Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/18234 E. 2023/11529 K. – Menfi Tespit
Konu: Menfi Tespit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/18234
- Karar No
- 2023/11529
- Karar Tarihi
- Konu
- Menfi Tespit
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/1605 E., 2021/473 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi, İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Marmaris 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (tüketici mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2017/268 E., 2018/89 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 22.05.2011 tarihinde meydana gelen kazada, davacının sevk ve idaresinde bulunan ve davacı adına kayıtlı motorsiklette yolcu olarak bulunan davalı ...'ın yaralandığını, davacıya ait aracın davalı ... nezdinde sigortalı olduğunu ve sigorta şirketinin davalı ...'a 21.07.2014 tarihinde % 12 maluliyet karşılığı 40.027,26 TL tazminat ödediğini, maluliyet oranına ve ödemeye itiraz ettiklerini belirterek, ...'ın maluliyet oranını kabul etmediklerinden yeniden tam teşekküllü hastaneden alınacak heyet raporunun kendisi ile birlikte Adli Tıp Kurumu'na gönderilerek maluliyet oranının tespitine ve dava sonuna kadar icra dosyasına tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı ...'ün maluliyet oranına ve kusur durumuna ilişkin olarak verilen Sigorta Tahkim Komisyonu'nun kesinleşmiş kararının ilam hükmünde olduğunu, kesin karar bulunması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan reddini savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın kanunlara aykırı ve haksız olarak açıldığını savunarak reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; "Bu yasal düzenleme ve açıklamalar ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde; davacının kendisine ait motosiklet ile üzerinde diğer davalı ...'ünde bulunduğu sırada trafik kazası geçirdiği, yaşanan kaza nedeni ile davalı ...'de oluşan maluliyet nedeni ile motosikletin sigortacısı olan şirket tarafından meydana gelen %12'lik maluliyet nedeni ile davalı ...'e ödeme yapıldığı, davalı ...'ün maluliyet oranının belirlenen oranda olmadığı gerekçesi ile maluliyetin tespitinin istendiği anlaşılmakla, davacı vekilinin dilekçe ve duruşmadaki beyanlarına göre davalı ...'ün maluliyeti nedeni ile oluşan ödeme bakımından kendisine diğer davalı ... şirketince icra takibi yapıldığı, takip öncesinde sigorta tahkim komisyonunca yasal çerçevede raporların alındığı, davalı ... şirketinin davacı aleyhine Muğla 1. İcra Müdürlüğüne ait 2014/6936 takip sayılı dosya ile yapılmış ilamsız takibe davacının borca veya ferilerine yönelik bir itirazının bulunmadığı ve sadece diğer davalı ... hakkında alınan rapora itiraz ettiğini belirttiği ve takibin devamına karar verildiği, davacının yapılan takip bakımından menfi tespit veya başkaca borçlu olmadığına yönelik herhangi bir dava açmadığı, açılan iş bu davanın sadece maluliyet oranının tespitine yönelik olduğu, diğer yönleri ile borcu kabul ettiğinin anlaşıldığı, alınan raporlar bakımından ise TTK gereğince sigorta tahkim komisyonlarının yetkili olduğu, davacının yapılan takibe borç bakımından itirazının olmaması ve davanın menfi tespit davası olmaması nedeni ile tek başına maluliyet oranının tespitinin yapılacak takip bakımından herhangi bir fayda sağlayamayacağı, borç ve ferileri yönü ile takibin kesinleşerek devam ettiği anlaşılmakla menfi tespit veya borca ilişkin olarak açılmış bir dava yokken sadece sigorta tahkim komisyonunca TTK hükümleri çerçevesinde görevi kapsamında alınmış rapora müstakilen yapılan itiraz bakımından açılan davada hukuki yarar bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; böyle bir davanın her zaman açılabileceğini, dava açmakta hukuki yararı olduğunu, tazminat miktarının kusur oranı ve maluliyet oranlarına göre belirlendiğinden tarafların her zaman bu tür tespit isteyebileceklerini, maluliyet oranının Adli Tıp Kurumunca belirlenmesi gerektiğini, davacının maluliyet oranının belirlenmesinde hukuki yararının olduğunu, mahkemenin delilleri tespit etmeden tespit istemini reddettiğini ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "HMK'nın 106/1. maddesi uyarınca tespit davası yoluyla, mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir. Adı geçen yasanın 106/2. maddesi uyarınca tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır. Söz konusu yasanın 106/3. maddesi gereğince maddi vakıalar, tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamaz ve tespit davası ... davasının öncüsü durumunda olup, aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca, ... davası açılması mümkün olan hallerde davacının tespit davası açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararının bulunması şarttır. Hukuki yararın varlığının kabulü için ise, talepte bulunanın hakkının tehlike altında bulunması ve verilecek bu tespit kararının bu tehlikeyi bertaraf edici nitelikte bulunması gereklidir. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ışığında somut uyuşmazlık incelendiğinde; davacıya ait motosikletin davalı ... nezdinde zorunlu mali sorumluluk poliçesiyle sigortalı olduğu sırada meydana gelen trafik kazasında sigortalı motosiklette yolcu olarak bulunan diğer davalı ...'ın yaralanması nedeniyle davalı ... tarafından ...'a % 12 maluliyet oranı karşılığı 40.027,26 TL tazminat ödenmiş, davalı ... tarafından diğer davalıya ödenen maluliyet tazminatının ehliyetsizlik sebebiyle rücuen tahsili için davacı sigortalı hakkında ilamsız icra takibi başlatılmış, davacı sigortalı tarafından hakkında yapılan icra takibinde borca itiraz edilmeyip sadece maluliyet oranına itiraz edilmesi nedeniyle takip durdurulmamış, eldeki dava ile davacı tarafça davalı ...'ın maluliyet oranını kabul etmediklerinden bahisle maluliyet oranının tespiti istenmiştir. Görüldüğü üzere; davalı ... şirketince diğer davalıya ödenen maluliyet tazminatının rücuen sigortalısı davacıdan tahsili için yapılan ilamsız takibine karşı davacının bir itirazı bulunmayıp sadece diğer davalı ... hakkında alınan rapora itiraz ettiği ve takibin devamına karar verildiği, davacının yapılan takip bakımından menfi tespit veya başkaca borçlu olmadığına yönelik herhangi bir dava açmadığı, açılan iş bu davanın sadece maluliyet oranın tespitine yönelik olduğu, davacının icra takibindeki borca bir itirazının bulunmaması nedeniyle takibin kesinleşerek devam ettiği, davacının yapılan takibe borç bakımından itirazının olmaması ve davanın menfi tespit davası olmaması nedeni ile tek başına maluliyet oranının tespitinin kesinleşen takip yönünden herhangi bir etkisinin ve yararının bulunmadığı, menfi tespit veya borca ilişkin olarak dava açılmadan sadece maluliyet oranının tespiti istemiyle açılan davada HMK'nın 106.maddesinde belirtilen tespit davasının şartlarının oluşmadığı ve tespit davası açılmasında davacının hukuki yararının bulunmadığı sonucuna varılmakla; İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olup davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde değildir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir." gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürdüğü nedenleri yineleyerek ve re'sen ele alınacak nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacı adına kayıtlı, davalıların yolcusu ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalayan şirket oldukları aracın karıştığı kaza nedeniyle davalı yolcuya ödenen tazminata esas alınan maluliyet raporunun usulüne uygun düzenlenmediğinden bahisle, maluliyet tespitinin yeniden yapılması talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 106, 114 üncü, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 90, 91 ve 95 inci maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.