Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/1734 E. 2023/12062 K.

Konu: Tasarrufun İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1734
Karar No
2023/12062
Karar Tarihi
Konu
Tasarrufun İptali

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/2124 E., 2020/3812 K. vekili Avukat ... HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü / Esastan Reddi Davalı ... vekili, Davalı ... vekili Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulü kısmen reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...'in vergi dairesine kamu borcu bulunduğunu, davalı borçlu hakkında takip yapıldığını, ödeme emrinin tebliğ edildiğini, davalı ... 'in mal kaçırma gayesi ile adına kayıtlı bulunan Sakarya ili, Adapazarı İlçesi, 5 parsel nolu taşınmazın 16/06/2015 tarihinde ...'ya, Sakarya İli, Adapazarı İlçesi, parsel sayılı taşınmazın 17/06/2015 tarihinde ...'na, Sakarya İli, Adapazarı İlçesi, Cumhuriyet Mahallesi 560 ada, 59 parsel sayılı taşınmazın 10/06/2015 tarihinde ...'e muvazaalı olarak satışının yapıldığının tespit edildiğini beyan ederek söz konusu taşınmazların satışının muvazaalı olması nedeniyle iptali ile müvekkili idareye taşınmazların satışını isteme yetkisi tanınmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili cevap dilekçelerinde davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemenin 17.04.2018 tarihli ve 2016/360 Esas ve 2018/243 Karar sayılı kararıyla; "... Birbirlerini tanımadıklarını belirten davalılar ... ve ...'ün devredilen daire ve iş yerini isimli şahsa kiraya vermelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalılar ... ve ...'e verdiği taşınmazların, aktin yapıldığı sıradaki değerlerine göre davacının ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitler olması nedeniyle dava konusu 560 ada 59 parsel 43 bağımsız nolu ve 612 ada 5 parsel 3 bağımsız nolu taşınmazlara ilişkin tasarrufların bağışlama hükmünde olduğu, söz konusu tasarrufların 6183 sayılı Kanunun 27. maddesi gereğince amme alacaklısı davacı kurum yönünden hükümsüz olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla davalılar ..., ... ve ...'e yönelik davaların kabulüne, davalı ...'nın dava konusu 4 bağımsız bölüm nolu taşınmazda satın almadan önce de kiracı olarak oturması, satın alınan bedelin taşınmazın satım tarihindeki fiyatına göre pek aşağı bir fiyat olarak kabulünün mümkün olmaması, satış bedeli olan 90.000,00 TL'nin bankadan çekilen kredi ile karşılanmış olması ve borçlunun amme alacağının tahsiline imkan bırakmamak maksadıyla satış yaptığının bu davalı tarafından bilindiğine yönelik davacı tarafça herhangi bir delil bildirilip ibraz edilmemiş olması hususları dikkate alınarak bu davalı aleyhine açılan davanın reddine," karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı ... yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek bu yönden istinaf taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemece davanın müvekkili yönünden kabulüne karar verilmesinin usul, yasa ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkilinin itiraz ve beyanlarının gerekçeli kararda değerlendirilmediğini, satış bedelinin gönderildiğine ilişkin banka dekontlarının dosya içerisinde bulunduğunu, davalı ...'in borca batık olduğunun dosya kapsamından sabit olduğunu, davaya konu gayrimenkûlün satın alındığı tarih itibarıyla rayiç bedelinin değerlendirmeye alınmadığını, yapılan satışın acele bir satış olduğunu, davalı ...'in acele olarak paraya ihtiyacı olması nedeniyle normal bedelinin bir miktar altında gayrimenkûlü satmasının normal olduğunu, müvekkilinin Sabahattin Şensoy'u tanımadığını, sadece kira kontratı yapılırken gördüğünü, davanın haklılığını gösterir dosyada somut bir delil bulunmadığını belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu satışın acele bir satış olduğunu, müvekkilinin acele olarak paraya ihtiyacı olması nedeniyle normal bedelinin bir miktar altına gayrimenkûlü sattığını, müvekkilinin borca batık olduğunun dosya kapsamından sabit olduğunu, borçlarını ödemek gayesiyle gayrimenkûllerini satışa çıkardığını, gayrimenkûlün satış bedelinin banka kanalıyla gönderildiğini, davanın haklılığını gösteren somut bir delil bulunmadığını, belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 4. