Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/18243 E. 2025/6239 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/18243
- Karar No
- 2025/6239
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/481 E., 2020/1428 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/283 E., 2019/734 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı bankanın davalılar ... ve ...'tan Ankara 12. İcra Müdürlüğü'nün 2014/23902 ve Ankara 32. İcra Müdürlüğü'nün 2015/25022 esas sayılı dosyalarında alacaklı olduğunu, ilgililerin adresinde yapılan haczin semeresiz kaldığını, bu sebeple haciz tutanağının geçici aciz vesikası hükmünde olduğunu, davalı borçlular tarafından borcun doğumundan sonra dava dilekçesinde belirtilen 13 adet taşınmazın değişik tarihlerde davalılara devrinin gerçekleştirildiğini, yapılan devir işleminin davacının alacağına kavuşmasını engelleme kastıyla yapıldığını ve devirlerin piyasa değerinin çok altında olduğunu belirterek davalılar tarafından yapılan tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... cevap dilekçesinde; davacının elinde geçici aciz vesikasının bulunmadığını, Kastamonu Azdavay'da bulunan iki taşınmazın 165.000,00 TL bedelle satın alındığını, yapılan satışın gerçek satışlar olduğunu, alacakları zarara uğratma gibi bir kastının bulunmadığını, satış sonucunda alınan paraya ilişkin makbuzların mevcut olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı ... cevap dilekçesinde; ....'nda bulunan iki parça taşınmazın ...'tan 50.000,00 TL ve 44.000,00 TL'lik ödemeler yapılmak suretiyle satın alındığını, yapılan havalelere ilişkin makbuzların bulunduğunu, taşınmazların gerçek değeri üzerinden satın alındığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 3.Davalı ... cevap dilekçesinde; ...de bulunan taşınmazların gerçek değerleri üzerinden gösterilerek satın alındığını, 812.000,00 TL lik ipoteğin çözdürüldüğünü, bakiye kısmın ise elden ödendiğini, bu taşınmazların kiraya verilmek suretiyle tasarruf edildiğini, taşınmazları devraldığı ... ile arasında daha evvel yapmış olduğu ticari bir ilişki bulunmakla birlikte şirketin ve ...'ın mali durumundan haberdar olmadığını, ...'de bulunan taşınmazların ise zaten ortak alınan taşınmazlardaki şufa hakkının kullanılması suretiyle alınan taşınmaz olduğunu, bu taşınmazlara karşılık 490.000,00 TL'nin peyderpey ...'a ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. 4.Davalı ... cevap dilekçesinde; diğer davalı ...'ın abisi olduğunu, dava konusu olan ...da bulunan taşınmazın babadan intikal eden taşınmaz olduğunu, abisinin hissesinin 15.000,00 TL'ye devralındığını, taşınmazın satılması için kendi payının da tarım arazisi olması sebebiyle satılmasının gerektiğini, satışın buna engel olmak için yapıldığını, taşınmaz üzerindeki şufa hakkını kullandığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 5.Davalı ... cevap dilekçesinde; diğer davalı ... ile arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, kendisi tarafından devralınan ... ilçesindeki taşınmazların zaten öncesinde icara verilmek suretiyle kendisi tarafından kullanıldığını, bu taşınmazlar satışa çıkınca tüm yerler için icar borcunu düşüp 450.000,00 TL'ye satın alındığını, ancak taşınmazlar üzerinde kamulaştırma şerhi bulunduğu için 2013 senesinde resmi devrin yapılamadığını, bu sebeple protokol düzenlendiğini, burayı kullanmaya devam ettiğini, şerhin 2014 Mayıs ayında kalktığını, bunun üzerine devrin gerçekleştirildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. 6.Davalılar ... ve ... cevap dilekçesinde; satışların şirketin ödeme sıkıntısı içine düşmesi sebebiyle yapıldığını, ...'a satılan Azdavay'daki taşınmazların 09.12.2013 tarihli protokol ile daha evvel satıldığını, ancak ödeme sıkıntısı olduğu için buna karşılık senet verildiğini, ...'e satılan taşınmazların 15.06.2014 tarihli protokol kapsamında satıldığını, ...'a yapılan devrin kendisinin anlattığı gibi gerçekleştirildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... tarafından ...'a devri gerçekleştirilen Azdavay, 2 51... parsel sayılı taşınmazın 1/2 hissesinin ...'