Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/10043 E. 2023/2607 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/10043
- Karar No
- 2023/2607
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/2184 E - 2020/3497 K HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi - Davacının istinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/1421- 2018/123 Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket adına tescilli aracın 09.05.2014 tarihinde ...’ın bir arkadaşı ile alkol alacağı yemeğe giderken eskiden şoförlüğünü yapan ... 'ı da araç kullanması için yanında götürdüğünü, yemek sonrasında otomobili ... ’ın kullandığını ve alkolsüz olduğunu, eve dönerken saat 00:30 sularında kazaya karıştıklarını, kaza sırasında motosiklet sürücüsü ... 'in hayatını kaybettiğini, ... ’ın yaralı olduğunu düşündüğü ... 'in başından kaskını çıkararak ilk yardımı yaptıktan sonra çevredeki kalabalığın saldırmasından korktuğu için kimliğini polise teslim etmesinden sonra kaza mahallinden ayrıldıklarını, ertesi günü karakola giderek ifade ve kan örneği verdiklerini, sigorta şirketinin sürücünün alkollü olduğu için kaza mahallini terk ettiği gerekçesi ile tazminat ödememesinin haklı olmadığını, otomobilin pert durumunda olduğunu kaza öncesindeki rayiç değerinin 239.944,00 TL, kaza sonrasında hasarlı aracın sovtaj değerinin 115.556,00 TL ve hasar tutarının 124.388,00 TL olduğunu, davalı ... şirketinden 08.07.2014 tarihinde tazminat talep edildiğini ancak ödenmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 124.388,00 TL tazminatın davalı ... şirketine başvuru tarihi 08.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; araç üzerinde Albaraka Türk Katılım Bankası A.Ş lehine rehin hakkı bulunduğunu, dava hakkının dain-i mürtehin bankada olup davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, esasa ilişkin olarak da; olay sırasında kazaya karışan 3. aracın ... tarafından kullanıldığını, bu şahsın alkollü araç kullanmaktan 3 defa ceza almış olduğunu, kazanın meydana geldiği akşam ... ile ... ’ın Afrodit Restoranda birlikte alkol aldıklarını, restoran çıkışı otomobili ... ’ın kullandığını, yolda bira aldıkları ve içmeye devam ettiklerini, alkol etkisi altında kaza yaptıklarını, alkollü oldukları için kaza mahallini terk ettiklerini, telefonlarını da kapattıklarını, polislerin bütün gece aramalarına rağmen ... ve ... ile ilişki kuramadığı ve bulamadığını, kazadan 21 saat sonra alkol testi için kan örneği verdiklerini, kaza tespit tutanağında sürücünün kaçtığının belirtildiğini, Kasko Poliçesi Genel Şartları A.5.10 maddede kaza yerinden ayrılma halinin sigorta teminatı dışında sebep olarak belirtildiğini, olay sonrasında olay mahalline trafik ve asayiş şubesinde görevli resmi üniformalı polisler gelmesine rağmen “şahısların ifadelerinde dövülecekleri korkusuyla kaçtıklarını ileri sürmelerinin” gerek olay saati, gerekse müteveffanın yakınlarının olay yerinde bulunmamaları dikkate alındığında kaçmalarını gerektirecek bir durumun olmadığını, kasden doğru bildirim ve ihbar yükümlülüğüne ve iyiniyet kurallarına aykırı davranıldığını, ödeme yükümlülüklerinin TTK'nun 1449 uncu maddesi gereğince kalktığını, ispat mükellefiyetinin yer değiştirdiğini, tazminat miktarının fahiş olduğunu, vekil edeni şirket nezdinde aracın hurda değeri tespit çalışmaları yapılmakta olup buna ilişkin eksper raporunun bilahare sunulacağını, tazminat ödeme borcunun eksper raporunun sigortacıya sunulmasından itibaren 10 iş günü, her halükarda hasar ihbarından itibaren 45 gün sonrası olduğunu, davacı yanın 08.07.2014 başvuru tarihinden itibaren faiz talebinin haksız olduğunu belirterek, öncelikle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, İstanbul 15.Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/237 Esas sayılı ceza davası neticesinin beklenilmesine ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile; "...olayda 01.04.2013 tarihinden sonra düzenlenen poliçe yeni genel şartlara tabi olup sürücünün haklı sebep olmaksızın olay mahallinden ayrılması hali başlı başına teminat dışı hal olduğundan ,öncelikle genel şartların A.5.10 maddesi düzenlemesi gereğince sigortalı davacının sürücüsünün kimliği hususunu ve haklı gerekçe ile sürücünün olay yerini terk ettiğini ve alkolsüz olduğunu ispat mükellefiyetinde olduğu, ancak dosya kapsamına ve mevcut delillere göre, davacı yanın bu hususu ispatlayamadığı, davacı sürücüsünün zorunlu hal olmadığı halde, kimliğinin ve alkollü olduğunun tespitini engellemek amacıyla kaza yerinden ayrıldığının açıkça anlaşıldığı"gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde;sürücü ... 'ın müvekkili şirket sahibinin alkol alacağı için aracı kullanması için yanına aldığı şahıs olduğunu, bunun için çağrılan şahsın alkol almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kaza sırasında motosiklet sürücüsü ... ’in hayatını kaybettiğini, ... ’ın yaralı olduğunu düşündüğü, ... 'in başından kaskını çıkararak ilk yardımı yaptıktan sonra çevredeki kalabalığın saldırmasından korktuğu için kimliğini polise teslim etmesinden sonra kaza mahallinden ayrıldıklarını, ertesi günü karakola giderek ifade ve kan örneği verdiklerini, sürücü ... 'ın ceza mahkemesinde kaza anında alkollü olduğuna dair yeterli delil olmadığı yönünde hüküm kurulduğunu, sigorta şirketinin sürücünün alkollü olduğu için kaza mahallini terk ettiği gerekçesi ile tazminat ödememesinin haklı olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...09.05.2014 tarihinde olaydan hemen sonra tutulan kaza tespit tutanağında ... plakalı aracın sürücüsünün tespit edilemediği, şahsın olay yerinden yaya olarak kaçtığı, araç içinde açık bira kutuları mevcut olduğu, kazanın oluş şekline göre ... plakalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunun belirtildiği, davacı sürücüsünün poliçe genel şartları A.5.10 maddesi kapsamında olay mahallini haklı gerekçe ile terk ettiği hususunu ispatlayamadığı anlaşılmakla ,dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, cevap dilekçesi ve istinaf dilekçesini tekrarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait aracın karıştığı trafik kazasında meydana gelen hasar bedelinin tahsili talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1401 vd. maddeleri, Kasko Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, Kasko Sigortası Genel Şartları A.5.10 maddesi kapsamında olay mahallinin haklı gerekçe ile terk edildiği hususunun ispatlanamamış olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeple, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir suretinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.