Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/17208 E. 2023/9327 K. – Trafik Kazası

Konu: Trafik Kazası Sonucu Ölüm Nedeniyle Maddi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/17208
Karar No
2023/9327
Karar Tarihi
Konu
Trafik Kazası Sonucu Ölüm Nedeniyle Maddi Tazminat

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/723 Esas, 2021/639 Karar HÜKÜM/KARAR : Davanın reddine-İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Yayladağı Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatı ile) SAYISI : 2016/20 Esas 2019/73 Karar Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 16.12.2015 tarihinde davacılardan ...'nin oğlu ve diğer davacıların kardeşleri olan ...' nin sürücüsü ve maliki olduğu ve davalı ... şirketince zorunlu mali mesuliyet sigortası yapılan aracın tek taraflı trafik kazasında ...' nin vefat ettiğini, davacıların desteklerinden yoksun kaldıklarını, zararın giderilmesi için sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak sigorta şirketince olumlu yanıt verilmediğini belirterek açılan belirsiz alacak davası ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak anne/... için 1.000,00, kardeş olan diğer davacılar için 500,00' er TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsili talep etmiş, 05.04.2019 tarihli bedel artırım dilekçesiyle davacı anne yönünden talebi 91.230,31 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde; sigorta poliçesinin 14.09.2015-2016 tarihleri arasını kapsadığını, zorunlu trafik sigortasının sorumluluk sigortası olduğunu bu nedenle sigorta ettiren kişinin işleteni olduğu motorlu araçların üçüncü kişilere verdikleri zararların karşılanmasını amaçladığını, müteveffanın tamamen kendi kusuru ile kazaya sebebiyet verdiğini, müteveffanın kusuruna denk gelen tazminatın müteveffanın mirasçıları tarafından sigorta şirketinden talep edilemeyeceğini, müteveffanın gelirinin somut belgelerle ispatlanması gerektiğini, herhangi bir sosyal sigorta kurumuna bağlı olup olmadığının araştırılması ve davacıların hak sahibi olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, bir kısım davacıların müteveffanın kardeşi olduğunu, kardeşler arasında desteklik ilişkisinin bulunmaması nedeniyle bu davacıların destek tazminatı taleplerinin reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre müteveffa ile davalı arasında düzenlenen poliçenin teminat başlangıç ve bitiş tarihleri 1509.2015-15.09.2016 tarihleri arasında olup davalı şirketin sorumluluğunun 01.06.2015 tarihinde yani poliçenin teminat başlangıcı tarihinden önce yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre belirleneceği, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.3. ve A.5. maddesinin c bendine göre ancak üçüncü kişilerin ölümü dolayısıyla oluşan destek zararlarının, destekten yoksun kalma (ölüm) teminatı kapsamında olduğu, bu nedenle sigortacının sorumlu olabilmesi için, motorlu aracın işletilmesi sırasında ölen kişinin mutlaka üçüncü bir kişi olması gerektiği, somut olayda ise işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu sürücü murisin üçüncü kişi olarak kabulünün mümkün olmadığı, ayrıca, Genel Şartların A.6. maddesi (d) bendine göre destekten yoksun kalma hak sahibinin sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber, destek şahsın kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin teminat kapsamı dışında tutulması nedeniyle, somut olayda %100 kusuru nedeniyle kendi ölümüne neden olan sürücü sigortalı murisin tam kusuruna isabet eden destek tazminatının teminat kapsamında olmadığı, açıklanan nedenlerle davacı anne ve kardeşlerin belirtilen yasal düzenlemeler gereği davalı ... şirketinden destek tazminatı talep etme hakkı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde, eksik bilirkişi raporuna dayanılarak kurulan hükmün eksik inceleme sonucu verildiğini, tazminat hesabının TRH-2010 Yaşam Tablosuna göre yapılmasının hatalı olduğunu, PMF-1931 Yaşam Tablosuna göre bir hesaplama yapılması gerektiğini, 6704 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 26.04.2016 tarihinden önce gerçekleşen tüm trafik kazaları yönünden Türk Borçlar Kanunu'nun 55 inci maddesi gözetilerek tazminatın eski genel şartlara göre hesaplanması gerektiğini, her ne kadar Genel Şartların 