Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/10449 E. 2023/8498 K. – Rücuen Tazminat

Konu: Rücuen Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/10449
Karar No
2023/8498
Karar Tarihi
Konu
Rücuen Tazminat

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23.Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1306 Esas-2020/1366 Karar HÜKÜM/KARAR : Davanın reddine-Davacının istinaf talebinin reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI :2018/340 Esas-2020/98 Karar

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin sigortalısına ait iş yerinde 07.12.2016 çıkan yangın sonucu oluşan hasar miktarının müvekkili sigorta şirketince karşılandığını, yapılan araştırmada yangına davalıların maliki olduğu binanın kiracısının neden olduğunun tespit edildiğini belirterek 189.442,00-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde; mahkemenin görevsiz olduğunu, müvekkillerinin maliki bulunduğu yangın çıkan binanın dava dışı kişilere kiralandığını, kiracıların tam kusurlu olduğunu, müvekkillerinin sorumluluğunu gerektiren bir durum bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/831 Esas ve 2018/323 Karar sayılı Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleşmiş karar gerekçesinde yangına davalıların kiracısı olan dava dışı şirketlerin kusurları ile sebebiyet verdikleri, bina malikinin kusursuz sorumluluğunu gerektiren veya yine davalı bina maliklerinin sorumluluğunu gerektiren bir durum bulunmadığını, bina maliklerinin kiracılara karşı açtığı davanın kabulüne karar verildiği, kesinleşmiş mahkeme kararındaki bu belirlemenin mahkemeyi bağlayacak bir tespit olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri İstinaf talebinde bulunan davacı vekili istinaf dilekçesinde; davanın öncelikle görev yönünden reddi gerektiğini, dosyada uzman görüşü olmasına rağmen bilirkişi incelemesi yaptırılmadığını; davalıların bina maliki olarak yerleşmiş Yargıtay içtihatları çerçevesinde meydana gelen zarardan sorumlu olduklarını; hükme esas alınan kararın müvekkili şirket için kesin hüküm teşkil etmeyeceğini; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13 üncü maddesi hükmü gereği maddi tazminat talepli davaların tamamen reddinde maktu vekalet ücretine hükmedilebileceğini, davalılar lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek istinaf talebinde bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355/1 inci maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacı ... tarafından İşyeri Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan işyerinde yangın sebebiyle ödenen zararın davalılardan rücuen tazmini talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 1301 inci maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13 üncü maddesi.

3. Değerlendirme: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere zarara neden olan yangının dava dışı şirketin kusurlu eyleminden kaynaklandığı, binadaki bir eksiklikten yangının başlamadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Dava, yangın sebebiyle davacının sigortalısına ödenen tazminatın rücuen sorumlulardan tahsiline ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiş ve kendini vekil ile temsil ettiren davalılar yararına 21.710,94 TL vekâlet ücretine hükmedilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ün 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında: "Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur.” düzenlemesine yer verilmiş olup davanın tümüyle reddine karar verilmiş olduğu ve karar tarihindeki tarife hükümleri dikkate alındığında davalılar lehine nisbi vekâlet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 nci maddesi gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 3. bendinde yer alan "21.710,94 TL " ibaresi çıkartılarak yerine "3.400,00 TL" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA;

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/10449, K. 2023/8498, T. 04.07.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-10449-e-2023-8498-k-3567d2d0b932