Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/15750 E. 2023/5 K. – Haksız Eylem
Konu: Haksız Eylem Nedeniyle Maddi Tazminat Ve Ecrimisil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/15750
- Karar No
- 2023/5
- Karar Tarihi
- Konu
- Haksız Eylem Nedeniyle Maddi Tazminat Ve Ecrimisil
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/2220 E., 2021/37 K. HÜKÜM/KARAR : Tarafların istinaf başvurularının esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Solhan Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/419 E., 2020/21 K. Taraflar arasındaki haksız eylem nedeniyle maddi tazminat ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalıların yürüttüğü demir yolu yapım çalışmaları nedeniyle davacının maliki olduğu taşınmazların zarar gördüğünü, taşınmazlar üzerinde kazılar yapılması sonucu meydana gelen çökme ve yarılmalar nedeniyle heyelan oluştuğu, her iki taşınmazın tarım yapılamayacak ve kullanılamayacak hale geldiğini belirterek, taşınmazın kullanılamamasından kaynaklı ecrimisil bedelleri ve arazi vasfının değişmesi nedeniyle tazminat talebinde bulunduklarını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her iki parsel için 50,00'er TL tazminat ve 50,00'er TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; yargılama sırasında 23.07.2019 tarihinde davacının vefatı üzerine mirasçıları davaya katılmış; davacılar vekili 28.05.2019 tarihli ıslah dilekçesinde 147 ada 6 parselin ifrazı sonucu 147 ada 23 ve 24 parsel numaralı taşınmazların dava tarihinden sonra kamulaştırıldığı, bu taşınmazlar için dava dilekçesinde talep edilen tazminat tutarının esas alınmasını talep ettiklerini ve 147 ada 23 parsel için (2016-2019 dönemi) 127,22 TL ecmisil, 147 ada 24 parsel için (2016-2019 dönemi) 6.160,40 TL ecrimisil, 151 ada 1 parsel için 9.953,21 Tl ecrimisil, 151,1 parsel için 70.430,75 TL maddi tazminat talep ettiklerini ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarını belirterek, toplam talebi 86.671,58 TL ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davaya konu taşınmazlara zarar verilmediğini, taşınmazların bir kısmının kamulaştırılması nedeniyle davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, kamulaştırma işlemlerinde 147 ada 6 parselin 24 parsel olarak işlem gördüğünü, olayın sebebinin heyelan olup müvekkili şirketlerin çalışma alanı ile dava konusu taşınmazlar arasındaki mesafenin ve kamulaştırma sınırlarının tespiti gerektiğini, müvekkili şirketlerin gerçekleştirdiği tüm yapım işlerinde ihale, sözleşme ve mevzuat hükümlerine uygun hareket ettiklerini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...25.03.2019 tarihinde yapılan keşif sonucu mahkeme gözlemi, mahalli bilirkişi beyanları ve alınan bilirkişi raporları uyarınca, davaya konu parsellerin demir yolu çalışmasından dolayı bölgenin büyük bir bölümünde heyelan oluşması ve toprağın kazı yapılan tarafa kaymasına, taşınmazlar üzerinde kazı yapılarak taşınmazların topografyasının değişmesine neden olduğu, mahalli bilirkişilerin beyanlarında dava konusu parsellerin 2017 yılında demir yolu çalışması nedeniyle kullanılamadığını bildirdikleri, bu nedenle sadece 2017 ve 2018 yılı olmak üzere iki yıllık ecrimisil alacağının ispat edilebildiği, 2016 yılına ait ecrimisil talebinin ise ispat edilemediği, 147 ada 6 parsel için davacı TCDD tarafından ... aleyhine acele kamulaştırma nedeniyle el koyma davasının Solhan Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/156 esas sayılı dosyasında 25.05.2015 tarihinde açıldığı, 19.06.2015 tarihinde 54,21 m2 lik kısmın TCDD lehine acele kamulaştırmasına karar verildiği ve el koyma yetkisi verildiği, 19.07.2016 tarihinde de kamulaştırılarak TCDD adına tescil kararı verildiği, ecrimisil talebinin 2017 ve 2018 yılı için ispat edilmesi ve 19.06.2015 tarihinde TCDD lehine el koyma yetkisi verilmiş olması nazara alındığında, 147 ada 23 parsel yönünden ecrimisil talebinin reddine karar verildiği, davacının 147 ada 23 parsel için tazminat talebi yönünden 19.07.2016 tarihinde verilen karar ile demir yolu vasfı ile TCDD adına kayıt ve tescil kararı verildiği nazara alındığında tazminat talebinin reddine karar verildiği; 147 ada 24 nolu parsel yönünden yapılan incelemede