01.06.2015 tarihinde değişikliğe uğrayarak yürürlüğe girmiş ise de kanun hükmü olan ve tazminatın kapsamının bu kanuna göre belirleneceğini düzenleyen Türk Borçlar Kanunu' nun 55 inci maddesinin açık hükmü ve varlığı karşısında idari bir organ tarafından yayınlanan genel şartlara üstünlük tanınmasının normlar hiyerarşisine aykırı düştüğünü, kaza tarihinde 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (2918 sayılı Kanun) gereğince destek zararının teminat kapsamında bulunduğundan davanın kabulü yerine reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda davacılar, desteklerinin %100 oranında kusurlu olarak sebebiyet verdiği kaza sonucunda vefat etmesi nedeniyle tazminat talebinde bulunmuşlarsa da, 2918 sayılı Kanun'un 93 üncü maddesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarının, teminat tutarları ile tarife ve talimatları Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlıkça tespit edileceği ve Resmi Gazete'de yayımlanacağının düzenlendiği, buna dayalı olarak 01.06.2015 tarihinde ZMMS Genel Şartlarının yürürlüğe girdiği, kazanın bu tarihten sonra 16.12.2015 tarihinde meydana geldiği, poliçenin 14.09.2015 tarihinde düzenlendiği, davalı ...nin sorumluluğunun poliçe tarihindeki şartlara göre belirlenmesi gerektiği, 2918 sayılı Kanun'daki değişikliğin daha sonra olmasının durumu değiştirmeyeceği, Genel Şartlar'ın A.6/b maddesi uyarınca "Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri"nin teminat dışı bırakılması karşısında davacıların davalıdan destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunamayacakları kendi kusuruyla kazaya ve ölüme sebebiyet verdiğinden davacıların müteveffanın kusuruna dayalı olarak davalıdan destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunamayacağı mahkemece yapılan tespitlerin dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; duruşmaya katılmadıklarını, mazeret sunarak yokluklarında karar verilmesini talep ettiklerini, bu celsede ıslahın için kesin süre verildiğini, ıslahın ardından davanın reddi ile karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, müteveffanın kusurlu olmadığını, kusurlu olsa bile kaza tarihi 16.12.2015 olduğundan müteveffanın kendi kusuruna denk gelen tazminat taleplerinin sigorta şirketinden talep edilebileceğini, mevzuat değişikliğinin 26.04.2016 tarihinde olduğunu, PMF-1931 Yaşam Tablosu yerine TRH-2010 Yaşam Tablosu ile hesap yapılmasının ve müteveffa kaza tarihinde 25 yaşında olmasına rağmen 30 yaşında kabul edilerek bakiye ömür belirlenmesinin hatalı olduğunu, destek şahsın kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri olarak Genel Şartlarda düzenlendiğini, ancak yasaya bu teminat dışı halin 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe girdiğini, bu tarihten önce bu durum yasa ile düzenlenmediğinden bu tarihten önce olan kazalar için teminat dışı hal kabul edilemeyeceğini, müteveffanın ailesinin geçimini sağladığını, kardeşlerine baktığını, bu durumun tanık beyanları ile ispat edildiğini, destekten yoksun kalanlar 3. Kişi konumunda olduğundan sigorta şirketinin zararın tamamından sorumlu olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık 16.12.2015 tarihinde davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan ve davacılar desteğinin sürücüsü olduğu aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Borçlar Kanunu’ nun 53 üncü maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40-2020/40 sayılı kararı. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davalı tarafından düzenlenen ZMSS poliçesinin 14.09.2015 - 14.09.2016 vadeli olduğu ve davaya konu kazanın 16.12.2015 tarihinde gerçekleştiği 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartlarının C.11 maddesi gereği bu tarihten sonra akdedilen poliçeler için anılan genel şartların uygulanacağı, Anayasa Mahkemesi tarafından ZMSS Genel Şartlarının değil Karayolları Trafik Kanunu'nun bu genel şartlara atıf yapan bazı maddelerinin iptal edildiği hususları dikkate alındığında, davaya konu edilen zararın ZMSS teminatında olmadığına ilişkin kabulde isabetsizlik bulunmamasına göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/17208, K. 2023/9327, T. 18.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-17208-e-2023-9327-k-3e143cda0ab9