemeyeceği, dava konusu olayda desteğin kusurunun davacıları etkileyeceği, bu nedenle davalı ... vekilinin kusur indirimi yapılmaksızın tazminata hükmedilmiş olmasına yönelik istinaf itirazı yerinde görülerek kabulü ile istinaf talep eden davalı ...Ş. bakımından maddi tazminatta kusur oranında indirim yapılarak 22.105,18 TL tazminattan sorumlu tutulması gerektiği, cenaze ve defin gideri ile ilgili dosyada mevcut ilgili Mezarlıklar Müdürlüğünden gelen yazı cevabı ile gönderilen ... adına düzenlenmiş 100,00 TL makbuz göz önüne alınarak davalının kusur oranına isabet eden 25,00 TL cenaze ve defin giderinden de davalıların sorumluluğuna karar verilmesi gerektiği gerekçeleri ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabul kısmen reddine, davalı ...Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b/2 nci maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmak suretiyle davacı ...'in maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile davalı ... ve ... bakımından 88.445,70 TL üzerinden, davalı ...Ş. bakımından 22.130,18 TL üzerinden davanın kabulüne, 22.130,18 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ... için 18.07.2013 tarihinden, davalı ...Ş. için ise dava tarihi olan 07.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, bakiye 66.315,5 TL den diğer davalıların kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken tahsiline, davacı ... için talep edilen 250,00 TL destekten yoksun kalma istemine ilişkin davanın reddine, davacı ... dışında diğer davacılar adına talep olunan cenaze masrafı istemine ilişkin davanın reddine, davacı ... için 8.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davalı ... bakımından indirime gidilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, davacının 3. kişi konumunda olduğu, 01.06.2015 tarihli Genel Şartların uygulanamayacağı, cenaze giderlerinin reddinin hatalı olduğunu, davacı ... yönünden destek tazminatı talebinin reddinin hatalı olduğu gerekçeleri ile kararın bozulmasının talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan ve diğer davalıların sürücü ve işleten olduğu aracın karıştığı 18.07.2013 tarihli trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı, cenaze gideri ve manevi tazminat talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları,

3. Değerlendirme 1. Davacılar ...,, ... yönünden; Miktar ve değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, HMK'nın 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması halinde, anılan Kanunu'nun 366 ncı maddesi atfıyla 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz delikçesinin reddine karar vermek gerekir.

Somut olayda dava dilekçesinde, davacı ..., , ... için ayrı ayrı 20.000,00 TL manevi tazminat talep edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi davacılar ...,, ... için ayrı ayrı 5.000,00 TL manevi tazminatına karar vermiş, kararın davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine davacılar vekili istinaf başvurusunun kısmen kabulüne ,davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiş ancak manevi tazminat miktarları bakımından kararda değişiklik yapılmamıştır.

Bu karara karşı davacılar vekili temyiz yoluna başvurmuştur.

Dosya içeriğine göre davacılardan ..., , ... için reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktarlar olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kalmaktadır. Her ne kadar davacılar belirsiz alacak davası ile cenaze gideri talebinde bulunmuşlar ise de söz konusu giderlerin kesinlik miktarını aşamayacağı değerlendirilerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti olmayıp davacılardan , ven temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

2. Davacılar ... ve ... Yönünden ise; Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelen dirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; davalı sürücünün kazada %25, müteveffanın ise %75 oranında kusurlu olduğunun anlaşılmasına, kusur oranına göre cenaze giderine hükmedilmiş olmasına, davacı ...'in destek alma süresi içinde olmamasına, hükmedilen manevi tazminat miktarının yeterli bulunmasına göre karar usul ve kanuna uygun olup davacılar ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin davacılar ..., ... yönünden miktardan reddine,

2. Davacılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.11.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/18409, K. 2023/11654, T. 01.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-18409-e-2023-11654-k-539ceca823e7