Solhan Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/296 esas sayılı ve 19.07.2016 tarihli kararında 147 ada 6 nolu parselin 54,21 m2 lik alanının ifraz sonucu 247 ada 23 nolu parsel numarası alarak TCDD lehine tapuya tesciline, geriye kalan 2.615,53 m2 lik kısmının ise ifraz sonucu 147 ada 24 parsel numarası aldığı, ancak 147 ada 24 nolu parsel sayılı taşınmazın 2.615,53 m2 lik kısmı tarla vasfıyla davacı ... adına kayıtlı iken eldeki davanın açılmasından sonra acele el koyma kararı olmaksızın 16.10.2018 tarihli uzlaşma tutanağı imzalanarak 43.040,72 TL bedel üzerinden uzlaşma yoluyla kamulaştırıldığı ve 147 ada 24 parsel her ne kadar 16.10.2018 tarihinde kamulaştırılmışsa da bu tarihten önce İdare tarafından acele kamulaştırma kararı olmaksızın işgal edildiği nazara alındığında, davacının ecrimisil talebinin geriye dönük olarak 2 yıllık 2017 ve 2018 yılları için kabulüyle bilirkişi raporuna göre belirlenen 3.385,28 TL ecrimisile hükmedildiği, 147 ada 24 parsel için davacıların tazminat talebinin ise davaya konu parselin 16.10.2018 tarihinde uzlaşma yoluyla kamulaştırılıp TCDD adına tapuya tescil edildiği gözetilerek konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği; 151 ada 1 nolu parsel yönünden yapılan incelemede, davalılar tarafından yapılan demir yolu çalışmaları nedeniyle davacının taşınmazına haksız olarak zarar verildiği, taşınmazın demir yolu hattına yakın mesafede olduğu, ecrimisil talebinin geriye dönük olarak 2 yıl için ispat edildiği ve davacı lehine zirai bilirkişi raporunda belirlenen 5.469,51 TL ecrimisile hükmedildiği, 151 ada 1 nolu parselin tarım arazisi olarak kullanılmakta iken taşınmazın fiziki yapısına zarar verilerek bu niteliğini yitirdiği, gerçek zararın giderilmesi ilkesi uyarınca eski hale getirme bedelinin istenebileceği, ancak eski hale getirme bedelinin taşınmazın gerçek değerini geçemeyeceği, zirai bilirkişi raporlarına göre taşınmazın eski hale getirilmesinin mümkün olmadığı, 05.04.2019 tarihli zirai bilirkişi raporunda sulu tarla vasfındaki taşınmazın bedelinin 70.430,75 TL olarak belirlendiği, ancak haksız fiil tarihi 2017 olup ecrimisil talebinin başlangıcı olarak da kabul edilen 2017 yılına ait verilerle taşınmazın rayiç değerinin 24.01.2020 tarihli zirai bilirkişi ek raporunda 65.360,75 TL olarak belirlendiği, mülkiyet hakkı davacı yanda kalacağından taşınmaz üzerinde kısım kısım çatlakların olması ve toprak kütlesinin büyük bir kısmının kaymasından ötürü bedel üzerinden %40 hakkaniyet indirimi yapılarak davacılar lehine 39.216,45 TL tazminata hükmedildiği, ne miktarda indirim yapılacağı bilinemeyeceğinden eski hale getirmeye yönelik maddi tazminat isteminden yapılan takdiri indirim nedeniyle reddine karar verilen miktar bakımından kendisini vekille temsil ettiren davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmediği" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ecrimisil talebi yönünden; dava konusu 147 ada 23 parsel yönünden ecrimisil talebinin reddine, dava konusu 147 ada 24 parsel yönünden ecrimisil talebinin kısmen kabulü ile 2017 ve 2018 yıllarına ait ecrmisil bedeli olan 3.385,28 TL nin dava tarihi olan 31.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müteveffa ...'ya ait mirasçılık belgesindeki payları oranında davacı mirasçılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, dava konusu 151 ada 1 nolu parsel için ecrimisil talebinin kısmen kabulü ile 2017 ve 2018 yıllarına ait ecrimisil bedeli olan 5.469,51 TL nin dava tarihi olan 31.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müteveffa ...'ya ait mirasçılık belgesindeki payları oranında davacı mirasçılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, eski hale getirme tazminatı yönünden; dava konusu 147 ada 23 parsel yönünden tazminat talebinin reddine, dava konusu 147 ada 24 parselin 16.10.2018 tarihinde kamulaştırılması nedeniyle tazminat talebi hakkındaki konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına, dava konusu 151 ada 1 nolu parsel yönünden tazminat talebinin kısmen kabulü ile 39.216,45 TL nin dava tarihi olan 31.