Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/17011 E. 2023/11189 K.

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/17011
Karar No
2023/11189
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/928 E., 2021/312 K. HÜKÜM/KARAR : İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi/Davanın Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Bolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/874 E., 2020/490 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının murisi İrfan Bodur'un 09.08.2008 tarihinde yapmış olduğu tek taraflı trafik kazasında vefat ettiğini, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan inceleme sonunda İrfan Bodur'un asli ve tek kusurlu olduğunun tespit edildiğini, ayrıca kaza yapan aracın kaza tarihinde geçerli bir ZMMS Poliçesi bulunmadığını, davalının başvurusu üzerine kendisine herhangi bir tazminat ödenmeyeceğinin bildirildiğini, bunun üzerine davalının Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuruda bulunduğunu, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 2018/41492 Esas, 2018/66013 Karar sayılı kararı ile davalının talebinin kabulü ile kendisine tazminat ödenmesine karar verildiğini, hakem heyeti kararının davalı tarafından icraya konulduğunu, Ankara 24. İcra Müdürlüğünün 2018/12029 sayılı icra dosyası ile davacıya toplam 104.977,16 TL ödeme yapıldığını, ödenen bu meblağın rücuen tahsili için davalı hakkında Bolu 3. İcra Müdürlüğünün 2018/7708 sayılı dosyası ile icra takibine giriştiklerini, davalının icra takibine itirazı nedeniyle takibin durduğunu beyan ederek davalının itirazının iptali ile takibin devamını ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, kesin hüküm bulunması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacı tarafından yapılan takibin haksız olduğunu, davalının Güvence Hesabına karşı sorumluluğu ve borcunun bulunmadığını, süreklilik kazanan Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği gibi sürücünün desteğinden mahrum kalanlar 3. kişi konumunda bulunduklarından sürücünün kusurunun bu kişilere yansıtılamayacağını, ... Yönetmeliğinin 16. maddesinde sigorta yaptırmayan kişilere rücu hakkı tanındığını, sigorta yaptırmayan kişinin ve/veya eylemlerinden sorumlu olan sürücünün vefatı halinde mirasçılara rücu edileceğine dair bir hüküm bulunmadığını, davalı 3. kişi olarak tazminat talebinde bulunduğundan anılan davalıya ödenen tazminatın rücu imkanı olmayacağından alacaklı ve borçlu sıfatının birleşmediğinin aşikar olduğunu, muris İrfan Bodur'un mirasının borca batık olduğunu, mirasın hükmen reddolunmaya mahkum olduğunu, borca batık olan miras için davalıya bir talep iletilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; destekten yoksun kalma tazminatının, salt ölenin mirasçısı sıfatına değil, destekten yoksun kalan 3. kişi sıfatına dayandığı, ölenin mirasçısı sıfatına dayanmayan, doğrudan kendileri üzerinde doğan destekten yoksun zararının oluşumundaki desteğin kusuru davacılara yansıtılamayacak ve sürücü desteğin kusurlu olması onun desteğinden yoksun kalan davalıyı etkilemeyeceği, davalıya zarar gören 3. kişi sıfatına dayalı olarak davacı ... tarafından yapılan destekten yoksun kalma tazimatı ödemesinin davalıdan rücuen tahsili imkanının söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı ...'nın kanundan doğan rücu hakkını kullanarak kazanın oluşumunda kusurlu kişinin mirasçılarına rücu hakkını kullandığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile destekten yoksun kalma zararının ölenin mirasçısı sıfatına değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatına dayandığı, dolayısıyla, davacıların ölenin mirasçısı sıfatına dayanmayan, doğrudan davacılar üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki desteğin kusurunun davacılara yansıtılamayacağı, sürücü desteğin tam kusurlu olmasının, onun desteğinden yoksun kalan davacıları etkilemeyeceği, desteğin idaresindeki aracın ZMMS poliçesi bulunmadığı için Güvence Hesabının zarardan sorumlu olduğu belirtilmiş, ...'nın ödeme yapması halinde de mirasçılara rücu imkanının bulunmadığı, ayrıca 25.05.2018 tarihli Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Kararında davalı yararına hükmedilen toplam tazminat miktarı 86.163,12 TL iken eldeki davada istenen miktar 104.977,16 TL olup, davanın kabul edilmesinin hakkaniyet ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı ...'nın kanundan doğan rücu hakkını kullanarak kazanın oluşumunda kusurlu kişinin mirasçılarına rücu hakkını kullandığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, trafik kazası nedeniyle davacı tarafından kazada vefat edenin mirasçılarına ödenen destekten yoksun kalma tazminatının rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/b maddesi, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu 67 nci maddesi, ... Yönetmeliğinin 16/c maddesi. 3. Değerlendirme 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/b maddesinde rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için zorunlu sigortalara ilişkin olarak koşulların oluşması halinde ortaya çıkan zararların, bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması amacıyla ... oluşturulacağı, yasanın geçici 2. maddesine dayanılarak çıkarılan ... Yönetmelik'inin 16/c maddesinde ise zarardan sorumlu olan kişilere, hesaptan yapılan ödemeler nedeniyle rücu hakkının kullanılacağı düzenlenmiştir. Somut olayda; davaya konu kazada ölen kusurlu araç sürücüsünün eşi olan davacı zarar gören 3. kişi sıfatıyla tazminat alacaklısı olmakla birlikte aynı zamanda ölenin mirasçısı sıfatıyla zarar nedeniyle borçludur. Dolayısıyla araç sürücüsünün tam kusuru ile sebebiyet verdiği her türlü zararı ödemek durumunda kalan ..., araç sürücüsünün eşine ve çocuklarına ödemek zorunda kaldığı tazminatı, araç sürücüsünün mirasçısı olması nedeniyle davalıdan isteyebilecektir. Bu halde davacının rücu hakkının bulunduğu gözetilerek karar verilmesi gerekirken, hukukun yanlış uygulanmasıyla, davacının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.10.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/17011, K. 2023/11189, T. 23.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-17011-e-2023-11189-k-ee89427efad8