ın davalı ...'ın kardeşi olması sebebiyle İİK nın 278/1 maddesi gereğince mutlak olarak iptale tabi olduğu, ... tarafından ...'a devri gerçekleştirilen İzmir, ...'de bulunan 34, 70... parsel sayılı taşınmazların gerçek rayiç bedelinin çok daha altında bedellerle devrinin gerçekleştirildiği, davalı ... tarafından diğer davalı ...'a devri gerçekleştirilen ..., 42, 43... parsel ve ...9,10 parsel sayılı taşınmazların piyasa rayiç bedelinin çok altında fiyatlarla satışının yapıldığı, ...1 47... parsel, ... ... 1 67... parsel, ...1133 34... parsel sayılı taşınmazların ise devir bedellerinin taşınmazların gerçek satış bedelleriyle uyumlu olduğu, davalıların davacıyı zarara uğratma kastının bulunduğuna dair dosya kapsamında bu taşınmazlar açısından yeterli belgenin bulunmadığı, yine borçlunun ödeme güçlüğü içinde bulunduğunun davalılar ... ve ... açısından bilinmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın davalılar ..., ..., ... ve ... açısından kabulüne, ... açısından kısmen kabulüne, diğer davalılar açısından reddine, dava konusu Kastamonu ili,... ilçesi, ... Mah, 2 51... parseldeki davalı ...'a ait 1/2 hissenin davalı ...'a, ....ili, ...ilçesi, ...mah, 4 37... parsel sayılı taşınmazın davalı ... tarafından ...'a, ...ilçesi, ... mah, 4 37... parsel sayılı taşınmazın davalı ... tarafından ...'a, .... ilyçesi, ... mah, 4 37... parsel sayılı taşınmazın davalı ... tarafından ...'a, İzmir ili, ... ilçesi, ... mah, 968 ada, 44 parsel sayılı taşınmazdaki ...'a ait 1/2 hissenin davalı ...'a, ... ilçesi, ... mah, 9 68... parsel sayılı taşınmazdaki ...'a ait 1/2 hissenin davalı ...'a, ... ilçesi, .... mah, 968 ada, 43 parsel sayılı taşınmazın davalı ... tarafından davalı ...'a, Ankara ili, ... ilçesi, ... mah, 171 08... ve 10 parsel sayılı taşınmazların davalı ... tarafından ...'a devrine ilişkin tasarrufların iptali ile, davacının Ankara 12. İcra Müd.nün 2014/23902 ve Ankara 32. İcra Müd.nün 2015/25022 esas sayılı dosyalarındaki alacak ve ferilerinin tahsili için bu taşınmazlar ve hisseler üzerinde İİK nın 277 vd maddeleri gereğince cebri icra yetkisi verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ..., davalı ..., davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... tarafından ...'a devri gerçekleştirilen Azdavay, 2 51... parsel sayılı taşınmazın 1/2 hissesinin ...'ın, davalı ...'ın kardeşi olması sebebiyle İİK'nin 278/1 maddesi gereğince mutlak olarak iptale tabi olduğu, taşınmazın gerçek değerinin altında bir bedelle temlik edildiği, ... tarafından ...'a devri gerçekleştirilen İzmir, ...'de bulunan 4 37... , 34... parsel sayılı taşınmazların aynı tarihli akitle, gerçek rayiç bedelinin çok daha altında bedellerle devrinin gerçekleştirildiği, davalılar tarafından bu satışlara ilişkin olarak bir takım ödeme belgeleri ve protokoller dosyaya sunulmuş ise de bu belgelerin taraflar arasında her zaman düzenlenmesi mümkün olduğu, bu belgelere dayalı olarak devirlerin para karşılığında yapıldığını kabul etmenin mümkün olmadığı, diğer taraftan çekişmeye konu taşınmazların ... tarafından uzun yıllar icar yoluyla kullandığı, üzüm yetiştiriciliği yaptığı, yapılan bu değerlendirme çerçevesinde devirlerin İİK'nın 278/2 maddesi doğrultusunda iptale tabi olduğu, davalı ... tarafından diğer davalı ...'a devri gerçekleştirilen ..., 9 68... parselde 1/2 pay, 44 parselde 1/2 pay, 43 parsel sayılı taşınmazların aynı tarihli akitle ve Ankara ili, ...'de 171 08... ,10 parsel sayılı taşınmazların ise aynı tarihli akitle piyasa rayiç bedelinin çok altında fiyatlarla satışının yapıldığı, toplamda beş adet taşınmazın 7 aylık süreç içinde temlik edildiği, bu taşınmazlar açısından da her ne kadar davalı tarafından bir takım ödeme belgeleri dosyaya ibraz edilmişse de bu belgelerin taraflar arasında her zaman düzenlenmesi mümkün olduğu, bir kısmının davalı ... tarafından yapılan ödemeye ilişkin açıklama içermediği, bir kısmının belgesinin olmadığı, bu koşullar altında taşınmazların İİK'nın 278/2 maddesi doğrultusunda