Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/14464 E. 2023/8351 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/14464
- Karar No
- 2023/8351
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi (İlk Derece) SAYISI : 2020/1 E., 2020/7 K. HÜKÜM/KARAR : Ret Taraflar arasındaki bilirkişinin hukuki sorumluluğu kapsamında devlete karşı açılan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince ilk derece sıfatıyla görülen davada davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacı vekilinin duruşma isteminin miktar yönünden reddine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/248 Esas sayılı dosyasında müvekkili aleyhine açılan alacak davasında, bilirkişiden hesap raporu alındığını, bilirkişi tarafından raporda açık hesap hatası yapıldığını, fakat mahkemece bu raporun hükme esas alınarak müvekkili aleyhine tazminat ödenmesi yönünden karar verildiğini, bu kararın derecattan geçerek kesinleştiğini belirterek 6100 sayılı HMK’nın 285 inci maddesinde düzenlenen bilirkişilerin hukuki sorumluluğu nedeniyle 61.561,38 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde;öncelikle davanın husumetten reddi gerektiğini, dava şartlarının noksan olduğunu, zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden davanın reddi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin ilk derece sıfatıyla verdiği yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/248 esas sayılı dosyasında açılan davada 32 lot alacağından bahsedildiği, davamıza konu ilave 24 lot'tan bahsedilmediği, bu dosyanın davacısı olan ancak o dosyada davalı konumunda olan davalı cevap dilekçesinde de bu konuya değinmediği, bilirkişi olarak görev alan ... tarafından hazırlanan 20.10.2016 tarihli bilirkişi raporunun mahkemeye sunulması sonrasında, davalı ... vekili tarafından söz konusu rapordaki hesaplamanın yanlış değerlendirildiği bildirilerek ve ilave 24 lot'tan da bahsederek rapora itiraz edildiği, mahkemece söz konusu itiraz üzerine ek rapor alınmadan hüküm kurulduğu, mahkeme kararına karşı davalı tarafın rapora itiraz ettiği hususları belirtilerek istinaf yasa yoluna başvurulduğu, İstanbul BAM 18. Dairesince 2017/1437 esas sayılı dosyasında davalının istinaf başvurusunun tamamının reddedildiği, yine aynı gerekçelerle İstinaf Mahkemesi kararının davalı tarafca temyiz edildiği, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2018/2573 esas sayılı dosyasında davalının temyiz nedenlerinin tamamının reddi ile kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Dairemizce yapılan yargılama sırasında davacının iddiaları kapsamında alınan 12.10.2020 tarihli bilirkişi raporunda oluşan farkın bedelsiz sermaye artırımı sonrasında hisse adedi hatasından ilave 24 lot'tan kaynaklandığının belirtildiği görülmüşse de söz konusu hatanın bilirkişinin ağır ihmalinden yada kastından kaynaklanmadığı, bu yöne ilişkin dosyada herhangi bir bulguya rastlanmadığı anlaşılmakla, HMK 285 madde kapsamında bilirkişinin sorumluluğunu gerektirecek manevi unsurun oluşmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararının hatalı olduğunu, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın hatalı olduğu ve yapılan hesap hatasının bilirkişinin uzmanlık alanı da göz önünde bulundurulduğunda ağır ihmal suretiyle ortaya çıktığının sabit olduğunu, bilirkişinin görevinin 32 Lot Ereğli Demir Çelik hissesinin 1994 tarihinden 2012 tarihine kadarki değerinin hesaplanması olduğu halde müvekkilinin aleyhine olacak şekilde 12.938 Lot fazladan hesaplama yapıldığını, rapora itiraz edilmesine rağmen ek rapora da gönderilmediğini, karara karşı istinaf isteminde bulunulduğunu, istinaf isteminin reddine ve istinaf kararına karşı temyiz başvurusunda da temyiz talebinin reddine karar verilerek kararın onandığını, bilirkişinin ağır kusuru nedeniyle oluşan zararın tazmininin gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; 6100 sayılı HMK'nun 285'inci maddesi uyarınca bilirkişilerin hukuki sorumluluğuna dayalı maddi tazminat istemidir. 2. İlgili Hukuk 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 6100 sayılı HMK'nun 285 vd. maddeleri. 3. Değerlendirme Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; özellikle; 6100 sayılı Kanun’un 285 inci maddesi uyarınca bilirkişilerin sorumluluğuna gidilebilmesi için öncelikle kasten veya ağır ihmal sonucu gerçeğe aykırı bir rapor hazırlamış olmaları ve bu raporun hükme esas alınması gerektiği, davaya konu olayda bu hususun sübuta ermediği, sorumluluğa dayanak yapılan olgular gözetildiğinde hükme esas alınan raporun kasten veya ağır ihmal suretiyle davacının zararına sebebiyet verecek biçimde düzenlenmiş olduğundan bahsedilemeyeceği, bilirkişilerin raporlarında hesaplama konusundaki görüş ve kanaatlerini bildirdikleri, hatalı işlemi içeren bilirkişi raporunu denetleyip diğer (takdiri) deliller gibi serbestçe değerlendirerek sonuca varmaktaki nihai takdirin yargı makamlarına ait olduğu gözetildiğinde davanın reddine yönelik kabulün dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla; dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.