Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/13076 E. 2022/10652 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/13076
Karar No
2022/10652
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı, davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili; davalının geçirdiği trafik kazası nedeniyle açılan hasar dosyası kapsamında davalı ...'a haricen 103.358,16 TL tazminat ödediklerini, Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1485 esas sayılı dosyası kapsamında davalının bakiye tazminatları için açtığı davada alınan maluliyet raporunda davalının sürekli iş göremezliğinin bulunmadığını, 6 ay geçici işgöremezlik durumunun bulunduğunun tespit edildiğini, davalı ... tarafından daha önce %12 maluliyet raporu sunulduğu için ödemenin buna göre yapılmış olduğunu, maluliyetinin olmadığı tespit edildiğine göre bu paranın kendilerine iade edilmesi gerektiğini, bu nedenlerle mevcut kusur durumu ve kesinleşen maluliyet raporu gereği, fazlaya ilişkin her türlü hak ve alacaklarının saklı kalmak kaydıyla, 103.358,16 TL'nin davalı yana yapılan ödeme tarihinden (28/09/2015) işleyecek ticari faiziyle birlikte davalı yandan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili: davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığını, maluliyet raporu sigorta şirketinin ödemeye dayanak yaptığı %12 oranında müvekkilinin sakat kaldığını gösterir maluliyet raporu olduğunu, davacı ... şirketinin mezkur rapora itiraz etmediğini, ödemeyi buna göre yaptığını artık bu raporun geçersiz olduğundan veya ödemenin yersiz olduğundan bahsedilemeyeceğini, davacı ... şirketinin iddia ettiğinin aksine müvekkilin malul olmadığına ilişkin kesinleşen bir raporun olmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince HMK 150/7. maddesi ve HMK 190, 191. maddeleri dikkate alınarak davanın reddine karar verilmiş,davacı vekili kararı istinaf etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf talebi esastan reddedilmiştir. Dava trafik kazasından kaynaklı olarak davalıya haricen ödenen tazminatın sebebsiz zenginleşmeye nedeni ile tahsili istemine ilişkindir. Sigorta şirketi kaza sonrasında ... tarafından kendilerine haricen yapılan başvuruda %12 oranında maluliyeti bulunduğuna ilişkin sunulan rapor gereğince, zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında 28/09/2015 tarihinde 103.358,16 TL ödeme yapmış, sonrasında ... sigorta şirketi aleyhine bakiye tazminat talebiyle Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1485 esas sayılı dosyasından tazminat davası açmıştır. Yargılama sırasında alınan maluliyet raporunda davalının maluliyetinin bulunmadığı, ancak 6 ay geçici işgöremezliğinin olduğunu tespiti üzerine Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1485 esas sayılı dosyasında HMK 150. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Bu kez davacı ... de ...'a ödenen paranın sebebsiz zenginleşme nedeni ile kendilerine iadesi gerektiğini belirterek eldeki iş bu davayı açmıştır. İlk Derece Mahkemesince HMK'nın 150/7. maddesi hükmü gereği açılmamış sayılan davadaki talep dahi vaki olmamış sayılacağına göre Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1485 esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunun da hiçbir hükmü ve geçerliliğinin bulunmaması, davacı vekilinin kusur raporu alınması talebinin olmaması bu hususta mahkemenin 27/11/2018 tarihli celsesinde imzalı beyanının olduğu ve davacının sigorta poliçesi gereğince sigortalısına yaptığı sürekli ve geçici iş göremezlik tazminat bedeli iadesi talebini ispat edemediği gerekçesi ile dava reddedilmiş, davacı vekili kararı istinaf etmiştir. İstinaf mahkemesi, her ne kadar davalının sebepsiz zenginleşmesine yol açacak bir ödeme yapılıp yapılmadığının belirlenmesi gerekse de; davacı vekili bu hususta yeni bir rapor alınmasını istemediğini imzalı beyanı ile bildirdiğinden, mahkemece davacının iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar vermesinin yerinde olduğu belirtilerek davalı vekilinin istinaf talebini esastan reddetmiştir. Ne var ki varılan sonuç hatalıdır. Eksik inceleme ile karar verilmiştir. Davaya konu kaza 25/10/2012 tarihinde meydana gelmiştir. Davalı ... tarafından kaza sonucu malul kaldığı iddiasıyla tazminat talep edilerek açılan Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1485 esas sayılı davada, kaza sonucu yaralandığına dair tıbbi evraklar dosyaya ibraz edilmiş, o dosyada alınan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Başkanlığı'nın 06/10/2016 tarihli maluliyet raporunda, kazadan kaynaklı olarak sürekli maluliyetinin bulunmadığı, geçici iş göremezliğinin 6 ay olduğu tespiti yapılmıştır. Ancak raporun hangi yönetmelik hükümlerine göre hazırlandığı belirsizdir. Taraflarca dayanılan bir delilin sunulmasına ve buna dair eksikliklerin giderilmesine ilişkin işlemlerin yerine getirilmemesi sadece o delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılması sonucu doğurmakta ise de bu durum diğer deliller açısından da aynı sonucu doğurmayacaktır. Davacı taraf delil olarak 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1485 esas sayılı dosyasına da dayanmış olup,bu dosya içinde davalı ...'un tedavi evrakları da olduğuna göre, artık bu delillerinde 6100 sayılı kanunun ilgili hükümlerine göre değerlendirilmesi, davacının sebebsiz zenginleşme iddiasının araştırılması gerekir. Şu durumda mahkemece dosyanın eldeki delillere göre (içerisinde mevcut eldeki tüm tedavi evrakları ve 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1485 esas sayılı dosyası ile birlikte) ATK 3. İhtisas Kurulu'na ya da üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarına tevdi ile davalı ...'un dava konusu edilen ödemeye dayanak kaza nedeni ile malul kalıp kalmadığının olay tarihinde yürürlükte olan Çalışma ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine uygun şekilde kaza ile illiyet bağı kuracak şekilde rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu gibi eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK 373/1. maddesi gereğince KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının HMK 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 20/09/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/13076, K. 2022/10652, T. 20.09.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-13076-e-2022-10652-k-9c6e2831985f