Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/10048 E. 2023/2895 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/10048
- Karar No
- 2023/2895
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/10054-2020/1148 MAHKEMESİ : Çarşamba 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/249 Esas, 2020/106 Karar MAHKEMESİ : Çarşamba 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/157 Esas, 2016/170 Karar MAHKEMESİ : Çarşamba 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/58 Esas, 2017/32 Karar HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Esastan Reddine Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; Birleşen her dava bağımsızlığını koruyacağından her bir davaya yönelik temyiz istemi ayrı ayrı değerlendirilecektir. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Buna göre davalı vekilinin asıl davaya (dava değeri ve davalı aleyhine hükmedilen bedel 25.238,10 TL) ve birleşen Çarşamba 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/157 esas sayılı davasına (dava değeri ve davalı aleyhine hükmedilen bedel 28.752,29 TL) yönelik temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 72.070,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin anılan davalar yönünden reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı vekilinin birleşen Çarşamba 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/58 esas sayılı davasına yönelik temyizi bakımından gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Birleşen Çarşamba 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/58 esas sayılı dava dilekçesinde; 20.05.2012 tarihinde meydana gelen trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan ve vefat eden ... isimli şahsın mirasçılarına 03.03.2015 tarihinde ödenen 34.436,81 TL tazminatın ve aynı kazada araçta yolcu olarak bulunan ve kaza sonucu %26 oranında malul kalan ... isimli kişiye 03.02.2015 tarihinde ödenen 74.412,06 TL tazminatın davalıya ait araç sürücüsünün 178,6 mg/dn alkollü olması ve kazada istiap haddinin aşılmış olması nedeni ile bu durumun teminat dışında kaldığını belirterek, ödenen her iki meblağın rücuen tahsiline yönelik Samsun 3. İcra Müdürlüğü'nün 2015/3832 E sayılı dosyasına vaki itirazın iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; aracın müvekkilinin haberi ve bilgisi olmadan, müvekkilden habersiz olarak anahtarı zorla alınarak kullanıldığını, kaza nedeni ile müvekkilinin sorumluluğunun kusur sorumluluğu olup kazanın oluşumunda müvekkile atfedilecek bir kusurun bulunmadığını, ...'un araçta hatır için taşındığını belirterek, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''Araç sürücüsü ...'ın sınır değerinin çok üzerinde güvenli araç sürme yeteneğini kaybedecek derecede alkollü olduğu, olayın münhasıran alkolün etkisi ile meydana geldiği, kazada vefat eden ...'in sürücü ...'ın kızı, maluliyete duçar olan ...'in ise karısı olduğu, sürücünün de kazadan sonra vefat ettiği, vefat eden şahısların varislerine ve malul kalan ...'e ödenen tazminatların poliçe teminat kapsamında olmadığı, davacı-sigorta şirketinin ödediği ve dava konusu takip dosyalarına konu meblağları poliçe şartlarının ihlal edilmiş olması nedeni ile rücuen tahsilini talep edebileceği bu nedenle esas dosya ve birleşen dosyalarına konu icra takiplerine vaki itirazların yerinde olmadığı, davalıların asıl alacaklarına ilişkin bu nedenle asıl alacağa vaki itirazların iptaline; takiplere konu tazminatların hesaplanmasının teknik bilgi ve uzmanlık gerektirdiği, likit olmadığı anlaşılmakla icra inkar tazminatı taleplerinin reddi gerektiği'' gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, davalı-borçlunun Çarşamba İcra Müdürlüğünün 2015/1 Esas sayılı dosyasına konu 25.238,10 TL asıl alacağa vaki itirazın iptaline, takibin bu miktar üzerinden işleyecek yasal faizi ile devamına, davanın asıl alacak üzerinden açıldığı anlaşılmakla, takip tarihinden önceki döneme ilişkin faiz taleplerinin reddine, icra İnkar tazminatı talebinin reddine, birleşen Çarşamba 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/157 Esas sayılı dosyaya konu davanın kabulüne, davalı-borçlunun Samsun 3.