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müteveffa ...'ya ait mirasçılık belgesindeki payları oranında davacı mirasçılara verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; taşınmazların değerinin Kamulaştırma Kanunu kriterlerine göre belirlenmesini, taşınmazların bulunduğu yerde Oymapınar köyü kamulaştırma dosyalarında %20 objektif değer artışı uygulandığını, taşınmazların gerçek değerinin belirlenmediğini, bölgede yaygın yetiştirilen tütün ve karpuzun dahil edilmediği ve üretim masraflarının çok yüksek hesaplandığını, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, ecrimisil bedellerinin gerçek değerin çok altında belirlendiğini, mülkiyet davacı tarafta kalsa dahi kullanılamayacak olması karşısında %40 hakkaniyet indiriminin yerinde olmadığı, davanın davalıların haksız eylemi nedeniyle açılması nedeniyle davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığını belirtmiştir. 2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; projeyi üstlenen müvekkili şirketlere davanın yöneltilmesinin yerinde olmadığını, davanın TCDD ye karşı idari yargıda açılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla taşınmazların tamamının hiç kullanılamayacakmış gibi hesap yapılmasının yerinde olmadığını, hükmedilen bedellerin fahiş olduğunu, heyelan olayının müsebbibinin müvekkilleri olmadığını belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...haksız fiil hukuksal nedenine dayalı tazminat ve ecrimisil talebiyle açılan davada bilirkişi raporlarında davaya konu taşınmazın demir yolu çalışmalarından kaynaklı heyelana maruz kaldığı, parsel üzerinde derin çatlak ve toprak yarılmalarının oluştuğu, tarımsal amaçlı olarak taşınmazların kullanılamayacağı, eski hale getirilmesinin ise mümkün olmadığı, mülkiyet hakkı davacı yanda kalacağından 151 ada 1 parsel için hesaplanan tazminat miktarı üzerinden %40 oranında indirim yapılarak hüküm kurulduğu, davacı taraf yapılan indirimin hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürmüş ise de alınan bilirkişi raporları, mahkeme gözlemi, keşif sırasında çekilen fotoğraflar değerlendirildiğinde mahkemece benimsenen oran ve takdir edilen tazminat miktarının dosya kapsamına uygun bulunduğu, davalılar yararına hiç vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğine yönelik davacıların istinaf talebinin usul ve kanuna uygun olmadığı, davanın haksız fiil nedeniyle uğranılan zarara ilişkin olması, davalı şirketlerin dava dışı TCDD'nin yüklenicisi olarak davaya konu bölgede demir yolu yapım çalışmalarını yürüten şirketler olması ve haksız fiil faili olarak davalı gösterilmeleri, davaya konu zararın davalıların eylemi sonucu meydana geldiğinin tüm dosya kapsamı ile sabit olması, illiyet bağını kesen herhangi bir sebebin davalılarca ispatlanamaması karşısında davalıların taraflarına husumet düşmeyeceği ve zararın bir doğa olayı olan heyelandan kaynaklanmış olduğuna ilişkin istinaf nedenlerinin yerinde görülmediği, hüküm altına alınan tazminat miktarlarının hatalı hesaplandığı ve bilirkişi raporlarının yetersiz olduğuna yönelik tarafların ortak istinaf nedenlerinin ise hükme esas alınan bilirkişi raporlarının oluşa, dosya kapsamına ve tekniğe uygun gerekçeli ve denetlenebilir olmaları karşısında reddine karar verildiği" gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci altı bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri Taraf vekilleri temyiz dilekçelerinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptıkları istinaf başvurularına konu ettikleri aynı nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemişlerdir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalıların yürüttüğü demir yolu çalışmaları sırasında davacıların taşınmazlarına zarar verilmesi ve taşınmazların kullanılamamasından kaynaklanan haksız eylem nedeniyle maddi tazminat ve ecrimisil taleplerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 323 ve 326 ıncı maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 51 inci maddeleri, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı kararı. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; davalıların yapılan hakkaniyet indirim oranına karşı bir itirazı olmamasına, davacılar uygulanan indirim oranına itiraz etmekte ise de yapılan indirim oranının yerinde olmasına göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davacılar ile davalılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.