iptale tabi olduğu anlaşıldığından davalı ... tarafından ..., ... ve ...'a yapılan temlikler bakımından tasarrufu iptaline karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik bulunmadığı, Ankara ili, .... ilçesi, ... Mahallesinde yer alan 1133 34... parsel sayılı taşınmaz bakımından akitte gösterilen değer ile temlik tarihindeki gerçek değerin uyumlu olduğu, davalının davacıyı zarara uğratma kastının bulunduğuna dair yeterli bilgi ve belgenin bulunmadığı, borçlunun ödeme güçlüğü içinde olduğunun davalı ... tarafından bilinmesinin mümkün olmadığı benimsenerek davalı ... ve ... tarafından davalı ...'e yapılan pay temlikleri bakımından davanın reddine karar verilmiş olmasında da kural olarak bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı ... tarafından ...'a yapılan temlike gelince, Kastamonu ili, Azdavay ilçesi, 1 47... parsel sayılı ve 1 67... parsel (imarla 2 75... parsel, 2 75... parsel, 1 67... parsel ve 27 parsel) sayılı taşınmazlar, davalı ... tarafından borcun doğumundan sonra davalı ... 'a satış yoluyla temlik edildiği, taşınmazların akitte gösterilen değer ile gerçek değeri arasında fahiş fark bulunduğu, bedelin ne şekilde ödendiği hususunun kanıtlanamadığı gibi borçlu aralarında öncesine dayalı ticari ilişkinin bulunduğu, borçlu şirketin alacaklı bankaya olan borcuna karşılık dava konusu olmayan adına kayıtlı taşınmazlara banka lehine ipotek tesis ettirdiği, dolayısıyla borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastını bilen ve bilmesi gereken kişi konumunda olduğu, davalı ... tarafından davalı ... 'a temlik edilen taşınmazlar bakımından halen kayıt maliki olan ...'a iptal ve tescil davası yöneltilmeyerek üçüncü kişiden bedel talebinde bulunulduğuna göre İİK'nin 283/2. maddesi uyarınca davalı ... 'ın taşınmazı elden çıkardığı tarihteki gerçek değer üzerinden sorumlu tutulması ancak taşınmazların bedelinin -faiz yürütülmeksizin- davacı alacağının asıl ve fer'ilerinden fazla olmamak üzere davalı üçüncü kişi- ...'ın sorumlu tutulması gerektiği, bu nedenle davacı alacaklı Bankanın bu yöne değinen istinaf başvurusunun yerinde olduğu gerekçesiyle, tarafların istinaf başvurularının kabulüne, Ankara Asliye 15. Hukuk Mahkemesinin 01.02.2020 tarih, 2016/283 Esas, 2019/734 Karar sayılı istinaf başvurularından vazgeçmiş sayılmalarına ilişkin ek kararlar ile 18.07.2019 tarihli, 2016/283 Esas, 2019/734 Karar sayılı gerekçeli kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-2. maddesi gereğince kaldırılmasına, davalı ... tarafından yapılan tasarruflar bakımından davanın kısmen kabulü ile davalı ...'ın kayden maliki bulunduğu ...ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde yer alan 2 51... parsel sayılı taşınmazın 1/2 payının kardeşi olan davalı ...'a yaptığı tasarrufun iptali ile davacının Ankara 12. İcra Müdürlüğünün 2014/23902 Esas ve Ankara 32. İcra Müdürlüğünün 2015/25022 Esas sayılı dosyalarındaki alacak ve fer'ileri ile sınırlı olmak üzere cebri icra yetkisi verilmesine, davalı ...'ın kayden maliki bulunduğu Kastamonu ili, Azdavay ilçesi, 1 47... parsel sayılı taşınmaz ile 1 67... parsel (imarla 2 75... parsel, 2 75... parsel, 1 67... parsel ve 27 parsel) sayılı taşınmazın üçüncü kişi konumundaki... tarafından dördüncü kişi dava dışı ...'a yapılan temlikler bakımından talebin 216.508,25 TL için bedele dönüştürüldüğü gözetilerek toplam 216.508,25 TL nakdi tazminatın davalı ... ...'dan, davacının Ankara 12. İcra Müdürlüğünün 2014/23902 Esas ve Ankara 32. İcra Müdürlüğünün 2015/25022 Esas sayılı dosyalarındaki alacak ve fer'ileri ile sınırlı olmak koşuluyla tahsiline, davalı ...'ın kayden maliki bulunduğu Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde yer alan 1133 34... parsel sayılı taşınmazın davalı ...'e temlik edilen 50/5857 payı bakımından iddia kanıtlanamadığından davalılar ... ve ... aleyhine açılan tasarrufun iptali talebinin reddine, davalı ... tarafından yapılan tasarruflar bakımından davanın kısmen kabulüne, davalı ...'