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... tarafından satışa çıkarılan taşınmazı satın alan iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu, davacı kuruma olan borçlarını da bilmediğini, hem müvekkilinin hem de diğer davalı ...'nun satın almış oldukları taşınmazları kiralamasının hayatın olağan akışına uygun olduğunu belirterek, karar kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile incelenen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin, davalı ... vekilinin, davalı ... vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b,1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz dilekçelerinde; istinaf dilekçelerinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalılar arasındaki tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunu'nun 24 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali hükümleri. 3. Değerlendirme 1. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin aşağıdaki bent haricindeki sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2. 6183 sayılı Yasa'nın 28/2 nci maddesinde “kendi verdiği malın, aktin yapıldığı sıradaki değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitler” bağışlama gibi sayılmış ve bu tasarrufların iyiniyet koşulu aranmaksızın iptale tabi olduğu kabul edilmiştir. Tasarrufun bu bent gereğince iptal edilebilmesi için malın satış tarihindeki gerçek değeri ile satış bedeli arasında aşırı oransızlık bulunması gerekir. Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre edimler arasında aşırı bir oransızlıktan sözedebilmek için malın satış tarihinde borçlu aleyhine edimler arasında en az bir misli fark bulunması gerekir. Satılan taşınmaz üzerinde ipotek ve haciz kayıtları varsa alıcı taşınmazı bu kayıtlarla yükümlü olarak satın almış olacağından satışın bunların tamamı üzerinden yapıldığı kabul edilir. Bu nedenle oransızlık belirlenmesinde tapu kaydındaki ipotek ve haciz miktarlarının da gözönünde tutulması gerekir. Bunun dışında davalı 3.kişi tapudaki satış bedeli dışında ödeme yaptığı iddiasında ise bu iddiasını ispatlaması halinde tapu dışı yapılan ödemenin de göz önüne alınması gereklidir. Somut olayda, davalı borçlu adına kayıtlı olan "Sakarya İli, Adapazarı ilçesi, Cumhuriyet Mahallesi, 560 ada, 59 parsel, zemin kat, 43 nolu dükkan'ın 10.06.2015 tarihinde kaydında yer alan 105.000,00 TL ipotek kaydı ile 55.000,00 TL bedel ile davalı ...'e, dava konusu Sakarya İli, Adapazarı İlçesi,nolu taşınmazın da 17.06.2015 tarihinde, kaydında yer alan 120.000,00 TL ipotek kaydı ile 70.000,00 TL bedelle davalı ...'na devredildiği anlaşılmıştır. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporu gereğince ; Sakarya İli, Adapazarı ilçesi, Cumhuriyet Mahallesi, 560 ada, 59 parsel, zemin kat, 43 nolu dükkanın tasarruf tarihindeki gerçek değerinin 120.875,00 TL olduğu, Sakarya İli, Adapazarı İlçesi, nolu taşınmazın tasarruf tarihindeki gerçek değerinin ise 164.390,00 TL olduğu belirlenmiştir. Mahkemece edimler arasında aşırı bir oransızlık olup olmadığını belirlemek için dava konusu gayrımenkul kaydındaki ipotek borcunun kim tarafından ödendiği belirlenmeksizin, eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Kabule göre de; mahkemece konusunda uzman bilirkişiden, dava konusu gayrımenkullerin davalı 3. şahıslara devredildiği tarihler itibari ile doğmuş vergi borcunun tespiti yapılarak, tasarruf tarihi itibari ile doğmuş olan vergi aslı ve ferileri üzerinden iptal kararı ve davacı alacaklıya cebri icra yetkisi verilmesi gerekirken, uzman bilirkişiden rapor alınmaksızın ve tasarruf tarihindeki vergi borcu belirlenmeksizin, sadece iptale karar verilmesi de doğru görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin, davalı ... vekilinin ve davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin, davalı ... vekilinin ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak, kararın BOZULMASINA, 492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalılar ..., ... ve ...'e iadesine, Dosyanın HMK 'nun 373/1 inci maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/1734, K. 2023/12062, T. 08.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-1734-e-2023-12062-k-bff748ce7894