Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/17124 E. 2023/9548 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/17124
Karar No
2023/9548
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/646 Esas, 2021/559 Karar HÜKÜM/KARAR : Ret - Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİH : 11.02.2020 SAYISI : 2018/464 Esas, 2020/150 Karar Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu özel halk otobüsünün önüne davalıya sigortalı aracın aniden çıkması üzerine özel halk otobüsünün ani fren yaptığını, davacının araç içinde düşerek yaralandığını beyan ederek belirsiz alacak davası olarak ikame ettikleri davada şimdilik 100,00TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davalıya usule uygun başvuruda bulunulmadığını, davacının tazminat talebinin hangi hususta olduğunun açıklamadığını, kusur oranı ve poliçe teminat miktarı ile sınırlı sorumlulukları olduğunu, bu nedenle kusur oranlarının tespitini talep ettiklerini, davacının maluliyetine ilişkin dosyada bilgi ve belge bulunmadığını, kazanın oluşumundan bu yana 5,5 yıllık süre içinde davacının maluliyetinin bulunmadığı sabit olmakla birlikte mahkemenin araştırma yapması halinde Adli Tıp Kurumundan rapor aldırılması gerektiğini, faiz talebini kabul etmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı ile belirtilen kararı ile; davacının yolcu olarak bulunduğu otobüsün önüne davalıya sigortalı aracın ani fren yapması neticesinde davacının otobüs içinde savrulduğu ve yaralandığını belirtilerek maddi tazminat talep edildiği, kusur raporu ile davalıya sigortalı aracın kazada %100 oranında kusurlu olduğunu, dosyanın maluliyet incelemesi yönünden Adli Tıp Kurumuna gönderildiği İstanbul ATK 2. İhtisas Dairesinin 01.11.2019 tarihli raporuna göre davacının " Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" kapsamında maluliyetinin bulunmadığı, 2 ay geçici iş göremezliğinin bulunduğunun rapor edildiğini, davacı vekilinin rapora itiraz etmişse de itirazlarını somutlaştırmadığı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 85 'inci ve davamı maddelerine göre sigorta şirketinin sorumluluğunun kusur oranı, poliçe limiti ve maluliyet oranı kadar olduğundan ve davacının kaza nedeni ile maluliyetinin olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinde kaza neticesinde mandibula kırığı meydana geldiğini, meydana gelen kırıkların müvekkilinin hayatının geri kalanında ciddi hareket kısıtlılığına neden olacağını, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartlarına uygun olan Yönetmelik tablosuna göre oran tayin edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekili istinaf dilekçesinde her ne kadar müvekkilinde kaza neticesinde mandibula kırığının meydana geldiğini, kırıkların müvekkilinin hayatının geri kalanında ciddi hareket kısıtlılığına neden olacağını ileri sürmüş ise de bu iddiasına ilişkin olarak herhangi bir tedavi evrakı, tıbbi belge ya da heyet raporu sunulmadığını, dosya içerisinde bulunan ve hükme esas alınan ATK 2. İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan 01.11.2019 tarihli raporunda davacının kazadan sonraki tüm tedavi evrakları, hastane kayıtlarının incelendiği ve gelişen süreçte davacının yeni tarihli film ve grafileri incelenmek sureti ile kaza tarihindeki mevzuat hükümlerine uygun şekilde hazırlanmış olması nedeni ile davacının soyut itiraz niteliğindeki yeniden maluliyet raporu alınması yönündeki istinaf başvurusunun esastan reddi gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrası (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunu kabul etmediklerini, Adli Tıp Kurumundan yeniden rapor aldırılması gerektiği gerekçesi ile kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 19.01.2013 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Davacı vekili, 19.01.2013 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde yaralandığı gerekçesi ile sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bu sürelerde bakıma ihtiyaç duyup duymadığının tespitini talep ederek, uğradığı zarar neticesinde maddi tazminat isteminde bulunmuştur. Davacının maluliyetinin tespiti maksadı ile Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan 01.11.2019 tarihli raporda, tedavi evraklarının incelenmesi neticesinde kaza tarihinde geçerli Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümleri uyarınca davacının fonksiyonel araz bırakmadan iyileştiği, sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme süresinin ise 2 (iki) aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir. İlk derece mahkemesi davacının sürekli iş göremezliğinin olmaması nedeni ile davanın reddine karar vermiş, davacı tarafından kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Ancak davacı, söz konusu kaza nedeni ile sürekli iş göremezlik tazminatı yanında geçici iş göremezlik tazminatı da talep etmiştir. Kaldı ki dosyada mevcut Adli Tıp Raporu ile de davacının 2 ay iyileşme süresi olacağı belirtilmiştir. Davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebi değerlendirmeye alınmaksızın, sürekli maluliyeti bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddi hatalı olup tüm taleplerinin karşılanarak bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1-Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE 2-Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.09.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi,

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/17124, K. 2023/9548, T. 20.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-17124-e-2023-9548-k-59c0b8b5a779