ın kayden maliki bulunduğu İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde yer alan 4 37... parsel, 34 parsel ve 70 parsel sayılı taşınmazların davalı ...'a yapılan tasarrufların iptali ile davacının Ankara 12. İcra Müdürlüğünün 2014/23902 Esas ve Ankara 32. İcra Müdürlüğünün 2015/25022 Esas sayılı dosyalarındaki alacak ve fer'ileri ile sınırlı olarak cebri icra yetkisi verilmesine, davalı ...'ın kayden maliki bulunduğu İzmir ili, .... ilçesi, ... Mahallesinde yer alan 9 68... parseldeki 1/2 payının, 9 68... parseldeki 1/2 payının, 9 68... parselin tamamının davalı ...'a yapılan tasarrufların iptali ile davacının Ankara 12. İcra Müdürlüğünün 2014/23902 Esas ve Ankara 32. İcra Müdürlüğünün 2015/25022 Esas sayılı dosyalarındaki alacak ve fer'ileri sınırlı olarak cebri icra yetkisi verilmesine, davalı ...'ın kayden maliki bulunduğu Ankara ili, ....'de yer alan 171 08... parsel ve 10 parsel sayılı taşınmazların davalı ...'a yapılan tasarrufların iptali ile davacının Ankara 12. İcra Müdürlüğünün 2014/23902 Esas ve Ankara 32. İcra Müdürlüğünün 2015/25022 Esas sayılı dosyalarındaki alacak ve fer'ileri ile sınırlı olarak cebri icra yetkisi verilmesine, davalı ...'ın kayden maliki bulunduğu Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde yer alan 1133 34... parsel sayılı taşınmazın davalı ...'e temlik edilen 50/5857 payı bakımından iddia kanıtlanamadığından davalılar ... ve ... aleyhine açılan bu taşınmaz yönünden tasarrufun iptali talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı satıcı borçlular tarafından davalı ...'e yapılan devirler piyasa değerleri ile oransız bedellerle yapıldığından muvazaalı olmakla iptale tabi olduğunu, bilirkişi raporuna itirazları doğrultusunda yeniden yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda taşınmazların piyasa değerleri ile orantısız bedellerle devredildiği ve dolayısıyla haklılığının açıkça ortaya çıkacak iken taleplerinin reddedildiğini ve neticesinde de bu taşınmazlar yönünden davanın reddine karar verildiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; cevap dilekçesinde dosyaya ibraz edilmiş olunan dekontlar ile sabit olduğu üzere taşınmaz bedellerine ilişkin olarak 165.000,00 TL ödeme yaptığını, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında ise taşınmazların toplam rayiç değerlerinin 216.508,25 TL olarak tespit edildiğini, bilirkişi raporlarından tespit edilen değer ile müvekkilinin taraf olduğu devir işlemi bedeli arasındaki farkın, her satışta pazarlık payı, günün piyasa şartları vb. faktörlerin etkisi ile değişebilecek (%15-%20'lik opsiyon içerisinde kalan) bir fark olduğunu, taşınmazların satış bedellerine binaen, davalı müvekkilinin şahsen keşide etmiş olduğu 30.01.2014 keşide tarihli, 15.07.2014 vadeli bonoyu, diğer davalı ...'a teslim ettiğini, senet bedelinin vade gününden önce 07.07.2014 tarihinde ... Bankası aracılığı ile ödendiğini, tarafların arasında tanışıklık olması ya da ticari ilişki içerisinde olmalarından hareketle tarafların birbirlerinin ekonomik durumlarını tamamen, eksiksiz olarak bilebileceği, tasarruflarının amaçlarını bilebileceği varsayımında bulunulmasının mümkün olmadığını, ipotek işlemine konu borcun kredi borçlularınca ödendiğini, alacaklı bankanın ipotek üzerinde bir hak talebi olmadığını, kredi borçlusunun ödeme güçlüğü içerisinde olduğu yönünde müvekkiline yansıyan bir durum gerçekleşmediğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 3.Davalı ... temyiz dilekçesinde; taşınmazın satış anındaki değeri, yani gerçek değerin tapudaki görünen değerin çok altında belirlenmiş iken, satışın gerçek değerin altında yapılmış olduğundan bahisle bu satışın iptal edilmiş olmasının hatalı olduğunu, satışın gerçek bir satış olup o tarihteki rayiç değer üzerinden alındığını, taşınmazın yarı hissesinin kendisi üzerinde olup, şufa hakkı kullanılmak suretiyle bu taşınmazın satın alındığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ...'ın tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Aşağıda yazılı harcının davalı ... ve ...'a iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.