İcra Müdürlüğünün 2015/3832 Esas sayılı dosyasına konu 108.848,87 TL asıl alacağa vaki itirazının iptaline, takibin bu miktar üzerinden işleyecek yasal faizi ile devamına, davanın asıl alacak üzerinden açıldığı anlaşılmakla, takip tarihinden önceki döneme ilişkin faiz taleplerinin reddine, icra inkar tazminatı talebinin reddine, birleşen Çarşamba 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/58 Esas sayılı dosyaya konu davanın kabulüne, davalı-borçlunun Samsun 9. İcra Müdürlüğünün 2016/11559 Esas sayılı dosyasına konu 28.752,29 TL asıl alacağa vaki itirazının iptaline, takibin bu miktar üzerinden işleyecek yasal faizi ile devamına, davanın asıl alacak üzerinden açıldığı anlaşılmakla, takip tarihinden önceki döneme ilişkin faiz taleplerinin reddine, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporunda kazanın başka unsurların da etkisi altında meydana gelip gelmediğinin belirlenmediğini, bu konularda raporda bir somut cevap bulunmadığını, trafik kazası tespit tutanağında havanın yağışlı olması ve zeminin kaygan olması neticesinde direksiyon hakimiyetinin kaybı nedeniyle kazanın oluştuğunun belirlendiğini, araçta 7 kişi bulunduğunu, su birikintisinin olmaması halinde kazanın meydana gelmeyeceğini, deliller toplanmadan karar verildiğini belirterek, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''...mahkemece aldırılan 3 kişilik bilirkişi raporunda kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana geldiğinin belirlenmesi karşısında mahkemece verilen kararın dosyada mevcut deliller kapsamında usul ve yasaya uygun olduğu'' gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, olay tarihinde davacı nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortası (...) poliçesi ile sigortalı bulunan, davalının maliki olduğu aracın karıştığı kazada vefat edenlerin mirasçılarına ve yaralanan 3. kişiye davacı ... şirketi tarafından ödenen tazminatın davalıdan rücuen tahsili istemine dayalı yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362, 366, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddeleri, Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 inci maddesi, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu 67 inci maddesi, Karayolu Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Temyize konu birleşen Çarşamba 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/58 esas sayılı davasında davacı ... şirketi kazada yaralanan Gülten Alp'ın yaralanarak malul kalması nedeniyle yaptığı ödemenin rücuen tahsilini istemekte olup, davacı ... şirketi dava dışı Gülten Alp'e %26 maluliyet oranı üzerinden ödeme yapmıştır. Dosya kapsamında bulunan Ondokuz Mayıs Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi raporuna göre davacının maluliyetinin %27 olduğu belirlenmiş ancak raporun hangi yönetmelik hükümlerine göre hazırlandığı belirsiz olup hüküm kurmaya elverişli değildir. Eksik inceleme ile karar verilemez. Kaza tarihi 20.05.2012 itibari ile Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği yürürlükte olup, hükme esas alınan maluliyet raporu yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm kurmaya elverişli değildir. Bu durumda mahkemece, kazada zarar gören Gülten Alp'in tüm tedavi evraklarının dosyaya teminin sağlanarak ve gerekirse (TTK 1481/3 hükümleri işletilmek suretiyle) muayenesi de yapılmak suretiyle, davacı için Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği’nde öngörülen kriterlere göre usulüne uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olacak şekilde, maluliyet oranının belirlenmesi için (temyiz eden davalı lehine usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle)yeni bir rapor alınması, maluliyet oranının değişmesi halinde aktüerya bilirkişisinden yeni duruma göre tazminatın tespiti yönünden rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde yetersiz sağlık kurulu raporuna itibar edilerek hüküm kurulması doğru olmadığından Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin asıl davaya ve birleşen Çarşamba 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/157 esas sayılı davasına yönelik temyiz isteminin miktar itibariyle kesin olması nedeniyle REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 3. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin birleşen Çarşamba 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/58 esas sayılı davasına yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.